Haluk ERDOĞAN
Köşe Yazarı
Haluk ERDOĞAN
 

YENİ EĞİTİM YILINDA ÇOCUKLARIMIZI SPORDAN KOPARMAYALIM

Yeni bir eğitim-öğretim yılına başlıyoruz. Yaz tatili boyunca zamanlarını spor yaparak değerlendiren, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin, okulların açılmasıyla birlikte spordan uzaklaşmamalarını gönülden arzu ediyorum. Bir spor eğitmeni olarak yıllardır edindiğim tecrübeler ve çocuklarımız üzerindeki gözlemlerim bana şunu açıkça gösteriyor: Spor, yalnızca fiziksel gelişim için yapılan bir faaliyet değil; çocuklarımızın zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimlerini de destekleyen önemli bir eğitim aracıdır. Sporun çocuklar üzerindeki etkisi; akademik başarıyı destekleme, zaman yönetimini geliştirme, disiplin ve sorumluluk duygusunu güçlendirme, özgüveni artırma ve zihinsel stresi azaltma gibi birçok alanda kendisini göstermektedir. Bilimsel araştırmalar da düzenli spor yapan, okul ile sporu dengeli bir şekilde sürdüren ve sistemli bir program içerisinde çalışan çocukların akademik ve sosyal yaşamlarında önemli kazanımlar elde edebildiğini ortaya koymaktadır. Ne yazık ki birçok ebeveynimiz, okulların açılmasıyla birlikte çocuklarının sporu bırakıp yalnızca derslerine odaklanmasını istemektedir. Elbette çocuklarımızın eğitim hayatı ve ders başarısı son derece önemlidir. Ancak spor ile akademik hayat birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki önemli unsurdur. Doğru planlandığında spor, çocuğun derslerinden uzaklaşmasına değil, derslerine daha düzenli ve verimli bir şekilde odaklanmasına katkı sağlayabilir. Uzmanların değerlendirmeleri ve biz spor eğitmenlerinin saha içerisindeki gözlemleri de bunu desteklemektedir. Çocukların ilgi, yetenek ve fiziksel özelliklerine uygun bir spor branşına yönlendirilmesi ve bu sürecin alanında uzman antrenörler tarafından takip edilmesi büyük önem taşımaktadır. Spor yapan çocuk enerjisini sağlıklı bir şekilde atar, zamanını daha verimli kullanmayı öğrenir ve bir takımın ya da sosyal grubun parçası olarak aidiyet duygusu kazanır. Antrenmanlara düzenli katılmak, verilen görevleri yerine getirmek, kurallara uymak, kazanmayı ve kaybetmeyi öğrenmek; çocuklarımızın hayatları boyunca ihtiyaç duyacakları disiplin ve sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlar. Aynı zamanda spor, çocuklarımızın özgüven kazanmasına da yardımcı olur. Attığı bir gol, kazandığı bir müsabaka, öğrendiği yeni bir hareket ya da başardığı küçük bir hedef bile çocuk için önemli bir motivasyon kaynağıdır. Başarılarının çevresi tarafından takdir edilmesi, çocuğun kendisine olan inancını güçlendirir. Sporun bir başka önemli katkısı ise çocuklarımızı kötü çevrelerden, zararlı alışkanlıklardan ve kontrolsüz ekran kullanımından uzak tutmasıdır. Günümüzde çocuklarımızın boş zamanlarının önemli bir bölümünü telefon, tablet ve bilgisayar başında geçirdiğini görüyoruz. Oysa düzenli spor; çocuklarımızın hareket etmesini, arkadaşlarıyla yüz yüze iletişim kurmasını ve enerjisini sağlıklı bir şekilde değerlendirmesini sağlar. Spor ortamında çocuk yalnızca fiziksel olarak gelişmez; paylaşmayı, yardımlaşmayı, takım çalışmasını, mücadele etmeyi, sabırlı olmayı ve başarısızlık karşısında yeniden denemeyi öğrenir. Bu kazanımların tamamı, çocuğun hem okul hayatına hem de ilerleyen yıllarda sosyal yaşamına olumlu şekilde yansır. Bu nedenle biz ebeveynlere düşen görev, çocuklarımızın ders başarısını önemserken onları spordan koparmamak; ilgi ve yetenekleri doğrultusunda uygun bir spor branşına yönlendirmek ve bu süreci sistemli ve disiplinli bir program içerisinde desteklemektir. Unutmamalıyız ki başarılı bir gelecek yalnızca iyi notlardan değil; sağlıklı, özgüvenli, disiplinli, sosyal ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmekten geçer. Çocuklarımızın hem zihinsel hem de fiziksel olarak güçlü yetişmeleri için eğitim ile sporu birlikte yürütmeliyiz. Geleceğimiz olan çocuklarımızın bugün attığı her doğru adım, yarının güçlü toplumunu oluşturacaktır. Bu nedenle çocuklarımızı spordan uzaklaştırmak yerine, onların eğitim hayatlarıyla sporu dengeli bir şekilde sürdürmelerine destek olalım. Bu düşüncelerle 2026-2027 eğitim-öğretim yılının geleceğimiz olan tüm çocuklarımıza, kıymetli ailelerimize ve çocuklarımıza ışık tutan, onlara rol model olan değerli eğitimcilerimize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum. Çocuklarımızın hem derslerinde hem spor hayatında başarılı olduğu, sağlıklı, disiplinli ve güzel bir eğitim yılı olması dileğiyle…
Ekleme Tarihi: 25 Ağustos 2026 -Salı
Haluk ERDOĞAN

YENİ EĞİTİM YILINDA ÇOCUKLARIMIZI SPORDAN KOPARMAYALIM

Yeni bir eğitim-öğretim yılına başlıyoruz. Yaz tatili boyunca zamanlarını spor yaparak değerlendiren, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin, okulların açılmasıyla birlikte spordan uzaklaşmamalarını gönülden arzu ediyorum.

