Haluk ERDOĞAN
Köşe Yazarı
Haluk ERDOĞAN
 

BAŞARI UNUTULUR, VEFA UNUTULMAZ

Geçtiğimiz haftaki köşe yazımızda “Antrenör Kimdir?” başlığı altında, antrenörlüğün yalnızca sporcu yetiştirmekten ibaret olmadığını dile getirmiştik. Dilimizin döndüğü kadar gençlerimize rol model olmaya çalışan biz antrenörlerin, asli görevlerimizin yanında kimi zaman bir psikolog, kimi zaman bir baba, anne, arkadaş ve yeri geldiğinde bir sırdaş olduğumuzdan söz etmiştik. Bu hafta ise antrenör ile sporcu arasındaki ilişkinin önemli değerlerinden biri olan vefa üzerinde durmak istiyorum. Spor yalnızca kazanmak, kaybetmek, madalya almak ya da şampiyon olmak değildir. Spor; emek, sabır, fedakârlık, güven, saygı ve sevginin de içinde olduğu uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta sporcusunun yanında olan antrenör, onun yalnızca fiziksel ve teknik gelişimiyle değil, bir insan olarak yetişmesiyle de ilgilenir. Birçok antrenör arkadaşımızla yaptığımız sohbetlerde, yetiştirdikleri sporculardan adeta birer evlatları gibi söz ettiklerine şahit oluyoruz. Çünkü antrenör; sporcusunun başarısıyla sevinen, başarısızlığında çoğu zaman sporcudan daha fazla üzülen, zor zamanlarında yanında olan kişidir. Antrenörlük; yalnızca bir sporcuyu müsabakalara hazırlamak, şampiyon yetiştirmek veya madalya kazanmak değildir. Antrenör, insan yetiştirendir. Sporcusuna sadece nasıl mücadele edeceğini değil, nasıl kazanacağını ve nasıl kaybedeceğini de öğretir. Rakibine saygı göstermeyi, disiplinli olmayı, sorumluluk almayı, yenildiğinde yeniden ayağa kalkmayı ve her şeyden önce iyi bir insan olmayı öğretir. Özellikle kick boks gibi mücadele sporlarında, ringde veya tatamide kazanılan her başarı, yıllarca verilen emeğin sonucudur. O başarının arkasında çoğu zaman sporcudan önce yorulan, onunla birlikte heyecanlanan ve başarısızlığında onun kadar üzülen bir antrenör vardır. İşte tam bu noktada vefa büyük önem taşır. Vefa, geçmişte bize verilen emeği ve yapılan fedakârlığı unutmamaktır. Yıllar sonra bir telefon açıp “Hocam, nasılsınız?” diyebilmektir. Bir başarı elde ettiğimizde, o başarıya giden yolda yanımızda olan insanları hatırlayabilmektir. Ne yazık ki yıllarca emek verdiği sporcularından vefasızlık gören antrenörlerimiz de vardır. Birlikte geçirilen yılların, verilen emeğin ve yaşanan güzel hatıraların bir anda unutulması, bir antrenör için yalnızca bir kırgınlık değildir. Bazen ruhen büyük bir yıkım anlamına gelir. Çünkü antrenör, sporcusuna yalnızca zamanını değil, hayatından da bir parça vermiştir. Sabahın erken saatlerinde yapılan antrenmanlar, akşam geç saatlere kadar süren çalışmalar, müsabakalar, sakatlıklar, başarısızlıklar, sevinçler ve gözyaşları… Bunların her biri antrenör ile sporcunun ortak hafızasında yer edinir. Bir antrenör için yetiştirdiği sporcunun başarısını görmek, çoğu zaman kendi başarısından daha büyük bir mutluluktur. Sporcusunun kürsüye çıkması, madalya kazanması veya hayatında önemli bir yere gelmesi, yıllarca verilen emeğin karşılığını görmek gibidir. Ancak vefa yalnızca başarı zamanlarında gösterilmemelidir. Sporcu başarısız olduğunda, sakatlandığında veya zor bir dönemden geçtiğinde yanında olan da yine antrenörüdür. Elbette vefa karşılıklıdır. Antrenör de sporcusuna saygı göstermeli, onun gelişimine değer vermeli ve kendi çıkarlarını sporcunun önüne koymamalıdır. Sağlıklı bir antrenör-sporcu ilişkisi ancak karşılıklı güven, saygı, sevgi ve sorumluluk üzerine kurulabilir. Vefa ve antrenörlük ilişkisi tek bir başlık altında ele alınmasa da antrenör-sporcu ilişkisi, sporda ahlak ve sportmenlik, değer eğitimi, antrenörlük felsefesi ve aidiyet duygusu çerçevesinde geniş bir akademik birikime sahiptir. Çünkü spor yalnızca bedensel bir faaliyet değil, aynı zamanda karakterin ve değerlerin geliştiği önemli bir eğitim alanıdır. Bu nedenle hangi branşı yaparsak yapalım, bizi yetiştiren, bize emek veren, düştüğümüzde elimizden tutan antrenörlerimizi unutmamalıyız. Bugün kazandığımız bir madalyanın üzerinde belki yalnızca bizim adımız yazıyor olabilir. Ancak o madalyaya giden yolda antrenörümüzün emeği vardır. Madalya zamanla eskir, şampiyonluklar unutulabilir; fakat insanın hayatına dokunan emek ve gösterilen vefa unutulmaz. Gerçek şampiyonluk, yalnızca kürsünün en üst basamağına çıkmak değil; o kürsüye çıkarken elinden tutan insanları unutmamaktır. Çünkü bir antrenörün kazanabileceği en anlamlı madalya, yıllar sonra yetiştirdiği sporcusundan duyacağı şu cümledir: “Hocam, bugün olduğum insan olmamda sizin de emeğiniz var.”
Ekleme Tarihi: 09 Eylül 2026 -Çarşamba
Haluk ERDOĞAN

