Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP’den İstifa Etti!
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP’den İstifa Etti!
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.
Keçiören Belediye Başkanı Özarslan, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Belediye Başkanlığı'na seçildiğini hatırlatarak, "Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkartarak tüm Keçiören'e şeffaf ve eşit hizmet etmeye başladım. Bu kapsamda parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı aşındırarak Keçiören’imize hizmet getirmeye gayret gösterdim. Son zamanlarda Keçiören’imizin belli başlı büyük yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacı ile yapmış olduğum ziyaretlerin artmış olması ve bu ziyaretlerimin şeffaf bir şekilde sosyal medyadan halkımıza duyurmam sonrasında CHP içerisinde bazı klik ve odaklar tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim milli ve manevi değerlere mesafeli olanlar ile bu değerleri parti içi hesaplaşmalarında araçsallaştırmak isteyenler, gerçek dışı spekülasyonlarla kamuoyunu yanıltma ve şahsımı parti içinde itibarsızlaştırma çabasına girişmiştir. Ancak; şahsımla ilgili iftiralar, spekülasyonlar 'Halka hizmet hakka hizmettir' anlayışı ile tarafımca umursanmamış ve 6 Ocak 2026 tarihinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören'imizin sorunlarının çözümü amacıyla görüşme gerçekleştirilmiştir" dedi.
'HAKARET VE TEHDİT MESAJLARI GELDİ'
Bu ziyaret sonrasında CHP içerisindeki bazı kliklerin; bu dedikodu ve algıların dozunu artırdığını kaydeden Özarslan, "Ancak bir Belediye Başkanının; özellikle deprem bölgesinde yürütmüş olduğu etkin ve hızlı hizmetleri ile halkımızın gönlünde taht kuran Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanını ziyaret etmesi ve ilçesine hizmet etmek için ziyarette bulunmasının altında başka bir gaye aranması tarafımca anlaşılamamıştır. Ayrıca Sayın Bakan ile ilişkimiz, okul ve mesai arkadaşlığına dayanan, yıllara sari bir dostluk olmasına rağmen; bu ziyaret sonrasında bu kliklerin sayısı ve şahsıma yönelik baskısı artmıştır. Baskı, dedikodu ve iftiralara karşı sessizliğimi korumama ve hizmetlerime devam etmeme rağmen 7 Şubat 2025 tarihinde saat 23.59'da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik Whatsapp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir. Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında; Cumhuriyet Halk Partili seçmene olan saygım ve sevgim baki kalmak kaydı ile artık Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hizmet etmem söz konusu dahi olamaz. Benim tek önceliğim Keçiören'e hizmet olmasına rağmen mesajlarda yer alan üslubun ve anlayışın hakim olduğu bir zeminde, enerjimi ve mesaimi ilçemin sorunlarına odaklayarak sağlıklı bir şekilde görev yapmamın mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunuyorum" ifadelerini kullandı.
'TEPKİLERİNİ GÖSTERMEYE DAVET EDİYORUM'
Özarslan, açıklamasının devamında şunları kaydetti:
"Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır. Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Her şeye rağmen birlikte yol yürüdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, Ankaralı diğer belediye başkanı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin parti içi gerilimlere ve kırıcı üsluba kurban edilmemesi gerektiğine inanıyor; bu üsluba sahip bir yönetimin olduğu yerde siyaset yapma zemininin herkes tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorum. Ayrıca belirtmek isterim ki; beraber yol yürüdüğüm başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere Ankaralı diğer Belediye Başkanlarına teşekkür etmem sebebi ile CHP içerisinde yer alan ve bu sürecin buraya gelmesine sebep olan kliklerin 'teşekkür' etmemi de başka yerlere çekeceğini de düşünerek belediye başkanı arkadaşlarımdan helallik istiyorum. Ancak; kardeşleri, dostları ve mesai arkadaşları olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum; biz 'Allah yolunda, millete hizmet gayesi ile vatanın birliğini bütünlüğünü koruyarak' yol yürümek için kader birliği yapmıştık. Ancak; geldiğimiz noktada; maalesef ki CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur. Yola çıktığım ve birlikte yol yürüdüğüm arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; 'Dava insanlık davasıdır'; kuruluş kodlarından uzaklaşmış, gayri ahlaki bir şekilde idare edilen bu yapıdan kendilerini kurtarmaya, şahsıma yapılan ahlaksızlığın içerisinde yer almamaya ve tepkilerini göstermeye davet ediyorum. Bugün şahsıma ve aileme yapılanlar; unutulmasın ki tepki gösterilmez ise bir gün kendilerine de yapılacaktır. Keçiörenli hemşerilerimin emanetini layıkıyla taşımaya ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçemiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğim."
CHP’DEN İSTİFA EDEN BELEDİYE BAŞKANINA, MANSUR YAVAŞ’TAN TEPKİ
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konuya ilişkin sanal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir. Hemşerilerimiz sandıkta açık, net ve tartışmasız bir tercih ortaya koymuş; Keçiören’in yönetimini Cumhuriyet Halk Partisi’ne emanet etmiştir ve bunu da özgür iradesiyle vermiştir. Eğer Keçiören halkı bu ilçenin AK Parti tarafından yönetilmesini isteseydi, bunu sandıkta zaten açıkça ve tereddütsüz şekilde ifade ederdi. Sandık, milletin sözüdür; o sözün üstünde hiçbir gerekçe, hiçbir hesap olamaz. Unutulmamalıdır ki; yetki milletindir. Sandıkta alınan yetki, kişilere ya da kurumlara değil, doğrudan seçmene aittir. Bu yetki bir emanettir; keyfi biçimde devredilemez, el değiştiremez, gasp edilemez” dedi.
‘AÇIK BİR SAYGISIZLIKTIR’
Yavaş açıklamanın devamında şu ifadeler kullandı:
“Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin politikalarıyla ilgili tek bir şikâyeti dahi olmadığı gibi, konu her gündeme geldiğinde hakkında yaklaşık bir aydır ortaya atılan ‘AK Parti’ye geçeceği’ yönündeki iddiaları da herkesin huzurunda kesin bir dille yalanlamıştır. Binlerce partili, binlerce gönüllü; hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden, inançla ve fedakârlıkla kendisinin seçilmesi için emek vermiştir. Ortaya konan bu karar, yalnızca bir siyasi tercih değil; o emeğe, o inanca ve o alın terine yapılmış açık bir saygısızlıktır. Siyaset geçicidir; makamlar gelir geçer. Ama bazı kararlar vardır ki, hafızalara kazınır. Çünkü millet, kendisine yapılanı da kendisini yok sayanı da günü geldiğinde mutlaka hatırlar.” (DHA)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