Bir spor eğitmeni olarak yıllardır edindiğim tecrübeler ve çocuklarımız üzerindeki gözlemlerim bana şunu açıkça gösteriyor: Spor, yalnızca fiziksel gelişim için yapılan bir faaliyet değil; çocuklarımızın zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimlerini de destekleyen önemli bir eğitim aracıdır.

Sporun çocuklar üzerindeki etkisi; akademik başarıyı destekleme, zaman yönetimini geliştirme, disiplin ve sorumluluk duygusunu güçlendirme, özgüveni artırma ve zihinsel stresi azaltma gibi birçok alanda kendisini göstermektedir. Bilimsel araştırmalar da düzenli spor yapan, okul ile sporu dengeli bir şekilde sürdüren ve sistemli bir program içerisinde çalışan çocukların akademik ve sosyal yaşamlarında önemli kazanımlar elde edebildiğini ortaya koymaktadır.

Ne yazık ki birçok ebeveynimiz, okulların açılmasıyla birlikte çocuklarının sporu bırakıp yalnızca derslerine odaklanmasını istemektedir. Elbette çocuklarımızın eğitim hayatı ve ders başarısı son derece önemlidir. Ancak spor ile akademik hayat birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki önemli unsurdur. Doğru planlandığında spor, çocuğun derslerinden uzaklaşmasına değil, derslerine daha düzenli ve verimli bir şekilde odaklanmasına katkı sağlayabilir.

Uzmanların değerlendirmeleri ve biz spor eğitmenlerinin saha içerisindeki gözlemleri de bunu desteklemektedir. Çocukların ilgi, yetenek ve fiziksel özelliklerine uygun bir spor branşına yönlendirilmesi ve bu sürecin alanında uzman antrenörler tarafından takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Spor yapan çocuk enerjisini sağlıklı bir şekilde atar, zamanını daha verimli kullanmayı öğrenir ve bir takımın ya da sosyal grubun parçası olarak aidiyet duygusu kazanır. Antrenmanlara düzenli katılmak, verilen görevleri yerine getirmek, kurallara uymak, kazanmayı ve kaybetmeyi öğrenmek; çocuklarımızın hayatları boyunca ihtiyaç duyacakları disiplin ve sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlar.

Aynı zamanda spor, çocuklarımızın özgüven kazanmasına da yardımcı olur. Attığı bir gol, kazandığı bir müsabaka, öğrendiği yeni bir hareket ya da başardığı küçük bir hedef bile çocuk için önemli bir motivasyon kaynağıdır. Başarılarının çevresi tarafından takdir edilmesi, çocuğun kendisine olan inancını güçlendirir.

Sporun bir başka önemli katkısı ise çocuklarımızı kötü çevrelerden, zararlı alışkanlıklardan ve kontrolsüz ekran kullanımından uzak tutmasıdır. Günümüzde çocuklarımızın boş zamanlarının önemli bir bölümünü telefon, tablet ve bilgisayar başında geçirdiğini görüyoruz. Oysa düzenli spor; çocuklarımızın hareket etmesini, arkadaşlarıyla yüz yüze iletişim kurmasını ve enerjisini sağlıklı bir şekilde değerlendirmesini sağlar.

Spor ortamında çocuk yalnızca fiziksel olarak gelişmez; paylaşmayı, yardımlaşmayı, takım çalışmasını, mücadele etmeyi, sabırlı olmayı ve başarısızlık karşısında yeniden denemeyi öğrenir. Bu kazanımların tamamı, çocuğun hem okul hayatına hem de ilerleyen yıllarda sosyal yaşamına olumlu şekilde yansır.

Bu nedenle biz ebeveynlere düşen görev, çocuklarımızın ders başarısını önemserken onları spordan koparmamak; ilgi ve yetenekleri doğrultusunda uygun bir spor branşına yönlendirmek ve bu süreci sistemli ve disiplinli bir program içerisinde desteklemektir.

Unutmamalıyız ki başarılı bir gelecek yalnızca iyi notlardan değil; sağlıklı, özgüvenli, disiplinli, sosyal ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmekten geçer. Çocuklarımızın hem zihinsel hem de fiziksel olarak güçlü yetişmeleri için eğitim ile sporu birlikte yürütmeliyiz.

Geleceğimiz olan çocuklarımızın bugün attığı her doğru adım, yarının güçlü toplumunu oluşturacaktır. Bu nedenle çocuklarımızı spordan uzaklaştırmak yerine, onların eğitim hayatlarıyla sporu dengeli bir şekilde sürdürmelerine destek olalım.

Bu düşüncelerle 2026-2027 eğitim-öğretim yılının geleceğimiz olan tüm çocuklarımıza, kıymetli ailelerimize ve çocuklarımıza ışık tutan, onlara rol model olan değerli eğitimcilerimize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum.

Çocuklarımızın hem derslerinde hem spor hayatında başarılı olduğu, sağlıklı, disiplinli ve güzel bir eğitim yılı olması dileğiyle…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.