Türk360 Haber

Mobbing Araştırmasında Çarpıcı Sonuçlar: %76 Maruz Kalıyor, Yarısı 'Sessiz' Kalıyor!

GÜNDEM (TR360) - TÜRK360TR | 07.02.2026 - 04:47 865 kez okundu.
 

Mobbing Araştırmasında Çarpıcı Sonuçlar: %76 Maruz Kalıyor, Yarısı 'Sessiz' Kalıyor!

Mobbing ile Mücadele Derneği’nin 1.793 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği “Türkiye Mobbing Farkındalığı Anketi” sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 76,4’ü mobbinge maruz kaldığını beyan ederken, mağdurların yüzde 48’i hiçbir girişimde bulunmadan "sessiz" kalmayı tercih ediyor.
Mobbing ile Mücadele Derneği, Türkiye genelinde farkındalık düzeyi, maruziyet biçimleri ve başvuru davranışlarını görünür kılmak amacıyla gerçekleştirdiği “Türkiye Mobbing Farkındalığı Anketi”nin sonuçlarını paylaştı. Çalışmaya 1.793 kişi katılırken, raporda verinin öz-beyana dayandığı ve örneklemde kamu çalışanlarının ağırlığı nedeniyle genelleme yapılırken temkinli olunması gerektiği notu da yer aldı.  Ankete göre katılımcıların %98,2’si “mobbing” kavramını daha önce duyduğunu belirtti. Buna paralel olarak, mobbingin işyerlerinde “çok/oldukça yaygın” olduğunu düşünenlerin oranı %82,2 seviyesinde gerçekleşti.  Öne çıkan gösterge setlerinden biri, maruziyet beyanı oldu: Yanıtların normalize edilmiş dağılımına göre katılımcıların %76,4’ü iş yaşamında mobbinge maruz kaldığını ifade etti. Cinsiyet kırılımında bu oran kadınlarda %82,0, erkeklerde %69,2 olarak raporlandı.  Maruz kalınan mobbing türlerinde “iş yükü ile baskı” (%57,7) ilk sırada yer alırken, “kariyer engelleme” (%37,4) ikinci sıraya yerleşti. Bu dağılım, mobbingin yalnızca iletişim dili üzerinden değil, aynı zamanda iş tasarımı ve performans/terfi süreçleri üzerinden de üretilebildiğine işaret eden bir risk fotoğrafı sunuyor.  Raporun en kritik alarm başlıklarından biri ise başvuru davranışı: Mobbinge maruz kaldığını belirtenler içinde “hiçbir şey yapmadım” diyenlerin oranı %48,0 ile ilk sırada. Kamu kurumlarında bu oran %51,9 olarak ölçüldü. Aynı tabloda “işyerimde yöneticime başvurdum” diyenler %29,6, “hukuki yollara başvurdum” diyenler %10,1 seviyesinde kaldı.  Katılımcıların %78,9’u, devlet kurumları ve sivil toplumun mobbingle mücadelede yeterli olmadığını düşündüğünü belirtti. Bu bulgu, “farkındalık” katmanının tek başına yeterli olmadığını; güven veren, erişilebilir ve standartlaştırılmış şikâyet/inceleme mekanizmaları ile mağdur odaklı destek süreçlerinin ölçeklenmesi gerektiğini gösteriyor.  Mevzuat ve uygulama bilinirliği tarafında da belirgin bir iletişim ve eğitim açığı dikkat çekiyor. Katılımcıların %56,9’u 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesinden haberdar olmadığını belirtirken; “mobbing temel eğitimi aldım” diyenler sadece %9,3 seviyesinde kaldı. “Eğitim almak isterim” yanıtı ise %22,7 olarak raporlandı.  Uluslararası çerçeveye ilişkin farkındalıkta da benzer bir tablo var: Katılımcıların %70,6’sı İLO’nun C190 sözleşmesinden haberdar olmadığını ifade etti. Buna karşın, sözleşme onaylanırsa kurumların atması beklenen adımlar arasında “kurum içi etik/şikâyet birimleri kurmak” ve “üst yönetime hesap verebilirlik getirmek” gibi yönetişim odaklı başlıklar öne çıkıyor.  Dernek raporda; ulusal düzeyde standart operasyon prosedürü (SOP) ve model politika seti, kurumsal şikâyet mekanizması standardı, psikososyal risk yönetimi entegrasyonu ve eğitim mimarisinin zorunlu/modüler kurgulanması gibi önerileri “uygulama birliği” hedefiyle gündeme taşıyor. Mobbing ile Mücadele Derneği Başkanı İlhan İşman, anket sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Maruziyet beyanının %76,4’e yükselmesi ve buna rağmen katılımcıların %48’inin ‘hiçbir şey yapmadım’ demesi, sahada farkındalık kadar güvenilir ve erişilebilir başvuru ve inceleme altyapısında da kapasite açığı olduğunu gösteriyor. Bu tabloyu sürdürülebilir biçimde tersine çevirmek için kurumlarda standartlaştırılmış şikâyet–inceleme prosedürlerinin, yani bu sürecin kim tarafından, hangi adımlarla, hangi sürelerde ve hangi dokümanlarla yürütüleceğinin yazılı ve tekrarlanabilir şekilde tanımlanması gerekiyor. Bu raporu tüm kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sendika ve konfederasyonlar, meslek birlikleri ile paylaşacağız web sayfamızda da yer vereceğiz. Mobbing ile Mücadele ülkemiz için çözülmesi gereken önemli bir sorundur. Müstakil bir mobbing ile mücadele kanununa bu ülkenin ihtiyacı var. Eğitim mimarisi ile psikososyal risk yönetimi entegrasyonunun gecikmeksizin devreye alınması gerekiyor. Dernek olarak aynı azim, inanç ve kararlılıkla mobbing ile mücadele etmeye, farkındalık ve bilinci geliştirmeye devam edeceğiz. Bu vesile ile 9-15 Şubat Mobbing ile Mücadele Haftasının ülkemiz çalışma hayatına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum”    (KUTU BİLGİ:) RAKAMLARLA ANKET Katılımcı sayısı: 1.793  “Mobbing”i duyanlar: %98,2  “İşyerinde yaygın” diyenler: %82,2  Maruziyet beyanı: %76,4  “Hiçbir şey yapmadım”: %48,0  “Mücadele yeterli değil” algısı: %78,9  Cumhurbaşkanlığı Genelgesini duymayanlar: %56,9  Mobbing Temel eğitimi alanlar: %9,3  Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesini (C190) duymayanlar: %70,6 
Mobbing ile Mücadele Derneği’nin 1.793 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği “Türkiye Mobbing Farkındalığı Anketi” sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 76,4’ü mobbinge maruz kaldığını beyan ederken, mağdurların yüzde 48’i hiçbir girişimde bulunmadan "sessiz" kalmayı tercih ediyor.

