MHP’li Özdemir: "Türklüğün ve islamın ayakta kalan tek sancağı Türkiye Cumhuriyeti’dir"
MHP’li Özdemir: "Türklüğün ve islamın ayakta kalan tek sancağı Türkiye Cumhuriyeti’dir"
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, “Aziz milletimizin milli birlik ve beraberliğinden asla taviz vermeden Türkiye'yi kardeşçe mutlu yarınlara eriştirebilmek için ilk cephemizi tahkim edip, sağlamlaştırıp daha güçlü bir şekilde ülkemizi ve milletimizi yarınlara taşıyacağız. Türklüğün ve İslam'ın bugün yeryüzünde sinmemiş, yılmamış, çökmemiş, ayakta kalan tek nişanesi, tek sancağı, tek kalesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletidir. İşte bu kapsamda üzerimize düşen sorumluluğun ne derece de ağır olduğunun ama bir o kadar da kutlu olduğunun bizler farkındayız” dedi.
MHP Melikgazi İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, MHP İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, AK Parti Melikgazi İlçe Başkanı Tayyar Şahin ve partililer katıldı. İftar sonrası konuşan Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, "Cumhur İttifakı olarak Türkiye’de en çok hizmet eden belediye Melikgazi Belediyesi’dir. Dolayısıyla burada da Cumhur İttifakı’nın milletvekillerinin, il başkanlarının, ilçe başkanlarının ve meclis üyelerinin büyük katkıları var. Çünkü biz şu anda yaptığımız hizmetleri birlikte ve ele ele yapıyoruz. Çünkü hizmetleri birlikte el ele yapıyoruz. Türkiye'de en çok okul, kütüphane, sağlık ocağı ve park yapan Melikgazi Belediyesi. Tabi bu birlik ve beraberlik sayesinde oluyor. Biz mecliste Cumhur İttifakı olarak oy birliği ile bütün kararlarımızı geçiriyoruz. Uyum içerisindeyiz” diye konuştu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir ise, “Ortadoğu bölgesinde son günlerde vahim gelişmelere tanıklık ediyoruz. İsrail'in Gazze'de bulunan Müslümanlara yönelik başlattığı, geride bıraktığımız yıl başlatmış olduğu soykırım faaliyetinin hemen ardından yayılan terör devleti dalgası bugün baktığınızda Ortadoğu coğrafyasında ateşin yanmadığı neredeyse hiçbir ülke bıraktırmamıştır. Nihai gelişmeler son olarak yakın komşumuz olan İran'ı hedef almış ve bu ülkeyle başladığı iddia edilen müzakereler nihayetinde bir çırpıda ve şimdiden anlaşılıyor ki önceden planlanmış bir savaşa dönüşmüş ve bu savaş neticesinde de Müslümanların coğrafyası toptan ve tamamen hedefe alınmıştır” dedi.

“ORTADOĞU BUGÜNLERDE ATEŞ DERYASINA DÖNDÜRÜLMÜŞTÜR”
Sözlerini sürdüren Özdemir, “Bakınız bugün yaşanan savaş ve çatışmalar sadece İran'da gerçekleşmiyor ya da sadece İran ve İsrail arasında gerçekleşmiyor. Birbirini takip eden silsileler halinde yaşanan çatışmalar gelinen noktada 12 Ortadoğu ülkesi arasında çatışmaya ve savaşa sebebiyet vermiştir. Bu zamana kadar Ukrayna ve Rusya arasında görülen gerilim ne yazık ki Ortadoğu'ya da yansımış ve Ortadoğu bugünlerde tamamen ateş deryasına döndürülmüştür. Hedeflenen ve istenen Ortadoğu coğrafyasında bulunan İslam ülkeleri tamamının etnik ve mezhep temelli ayrışmaya tabi tutulması, bunun akabinde devletlerin rejimlerinin çökmesi otorite boşluğu yaşanan yerlerle beraber İsrail'in güvenliğinin sağlanmak üzere yine siyonist rejiminin hedefleri arasında olan arz-ı mevudun gerçekleştirilmesidir. Biz bu planlı projelere Türkiye Cumhuriyeti olarak elbette aşinayız. Yapılmaya çalışılan, Müslümanların ve Ortadoğu bölgesinde yaşayan İslam devletlerinin hem birbirleri arasında ayrışması hem de kendi ülkeleri içinde daha fazla bölünmesi ve parçalanmasıdır. O zaman bu şartlar altında sergilenmesi gereken politikalarda tutarlı bir şekilde sizin kendi antitezinizi ortaya koymanız lazım. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz uzun zamandan bu yana ana hedeflerimizden bir tanesini kendi istikrarımızı tesis ederken yakın coğrafyamızla beraber dünyanın geri kalanına da istikrar vaad eden bir anlayışı yansıtabilmeliyiz. İşte şimdi onun tezahür etmesi gereken zaman diliminin tam da içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