BAŞARI UNUTULUR, VEFA UNUTULMAZ

Geçtiğimiz haftaki köşe yazımızda “Antrenör Kimdir?” başlığı altında, antrenörlüğün yalnızca sporcu yetiştirmekten ibaret olmadığını dile getirmiştik. Dilimizin döndüğü kadar gençlerimize rol model olmaya çalışan biz antrenörlerin, asli görevlerimizin yanında kimi zaman bir psikolog, kimi zaman bir baba, anne, arkadaş ve yeri geldiğinde bir sırdaş olduğumuzdan söz etmiştik.

Bu hafta ise antrenör ile sporcu arasındaki ilişkinin önemli değerlerinden biri olan vefa üzerinde durmak istiyorum.

Spor yalnızca kazanmak, kaybetmek, madalya almak ya da şampiyon olmak değildir. Spor; emek, sabır, fedakârlık, güven, saygı ve sevginin de içinde olduğu uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta sporcusunun yanında olan antrenör, onun yalnızca fiziksel ve teknik gelişimiyle değil, bir insan olarak yetişmesiyle de ilgilenir.

Birçok antrenör arkadaşımızla yaptığımız sohbetlerde, yetiştirdikleri sporculardan adeta birer evlatları gibi söz ettiklerine şahit oluyoruz. Çünkü antrenör; sporcusunun başarısıyla sevinen, başarısızlığında çoğu zaman sporcudan daha fazla üzülen, zor zamanlarında yanında olan kişidir.

Antrenörlük; yalnızca bir sporcuyu müsabakalara hazırlamak, şampiyon yetiştirmek veya madalya kazanmak değildir. Antrenör, insan yetiştirendir.

Sporcusuna sadece nasıl mücadele edeceğini değil, nasıl kazanacağını ve nasıl kaybedeceğini de öğretir. Rakibine saygı göstermeyi, disiplinli olmayı, sorumluluk almayı, yenildiğinde yeniden ayağa kalkmayı ve her şeyden önce iyi bir insan olmayı öğretir.

Özellikle kick boks gibi mücadele sporlarında, ringde veya tatamide kazanılan her başarı, yıllarca verilen emeğin sonucudur. O başarının arkasında çoğu zaman sporcudan önce yorulan, onunla birlikte heyecanlanan ve başarısızlığında onun kadar üzülen bir antrenör vardır.

İşte tam bu noktada vefa büyük önem taşır.

Vefa, geçmişte bize verilen emeği ve yapılan fedakârlığı unutmamaktır. Yıllar sonra bir telefon açıp “Hocam, nasılsınız?” diyebilmektir. Bir başarı elde ettiğimizde, o başarıya giden yolda yanımızda olan insanları hatırlayabilmektir.

Ne yazık ki yıllarca emek verdiği sporcularından vefasızlık gören antrenörlerimiz de vardır. Birlikte geçirilen yılların, verilen emeğin ve yaşanan güzel hatıraların bir anda unutulması, bir antrenör için yalnızca bir kırgınlık değildir. Bazen ruhen büyük bir yıkım anlamına gelir.

Çünkü antrenör, sporcusuna yalnızca zamanını değil, hayatından da bir parça vermiştir.

Sabahın erken saatlerinde yapılan antrenmanlar, akşam geç saatlere kadar süren çalışmalar, müsabakalar, sakatlıklar, başarısızlıklar, sevinçler ve gözyaşları… Bunların her biri antrenör ile sporcunun ortak hafızasında yer edinir.

Bir antrenör için yetiştirdiği sporcunun başarısını görmek, çoğu zaman kendi başarısından daha büyük bir mutluluktur. Sporcusunun kürsüye çıkması, madalya kazanması veya hayatında önemli bir yere gelmesi, yıllarca verilen emeğin karşılığını görmek gibidir.

Ancak vefa yalnızca başarı zamanlarında gösterilmemelidir. Sporcu başarısız olduğunda, sakatlandığında veya zor bir dönemden geçtiğinde yanında olan da yine antrenörüdür.

Elbette vefa karşılıklıdır. Antrenör de sporcusuna saygı göstermeli, onun gelişimine değer vermeli ve kendi çıkarlarını sporcunun önüne koymamalıdır. Sağlıklı bir antrenör-sporcu ilişkisi ancak karşılıklı güven, saygı, sevgi ve sorumluluk

üzerine kurulabilir.