Mobbing ile Mücadele Derneği, Türkiye genelinde farkındalık düzeyi, maruziyet biçimleri ve başvuru davranışlarını görünür kılmak amacıyla gerçekleştirdiği “Türkiye Mobbing Farkındalığı Anketi”nin sonuçlarını paylaştı. Çalışmaya 1.793 kişi katılırken, raporda verinin öz-beyana dayandığı ve örneklemde kamu çalışanlarının ağırlığı nedeniyle genelleme yapılırken temkinli olunması gerektiği notu da yer aldı. 

Ankete göre katılımcıların %98,2’si “mobbing” kavramını daha önce duyduğunu belirtti. Buna paralel olarak, mobbingin işyerlerinde “çok/oldukça yaygın” olduğunu düşünenlerin oranı %82,2 seviyesinde gerçekleşti. 

Öne çıkan gösterge setlerinden biri, maruziyet beyanı oldu: Yanıtların normalize edilmiş dağılımına göre katılımcıların %76,4’ü iş yaşamında mobbinge maruz kaldığını ifade etti. Cinsiyet kırılımında bu oran kadınlarda %82,0, erkeklerde %69,2 olarak raporlandı. 

Maruz kalınan mobbing türlerinde “iş yükü ile baskı” (%57,7) ilk sırada yer alırken, “kariyer engelleme” (%37,4) ikinci sıraya yerleşti. Bu dağılım, mobbingin yalnızca iletişim dili üzerinden değil, aynı zamanda iş tasarımı ve performans/terfi süreçleri üzerinden de üretilebildiğine işaret eden bir risk fotoğrafı sunuyor. 

