Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Şimşek: Avrupa’nın en obez toplumuyuz

SAĞLIK (RHA) - Redakte Haber Ajansı | 16.05.2026 - 12:55, Güncelleme: 16.05.2026 - 12:55 111 kez okundu.
 

Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Şimşek: Avrupa’nın en obez toplumuyuz

(RHA)- Kayseri Şehir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasin Şimşek, 16 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Maalesef ülkemiz obezite konusunda kötü durumda. Şu anda Avrupa’nın en obez toplumuyuz. Toplumun ortalama yüzde 35-40’ında obezite görülüyor” dedi.
Kayseri Şehir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasin Şimşek, 16 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Obeziteyle ilgili bilgi veren Şimşek, “Obezite, vücudumuzdaki yağ oranının artmasıdır. Obezite aslında sadece yağ oranının artmasından kaynaklanan kozmetik bir görüntü problemi değildir. Obezite; şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi kronik bir hastalıktır. Artık tüm dünyada obezite kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Çünkü obezite birçok soruna yol açar. Sadece kozmetik ya da görüntü problemi değildir. Maalesef ülkemiz obezite konusunda kötü durumda. Şu anda Avrupa’nın en obez toplumuyuz. Toplumun ortalama yüzde 35-40’ında obezite görülüyor. Obezite tüm dünyada bir pandemi ama özellikle ülkemizde çok yaygın bir problem. Giderek de artıyor. Maalesef obezitenin önüne geçemiyoruz. Her geçen yıl obezite daha fazla artıyor” diye konuştu. “OBEZİTE BİRÇOK HASTALIĞA NEDEN OLABİLİR” Obezitenin birçok hastalığa neden olduğunu belirten Şimşek, “Metabolik hastalıkların yanı sıra hipertansiyon, şeker hastalığı, karaciğer yağlanması ve karaciğer yağlanmasına bağlı siroz gibi birçok hastalığa, hatta kansere neden olabilir. Obezite, yatan hastalarda tedaviyi zorlaştıran ve hastanın uyumunu olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Toplumsal olarak hem sağlık giderlerini artıran hem de insanların hastalıklara yakalanma riskini yükselten büyük bir problemdir. Obeziteye multidisipliner yaklaşılması gereken bir hastalık olarak bakıyoruz. Az önce saydığım hastalıkların bir kısmı bizi, bir kısmı gastroenterolojiyi, kardiyolojiyi ilgilendiriyor. Yani herkesin obeziteyle ilgili mutlaka bir ilgisi oluyor. Biz de obezite merkezinde hastaları multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirmek amacıyla, başhekimimizin inisiyatifiyle böyle bir merkez kurduk. Burada bir psikoloğumuz var. Çünkü obezitenin psikolojik tarafı da bulunuyor. Birçok insan psikolojik nedenlerle yemek yemeye yöneliyor. Yemek yemek bazı insanları rahatlatıyor ve bu rahatlama duygusu yemek yemenin sürekli hale gelmesine, dolayısıyla obezitenin artmasına neden oluyor. Bu nedenle merkezimizde