Haluk ERDOĞAN
Köşe Yazarı
Haluk ERDOĞAN
 

DERSE HAREKETLE BAŞLAMAK: BAŞARIYA ATILAN İLK ADIM

Yeni bir eğitim-öğretim yılına başladığımız bu günlerde, bir spor adamı olarak birçok okulumuzu ziyaret etme ve öğrencilerimizi gözlemleme fırsatı buldum. Bu ziyaretler sırasında çocuklarımızın zihinsel durumlarını, dikkat ve odaklanma düzeylerini, psikolojik açıdan derse hazırlanma süreçlerini gözlemleme imkânı elde ettim. Gördüklerim, eğitim hayatında üzerinde daha fazla durmamız gereken önemli bir konuyu yeniden gündeme getirdi: Çocuklarımızın derse yalnızca zihinsel olarak değil, fiziksel ve psikolojik açıdan da hazır başlamaları. Eğitim denildiğinde çoğu zaman aklımıza sınıflar, kitaplar, sınavlar ve akademik başarı geliyor. Oysa çocuklarımızın öğrenme sürecini etkileyen unsurlar yalnızca ders kitaplarıyla sınırlı değil. Fiziksel hareket, zihinsel canlılık, dikkat, motivasyon ve psikolojik rahatlık da öğrenmenin önemli parçaları arasında yer alıyor. Bir spor adamı olarak inanıyorum ki çocuklarımızın derse başlamadan önce yapacakları kısa süreli ve planlı egzersizler, onların öğrenmeye hazırlanmasına önemli katkılar sağlayabilir. Çünkü hareket eden bir beden, yalnızca fiziksel gelişimi desteklemekle kalmaz; aynı zamanda zihinsel uyanıklığın ve dikkat becerilerinin gelişmesine de yardımcı olabilir. Ders Başlamadan Önce Yapılan Kısa Süreli Egzersizlerin Faydaları Nelerdir? 1. Dikkat ve Odaklanmayı Destekler Hafif tempolu fiziksel aktiviteler, öğrencilerin derse daha hazır ve zinde başlamalarına yardımcı olabilir. Özellikle sabah saatlerinde yapılan kısa süreli hareketler, çocukların dikkatlerini toplamalarını ve ders sürecine daha kolay uyum sağlamalarını destekleyebilir. 2. Zihinsel Canlılığı Artırır Hareket etmek, beyin işlevlerini destekleyen önemli unsurlardan biridir. Yaşa uygun ve düzenli fiziksel aktiviteler, öğrencilerin zihinsel uyanıklıklarını artırarak öğrenme sürecine daha aktif katılmalarına katkı sağlayabilir. 3. Stresin Azaltılmasına Yardımcı Olur Çocuklarımız da yetişkinler gibi zaman zaman kaygı, stres ve gerginlik yaşayabilir. Basit nefes egzersizleri, denge çalışmaları ve hafif fiziksel hareketler, öğrencilerin rahatlamalarına ve derse daha sakin başlamalarına yardımcı olabilir. 4. Sınıf İçi Motivasyonu ve Katılımı Destekler Güne hareket ederek başlayan öğrencilerin kendilerini daha enerjik hissetmeleri ve derslere katılım konusunda daha istekli olmaları mümkün olabilir. Bu uygulamalar, sınıf ortamında olumlu bir başlangıç yapılmasına da katkı sunabilir. 5. Sağlıklı Yaşam Alışkanlığı Kazandırır Çocukluk döneminde kazanılan hareket alışkanlıkları, yaşamın ilerleyen yıllarında da önemini korur. Öğrencilerin günlük yaşamlarına fiziksel aktiviteyi dâhil etmeleri, hareketsiz yaşamın olumsuz etkilerinin azaltılması ve sağlıklı yaşam bilincinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşır. Okullarımızda 15 Dakikalık Hareket Molası Neden Olmasın? Bütün bu değerlendirmeler ışığında, okullarımızda uygulanabilecek basit ancak etkili bir öneriyi gündeme getirmek istiyorum. Dersler başlamadan önce, haftanın beş günü 15 dakikalık bir sabah egzersizi programı uygulansa nasıl olur? Beden eğitimi öğretmenlerimizin veya Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri bünyesinde görev yapan antrenörlerimizin rehberliğinde gerçekleştirilecek bu çalışmalar; hafif ısınma hareketleri, koordinasyon çalışmaları, denge egzersizleri, ritmik hareketler ve basit nefes uygulamalarından oluşabilir. Program, öğrencilerin yaşlarına ve fiziksel yeterliliklerine uygun şekilde hazırlanabilir. Üstelik bu uygulamayı yalnızca öğrencilerle sınırlı tutmak zorunda değiliz. Dileyen öğretmenlerimizin de egzersizlere katılması, okulda ortak bir hareket kültürünün oluşmasına katkı sağlayabilir. Böylece hem öğrenciler hem de öğretmenler güne daha dinamik, zinde ve olumlu bir başlangıç yapabilir. Elbette burada amaç, çocuklarımızı daha fazla yormak veya ders öncesinde yoğun bir antrenman yaptırmak değildir. Asıl hedefimiz; onları fiziksel açıdan harekete geçirmek, zihinsel olarak derse hazırlamak ve psikolojik açıdan daha rahat bir öğrenme ortamına geçişlerini desteklemektir. Bu çalışmaların etkilerini gözlemlemek için okullarımızda belirli bir süre pilot uygulamalar yapılabilir. Öğrencilerin derse katılımları, dikkat durumları ve öğretmenlerin gözlemleri değerlendirilebilir. Böylece uygulamanın hangi yaş gruplarında ve hangi egzersizlerle daha verimli sonuçlar verdiği daha sağlıklı biçimde ortaya konulabilir. Eğitimde Hareketi İhmal Etmeyelim Unutmamalıyız ki eğitim yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret değildir. Eğitim; bedeni, zihni ve karakteri bir bütün olarak geliştirme sürecidir. Çocuklarımızın akademik başarılarını önemserken fiziksel gelişimlerini, psikolojik iyi oluşlarını ve hareket ihtiyaçlarını da göz ardı etmemeliyiz. Bugün çocuklarımızın önemli bir bölümü günün büyük bir kısmını sıralarında, ekran başında veya hareketsiz bir ortamda geçiriyor. Bu nedenle okullarımızda fiziksel aktiviteye ayrılan zamanı artırmak ve hareketi günlük eğitim düzeninin doğal bir parçası hâline getirmek, üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir konudur. Bir spor adamı olarak inanıyorum ki ders öncesinde yapılacak 15 dakikalık planlı egzersizler, doğru şekilde uygulandığında öğrencilerimizin güne daha zinde başlamalarına, dikkatlerini toplamalarına ve öğrenme sürecine daha hazır olmalarına katkı sağlayabilir. Belki de çocuklarımızın eğitim hayatında atacağımız önemli adımlardan biri, onlara yeni bilgiler öğretmeden önce hareket etmeleri için fırsat tanımaktır. Çünkü sağlıklı bedenler, zinde zihinler ve kendini iyi hisseden çocuklar; geleceğimizin daha bilinçli, üretken ve başarılı bireyleri olma yolunda önemli bir potansiyele sahiptir. Öyleyse gelin, okullarımızda hareketi yalnızca beden eğitimi dersleriyle sınırlı görmeyelim. Hareketi, öğrenmeyi destekleyen ve çocuklarımızın gelişimine katkı sunan bir eğitim kültürüne dönüştürelim.
Ekleme Tarihi: 28 Ekim 2026 -Çarşamba
Haluk ERDOĞAN