“SIKINTIYA UĞRAMAMIŞ NEREDEYSE İSLAM DEVLETİ KALMADI”
İslam ülkelerinde yaşanan gelişmelere değinen Özdemir, şöyle konuştu: “Bakınız şu anda sıkıntıya uğramamış, çökmemiş, savaşa girmemiş neredeyse tek bir İslam devleti kalmadı. İran'a yönelik askeri müdahaleden hemen önce ne yazık ki Pakistan ve Afganistan arasında da bir savaş kuruldu. Ondan önce de Pakistan ve Hindistan arasında bir savaş yaşandı. Yine biraz daha geriye gidelim. Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik mütecaviz saldırıları sonucunda 2. Karabağ Savaşı yaşandı ve 2. Karabağ Savaşı'ndan sonra da Azerbaycan kendi topraklarını kurtarmak suretiyle bugünkü Karabağ bölgesini azad etmiştir. Dünyanın neresine bakarsanız bakın, hangi coğrafyada olursanız olsun buna Ukrayna’da dahildir ki orada Kırım Türklerini Kırım'ı da dikkate aldığınızda İslam milletleri tehdit ve tehlike altında olduğu gerçeği karşımıza çıkıyor. Bu gerçek karşımıza çıkmakla beraber bir başka husus daha bütün insanların önünde bulunuyor ki bizim de bakmamız gereken, feyz almamız gereken ana nokta hiç kuşku yok ki burasıdır. O da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yaşanan çatışma sahalarında yahut savaşlarda nerede ve kime destek olursa kime destek verir ise onun kazandığı hakikatidir.”

“ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUĞUN FARKINDAYIZ”
Sözlerini sürdüren Özdemir, “İşte bu hakikatten hareketle önümüzdeki dönemde bilhassa Ortadoğu ile alakalı yaşanacak olan gelişmelerde Türkiye'nin kuvvet ve kudretini hak ve hukuk çerçevesinde ortaya koyma ve mazlumların yanında yer alma iradesinin ne kadar değerli ve önemli olduğu gerçeği karşımızda bulunuyor. Madem kibirleri ayrışmayı planlıyor, o zaman biz daha fazla birleşeceğiz. Madem ki birileri parçalanmayı planlıyor. O zaman biz daha fazla bütünleşeceğiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Aziz milletimizin milli birlik ve beraberliğinden asla taviz vermeden Türkiye'yi kardeşçe mutlu yarınlara eriştirebilmek için ilk cephemizi tahkim edip, sağlamlaştırıp daha güçlü bir şekilde ülkemizi ve milletimizi yarınlara taşıyacağız. Türklüğün ve İslam'ın bugün yeryüzünde sinmemiş, yılmamış, çökmemiş, ayakta kalan tek nişanesi, tek sancağı, tek kalesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletidir. İşte bu kapsamda üzerimize düşen sorumluluğun ne derece de ağır olduğunun ama bir o kadar da kutlu olduğunun bizler farkındayız” diye konuştu.
Kaynak: (RHA)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