psikoloğumuz, fizyoterapistimiz ve diyetisyenimiz bulunuyor” ifadelerini kullandı. “OBEZİTE CİDDİ BİR SORUN” Sözlerini sürdüren Şimşek, şöyle konuştu: “Hastalara sadece ‘şöyle egzersiz yapın’ demek yerine, hastaya uygun egzersiz programı hazırlanması gerekiyor. Spor hekimimiz de hastalara uygun egzersiz programları hazırlıyor. Ayrıca her hastanın beslenme alışkanlığı farklı olduğu için kişiye özel diyet programları uygulanıyor. Diyabet eğitim hemşiremiz de yeni nesil tedaviler hakkında hastaları bilgilendiriyor. Gerekli gördüğümüz durumlarda hastaları ilgili bölümlere yönlendiriyoruz. Örneğin kardiyolojik problemi olan hastaları kardiyoloji bölümüne gönderiyoruz. Yani bütün obezite hastalarını multidisipliner şekilde değerlendirmek amacıyla açılmış bir merkezden bahsediyoruz. Çünkü obezitenin önüne geçebilmek için bu tür merkezlere ihtiyaç var. Obezite sadece tek bir hekim ya da tek bir poliklinikle çözülebilecek bir durum değil. Çünkü ciddi bir sorun.” “KARBONHİDRAT TÜKETİMİMİZ ÇOK FAZLA” Türkiye’nin Avrupa’daki en obez ülke olmasının nedenlerine değinen Şimşek, ““Benim klinik tecrübelerime göre en büyük nedenlerden biri yeme alışkanlıklarımızın iyi olmaması. Toplum olarak yemeği çok seviyoruz. Karbonhidrat tüketimimiz çok fazla. Yağlı yemekleri de çok seviyoruz. Bu biraz kültürel bir durum. Ayrıca spor yapmıyoruz. Maalesef sporun hayatımızda yeterince yeri yok. Avrupa’ya gittiğimizde görüyoruz; orada spor hayatın bir parçası haline gelmiş durumda. Sporsuz bir yaşam onlarda yok. Bizde ise genellikle işten eve gelip televizyon karşısında hareketsiz bir yaşam tercih ediliyor. Yeni nesilde de internet nedeniyle hareketsizlik arttı. Çocuklar evde oyun oynuyor ve herhangi bir spor dalına yeterince ilgi göstermiyor. Bu nedenle obez çocukları da çok fazla görmeye başladık” dedi. “ÇOCUKLARIN HAYATINDA SPORUN YERİ OLMASI LAZIM” Obeziteyle ilgili uyarılarda bulunan Şimşek, “Obezitenin önlenmesi gerekiyor. Hastalık oluştuktan sonra gerekli tedaviler uygulanıyor ama önemli olan oluşmasını engellemek. Bunun için beslenme eğitiminin ilkokul hatta anaokulu döneminden itibaren verilmesi gerekiyor. Dengeli ve düzenli beslenmenin ne olduğu çocuklara öğretilmeli. Rafine gıdalar çok fazla tüketilmemeli, daha doğal besinlere yönelmek gerekiyor. Bunun dışında sporu hayatımıza katmamız şart. Özellikle çocuklarımızı mutlaka bir spor dalına yönlendirmeliyiz. Çocukların hayatında sporun yeri olması lazım” ifadelerine yer verdi. (RHA)
(RHA)- Kayseri Şehir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasin Şimşek, 16 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Maalesef ülkemiz obezite konusunda kötü durumda. Şu anda Avrupa’nın en obez toplumuyuz. Toplumun ortalama yüzde 35-40’ında obezite görülüyor” dedi.