Vefa ve antrenörlük ilişkisi tek bir başlık altında ele alınmasa da antrenör-sporcu ilişkisi, sporda ahlak ve sportmenlik, değer eğitimi, antrenörlük felsefesi ve aidiyet duygusu çerçevesinde geniş bir akademik birikime sahiptir. Çünkü spor yalnızca bedensel bir faaliyet değil, aynı zamanda karakterin ve değerlerin geliştiği önemli bir eğitim alanıdır.

Bu nedenle hangi branşı yaparsak yapalım, bizi yetiştiren, bize emek veren, düştüğümüzde elimizden tutan antrenörlerimizi unutmamalıyız.

Bugün kazandığımız bir madalyanın üzerinde belki yalnızca bizim adımız yazıyor olabilir. Ancak o madalyaya giden yolda antrenörümüzün emeği vardır.

Madalya zamanla eskir, şampiyonluklar unutulabilir; fakat insanın hayatına dokunan emek ve gösterilen vefa unutulmaz.

Gerçek şampiyonluk, yalnızca kürsünün en üst basamağına çıkmak değil; o kürsüye çıkarken elinden tutan insanları unutmamaktır.

Çünkü bir antrenörün kazanabileceği en anlamlı madalya, yıllar sonra yetiştirdiği sporcusundan duyacağı şu cümledir:

“Hocam, bugün olduğum insan olmamda sizin de emeğiniz var.”

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (14)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ebubekir kılınç
(09.09.2026 22:25 - #504)
Kaleminize sağlık hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mahmut duruer
(09.09.2026 22:30 - #505)
Değerli hocam gerçekten toplumların geneline hitab eden bir yazı. Umarım herkes okuyup her meselede eğitim ve emeğin değerini biraz daha anlar.. Kaleminize ve yüreğinize sağlık..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Melisa
(09.09.2026 22:36 - #506)
Emeklerinize sağlık Haluk hocam.:)
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
MUSTAFA SEVİM
(09.09.2026 22:44 - #507)
Sayın Hocam Çok kıymetli ve ders niteliğinde bir köşe yazısı olmuş, tebrik ederim. Sporun sadece madalyadan ibaret olmadığını, asıl şampiyonluğun iyi insan yetiştirmek ve vefa duymak olduğunu çok güçlü bir dille hatırlatmışsınız. Kaleminize sağlık, tüm spor camiasının okuması gereken bir başyapıt olmuş."
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Murat İşler
(09.09.2026 23:04 - #508)
Aslan Hocam! Elinize emeğinize yüreğinize sağlık Harfi harfine her tespitiniz doğru!
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
AKaradağlı
(09.09.2026 23:31 - #509)
Kaleminize sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ahmet.G
(09.09.2026 23:39 - #510)
Kaleminize sağlık kıymetli hocam. Yine çok anlamlı ve önemli bir konuyu aktardınız.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
M.Ali
(10.09.2026 00:06 - #511)
Değerli Haluk Hocam sporcu yetiştirmek elbette büyük bir emek ama asıl kıymetli olan iyi insan yetiştirebilmek ve yıllar geçse de gönüllerde iz bırakabilmektir Siz bunun en güzel örneğisiniz Hocam Başarılar zamanla unutulabilir ama gösterilen emek verilen değer ve vefa asla unutulmaz İyi ki varsınız iyi ki gençlerimizin hayatına dokunuyorsunuz Sizin öğrenciniz ve kardeşiniz olmak benim için her zaman büyük bir gurur Allah yolunuzu açık etsin kıymetli Hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
ALİ CENGİZ AKSÜT
(10.09.2026 08:36 - #512)
Hocam bu yazılara benim yorum yapmak bile haddim değil ama yine eğitici öğretici mükemmel bir yazı kaleme almışsınız bunun için teşekkür ederim. Sporcu ve antrenörler arasında ki ilişki ve VEFA yı o kadar güzel ozetlemissiniz saygılar sunarım
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Tuba Ç.
(10.09.2026 11:21 - #513)
Okurken duygulanan ve içine dokunan sadece benmiyim :)
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Judoka
(10.09.2026 11:54 - #514)
Çok yerinde ve isabetli bir tespit kakamine yüreğine sağlık kardeşim kıymetli hocan. Emekli olunca daha net görünüyor malesef
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Cennet kaya
(10.09.2026 12:29 - #515)
Kıymetli hocam Kaleminiz o kadar güzel yazmiski Bizler önce insan yetiştirdiğimiz zamn insani duyguları ön plana cikardigimizda zaten başarı ve vefada zincirin halkası gibi geliyor . Emeğinize sağlık çok değerli bu bilgi birikimini Spor camiasiyla paylaşmanız
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Şehnaz
(10.09.2026 15:03 - #516)
Bu kadar şeffaf bir şekilde anlatım yapan ve bizi her konuda aydınlatan değerli hocam elinize emeğinize yüreğinize gönlünüze sağlık ..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mehmet Çelik
(10.09.2026 16:16 - #517)
Emeklerinize sağlık Hocam. Sizin gibi hocalaron toplumda rol model olması bizler için çok çnemli.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.