DERSE HAREKETLE BAŞLAMAK: BAŞARIYA ATILAN İLK ADIM

Yeni bir eğitim-öğretim yılına başladığımız bu günlerde, bir spor adamı olarak birçok okulumuzu ziyaret etme ve öğrencilerimizi gözlemleme fırsatı buldum. Bu ziyaretler sırasında çocuklarımızın zihinsel durumlarını, dikkat ve odaklanma düzeylerini, psikolojik açıdan derse hazırlanma süreçlerini gözlemleme imkânı elde ettim. Gördüklerim, eğitim hayatında üzerinde daha fazla durmamız gereken önemli bir konuyu yeniden gündeme getirdi: Çocuklarımızın derse yalnızca zihinsel olarak değil, fiziksel ve psikolojik açıdan da hazır başlamaları.

Eğitim denildiğinde çoğu zaman aklımıza sınıflar, kitaplar, sınavlar ve akademik başarı geliyor. Oysa çocuklarımızın öğrenme sürecini etkileyen unsurlar yalnızca ders kitaplarıyla sınırlı değil. Fiziksel hareket, zihinsel canlılık, dikkat, motivasyon ve psikolojik rahatlık da öğrenmenin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Bir spor adamı olarak inanıyorum ki çocuklarımızın derse başlamadan önce yapacakları kısa süreli ve planlı egzersizler, onların öğrenmeye hazırlanmasına önemli katkılar sağlayabilir. Çünkü hareket eden bir beden, yalnızca fiziksel gelişimi desteklemekle kalmaz; aynı zamanda zihinsel uyanıklığın ve dikkat becerilerinin gelişmesine de yardımcı olabilir.

Ders Başlamadan Önce Yapılan Kısa Süreli Egzersizlerin Faydaları Nelerdir?

1. Dikkat ve Odaklanmayı Destekler

Hafif tempolu fiziksel aktiviteler, öğrencilerin derse daha hazır ve zinde başlamalarına yardımcı olabilir. Özellikle sabah saatlerinde yapılan kısa süreli hareketler, çocukların dikkatlerini toplamalarını ve ders sürecine daha kolay uyum sağlamalarını destekleyebilir.

2. Zihinsel Canlılığı Artırır

Hareket etmek, beyin işlevlerini destekleyen önemli unsurlardan biridir. Yaşa uygun ve düzenli fiziksel aktiviteler, öğrencilerin zihinsel uyanıklıklarını artırarak öğrenme sürecine daha aktif katılmalarına katkı sağlayabilir.