Kayseri Şehir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasin Şimşek, 16 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Obeziteyle ilgili bilgi veren Şimşek, “Obezite, vücudumuzdaki yağ oranının artmasıdır. Obezite aslında sadece yağ oranının artmasından kaynaklanan kozmetik bir görüntü problemi değildir. Obezite; şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi kronik bir hastalıktır. Artık tüm dünyada obezite kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Çünkü obezite birçok soruna yol açar. Sadece kozmetik ya da görüntü problemi değildir. Maalesef ülkemiz obezite konusunda kötü durumda. Şu anda Avrupa’nın en obez toplumuyuz. Toplumun ortalama yüzde 35-40’ında obezite görülüyor. Obezite tüm dünyada bir pandemi ama özellikle ülkemizde çok yaygın bir problem. Giderek de artıyor. Maalesef obezitenin önüne geçemiyoruz. Her geçen yıl obezite daha fazla artıyor” diye konuştu.

“OBEZİTE BİRÇOK HASTALIĞA NEDEN OLABİLİR”

Obezitenin birçok hastalığa neden olduğunu belirten Şimşek, “Metabolik hastalıkların yanı sıra hipertansiyon, şeker hastalığı, karaciğer yağlanması ve karaciğer yağlanmasına bağlı siroz gibi birçok hastalığa, hatta kansere neden olabilir. Obezite, yatan hastalarda tedaviyi zorlaştıran ve hastanın uyumunu olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Toplumsal olarak hem sağlık giderlerini artıran hem de insanların hastalıklara yakalanma riskini yükselten büyük bir problemdir. Obeziteye multidisipliner yaklaşılması gereken bir hastalık olarak bakıyoruz. Az önce saydığım hastalıkların bir kısmı bizi, bir kısmı gastroenterolojiyi, kardiyolojiyi ilgilendiriyor. Yani herkesin obeziteyle ilgili mutlaka bir ilgisi oluyor. Biz de obezite merkezinde hastaları multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirmek amacıyla, başhekimimizin inisiyatifiyle böyle bir merkez kurduk. Burada bir psikoloğumuz var. Çünkü obezitenin psikolojik tarafı da bulunuyor. Birçok insan psikolojik nedenlerle yemek yemeye yöneliyor. Yemek yemek bazı insanları rahatlatıyor ve bu rahatlama duygusu yemek yemenin sürekli hale gelmesine, dolayısıyla obezitenin artmasına neden oluyor. Bu nedenle merkezimizde psikoloğumuz, fizyoterapistimiz ve diyetisyenimiz bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“OBEZİTE CİDDİ BİR SORUN”

Sözlerini sürdüren Şimşek, şöyle konuştu: “Hastalara sadece ‘şöyle egzersiz yapın’ demek yerine, hastaya uygun egzersiz programı hazırlanması gerekiyor. Spor hekimimiz de hastalara uygun egzersiz programları hazırlıyor. Ayrıca her hastanın beslenme alışkanlığı farklı olduğu için kişiye özel diyet programları uygulanıyor. Diyabet eğitim hemşiremiz de yeni nesil tedaviler hakkında hastaları bilgilendiriyor. Gerekli gördüğümüz durumlarda hastaları ilgili bölümlere yönlendiriyoruz. Örneğin kardiyolojik problemi olan hastaları kardiyoloji bölümüne gönderiyoruz. Yani bütün obezite hastalarını multidisipliner şekilde değerlendirmek amacıyla açılmış bir merkezden bahsediyoruz. Çünkü obezitenin önüne geçebilmek için bu tür merkezlere ihtiyaç var. Obezite sadece tek bir hekim ya da tek bir poliklinikle çözülebilecek bir durum değil. Çünkü ciddi bir sorun.”

“KARBONHİDRAT TÜKETİMİMİZ ÇOK FAZLA”

Türkiye’nin Avrupa’daki en obez ülke olmasının nedenlerine değinen Şimşek, ““Benim klinik tecrübelerime göre en büyük nedenlerden biri yeme alışkanlıklarımızın iyi olmaması. Toplum olarak yemeği çok seviyoruz. Karbonhidrat tüketimimiz çok fazla. Yağlı yemekleri de çok seviyoruz. Bu biraz kültürel bir durum. Ayrıca spor yapmıyoruz. Maalesef sporun hayatımızda yeterince yeri yok. Avrupa’ya gittiğimizde görüyoruz; orada spor hayatın bir parçası haline gelmiş durumda. Sporsuz bir yaşam onlarda yok. Bizde ise genellikle işten eve gelip televizyon karşısında hareketsiz bir yaşam tercih ediliyor. Yeni nesilde de internet nedeniyle hareketsizlik arttı. Çocuklar evde oyun oynuyor ve herhangi bir spor dalına yeterince ilgi göstermiyor. Bu nedenle obez çocukları da çok fazla görmeye başladık” dedi.

“ÇOCUKLARIN HAYATINDA SPORUN YERİ OLMASI LAZIM”

Obeziteyle ilgili uyarılarda bulunan Şimşek, “Obezitenin önlenmesi gerekiyor. Hastalık oluştuktan sonra gerekli tedaviler uygulanıyor ama önemli olan oluşmasını engellemek. Bunun için beslenme eğitiminin ilkokul hatta anaokulu döneminden itibaren verilmesi gerekiyor. Dengeli ve düzenli beslenmenin ne olduğu çocuklara öğretilmeli. Rafine gıdalar çok fazla tüketilmemeli, daha doğal besinlere yönelmek gerekiyor. Bunun dışında sporu hayatımıza katmamız şart. Özellikle çocuklarımızı mutlaka bir spor dalına yönlendirmeliyiz. Çocukların hayatında sporun yeri olması lazım” ifadelerine yer verdi. (RHA)

Kayseri HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.