Raporun en kritik alarm başlıklarından biri ise başvuru davranışı: Mobbinge maruz kaldığını belirtenler içinde “hiçbir şey yapmadım” diyenlerin oranı %48,0 ile ilk sırada. Kamu kurumlarında bu oran %51,9 olarak ölçüldü. Aynı tabloda “işyerimde yöneticime başvurdum” diyenler %29,6, “hukuki yollara başvurdum” diyenler %10,1 seviyesinde kaldı. 

Katılımcıların %78,9’u, devlet kurumları ve sivil toplumun mobbingle mücadelede yeterli olmadığını düşündüğünü belirtti. Bu bulgu, “farkındalık” katmanının tek başına yeterli olmadığını; güven veren, erişilebilir ve standartlaştırılmış şikâyet/inceleme mekanizmaları ile mağdur odaklı destek süreçlerinin ölçeklenmesi gerektiğini gösteriyor. 

Mevzuat ve uygulama bilinirliği tarafında da belirgin bir iletişim ve eğitim açığı dikkat çekiyor. Katılımcıların %56,9’u 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesinden haberdar olmadığını belirtirken; “ mobbing temel eğitimi aldım” diyenler sadece %9,3 seviyesinde kaldı. “Eğitim almak isterim” yanıtı ise %22,7 olarak raporlandı. 

Uluslararası çerçeveye ilişkin farkındalıkta da benzer bir tablo var: Katılımcıların %70,6’sı İLO’nun C190 sözleşmesinden haberdar olmadığını ifade etti. Buna karşın, sözleşme onaylanırsa kurumların atması beklenen adımlar arasında “kurum içi etik/şikâyet birimleri kurmak” ve “üst yönetime hesap verebilirlik getirmek” gibi yönetişim odaklı başlıklar öne çıkıyor. 

Dernek raporda; ulusal düzeyde standart operasyon prosedürü (SOP) ve model politika seti, kurumsal şikâyet mekanizması standardı, psikososyal risk yönetimi entegrasyonu ve eğitim mimarisinin zorunlu/modüler kurgulanması gibi önerileri “uygulama birliği” hedefiyle gündeme taşıyor. Mobbing ile Mücadele Derneği Başkanı İlhan İşman, anket sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Maruziyet beyanının %76,4’e yükselmesi ve buna rağmen katılımcıların %48’inin ‘hiçbir şey yapmadım’ demesi, sahada farkındalık kadar güvenilir ve erişilebilir başvuru ve inceleme altyapısında da kapasite açığı olduğunu gösteriyor. Bu tabloyu sürdürülebilir biçimde tersine çevirmek için kurumlarda standartlaştırılmış şikâyet–inceleme prosedürlerinin, yani bu sürecin kim tarafından, hangi adımlarla, hangi sürelerde ve hangi dokümanlarla yürütüleceğinin yazılı ve tekrarlanabilir şekilde tanımlanması gerekiyor. Bu raporu tüm kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sendika ve konfederasyonlar, meslek birlikleri ile paylaşacağız web sayfamızda da yer vereceğiz. Mobbing ile Mücadele ülkemiz için çözülmesi gereken önemli bir sorundur. Müstakil bir mobbing ile mücadele kanununa bu ülkenin ihtiyacı var. Eğitim mimarisi ile psikososyal risk yönetimi entegrasyonunun gecikmeksizin devreye alınması gerekiyor. Dernek olarak aynı azim, inanç ve kararlılıkla mobbing ile mücadele etmeye, farkındalık ve bilinci geliştirmeye devam edeceğiz. Bu vesile ile 9-15 Şubat Mobbing ile Mücadele Haftasının ülkemiz çalışma hayatına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” 

 

(KUTU BİLGİ:) RAKAMLARLA ANKET

Katılımcı sayısı: 1.793 

“Mobbing”i duyanlar: %98,2 

“İşyerinde yaygın” diyenler: %82,2 

Maruziyet beyanı: %76,4 

“Hiçbir şey yapmadım”: %48,0 

“Mücadele yeterli değil” algısı: %78,9 

Cumhurbaşkanlığı Genelgesini duymayanlar: %56,9 

Mobbing Temel eğitimi alanlar: %9,3 

Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesini (C190) duymayanlar: %70,6 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.