3. Stresin Azaltılmasına Yardımcı Olur

Çocuklarımız da yetişkinler gibi zaman zaman kaygı, stres ve gerginlik yaşayabilir. Basit nefes egzersizleri, denge çalışmaları ve hafif fiziksel hareketler, öğrencilerin rahatlamalarına ve derse daha sakin başlamalarına yardımcı olabilir.

4. Sınıf İçi Motivasyonu ve Katılımı Destekler

Güne hareket ederek başlayan öğrencilerin kendilerini daha enerjik hissetmeleri ve derslere katılım konusunda daha istekli olmaları mümkün olabilir. Bu uygulamalar, sınıf ortamında olumlu bir başlangıç yapılmasına da katkı sunabilir.

5. Sağlıklı Yaşam Alışkanlığı Kazandırır

Çocukluk döneminde kazanılan hareket alışkanlıkları, yaşamın ilerleyen yıllarında da önemini korur. Öğrencilerin günlük yaşamlarına fiziksel aktiviteyi dâhil etmeleri, hareketsiz yaşamın olumsuz etkilerinin azaltılması ve sağlıklı yaşam bilincinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşır.

Okullarımızda 15 Dakikalık Hareket Molası Neden Olmasın?

Bütün bu değerlendirmeler ışığında, okullarımızda uygulanabilecek basit ancak etkili bir öneriyi gündeme getirmek istiyorum.

Dersler başlamadan önce, haftanın beş günü 15 dakikalık bir sabah egzersizi programı uygulansa nasıl olur?

Beden eğitimi öğretmenlerimizin veya Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri bünyesinde görev yapan antrenörlerimizin rehberliğinde gerçekleştirilecek bu çalışmalar; hafif ısınma hareketleri, koordinasyon çalışmaları, denge egzersizleri, ritmik hareketler ve basit nefes uygulamalarından oluşabilir. Program, öğrencilerin yaşlarına ve fiziksel yeterliliklerine uygun şekilde hazırlanabilir.

Üstelik bu uygulamayı yalnızca öğrencilerle sınırlı tutmak zorunda değiliz. Dileyen öğretmenlerimizin de egzersizlere katılması, okulda ortak bir hareket kültürünün oluşmasına katkı sağlayabilir. Böylece hem öğrenciler hem de öğretmenler güne daha dinamik, zinde ve olumlu bir başlangıç yapabilir.

Elbette burada amaç, çocuklarımızı daha fazla yormak veya ders öncesinde yoğun bir antrenman yaptırmak değildir. Asıl hedefimiz; onları fiziksel açıdan harekete geçirmek, zihinsel olarak derse hazırlamak ve psikolojik açıdan daha rahat bir öğrenme ortamına geçişlerini desteklemektir.

Bu çalışmaların etkilerini gözlemlemek için okullarımızda belirli bir süre pilot uygulamalar yapılabilir. Öğrencilerin derse katılımları, dikkat durumları ve öğretmenlerin gözlemleri değerlendirilebilir. Böylece uygulamanın hangi yaş gruplarında ve hangi egzersizlerle daha verimli sonuçlar verdiği daha sağlıklı biçimde ortaya konulabilir.

Eğitimde Hareketi İhmal Etmeyelim

Unutmamalıyız ki eğitim yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret değildir. Eğitim; bedeni, zihni ve karakteri bir bütün olarak geliştirme sürecidir. Çocuklarımızın akademik başarılarını önemserken fiziksel gelişimlerini, psikolojik iyi oluşlarını ve hareket ihtiyaçlarını da göz ardı etmemeliyiz.

Bugün çocuklarımızın önemli bir bölümü günün büyük bir kısmını sıralarında, ekran başında veya hareketsiz bir ortamda geçiriyor. Bu nedenle okullarımızda fiziksel aktiviteye ayrılan zamanı artırmak ve hareketi günlük eğitim düzeninin doğal bir parçası hâline getirmek, üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir konudur.

Bir spor adamı olarak inanıyorum ki ders öncesinde yapılacak 15 dakikalık planlı egzersizler, doğru şekilde uygulandığında öğrencilerimizin güne daha zinde başlamalarına, dikkatlerini toplamalarına ve öğrenme sürecine daha hazır olmalarına katkı sağlayabilir.

Belki de çocuklarımızın eğitim hayatında atacağımız önemli adımlardan biri, onlara yeni bilgiler öğretmeden önce hareket etmeleri için fırsat tanımaktır.

Çünkü sağlıklı bedenler, zinde zihinler ve kendini iyi hisseden çocuklar; geleceğimizin daha bilinçli, üretken ve başarılı bireyleri olma yolunda önemli bir potansiyele sahiptir.

Öyleyse gelin, okullarımızda hareketi yalnızca beden eğitimi dersleriyle sınırlı görmeyelim. Hareketi, öğrenmeyi destekleyen ve çocuklarımızın gelişimine katkı sunan bir eğitim kültürüne dönüştürelim.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.