Fikret Kızılok, 2001 yılında, 54 yaşındayken kaybettiğimiz, Türk hafif müziğinin ünlü bir sanatçısıydı. Türkçe sözlü hafif müzik dalında çok değişik, çok sevilen şarkılar bestelemişti. “Bunca yıl herkesten kaçtın/ En sonunda buldun sandın” cümleleriyle başlayan Gönül, bunlardan biri. Gönül şarkısının sözlerinde şöyle bir kıta var:
“Böylesi sevdiğin için
Bir kördüğüm oldu için
Ağlıyorsun için için
Demedim mi sana gönül?” Bu eserde, üç farklı anlamda kullanılan için sözünün, dizelerde yer almasına cinaslı kafiye diyoruz.
İçin, dilimizde gramer terimi olarak edattır. Edat, TDK Türkçe Sözlük’te, “Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü” olarak tanımlanır. Türkçede sanki, için, ile gibi sözcükleri, edatlara örnek olarak verebiliriz.
Edatlar bulunan bir cümle kuralım: ‘Çalışmak için bisikletle gittiğim yer, cennet gibiydi’ cümlesindeki; için, ile gibi sözcükler edattır. Görüldüğü gibi bu kelimelerin tek başına anlamı yoktur ama hem yanındaki kelimeyi güçlendirmekte hem de diğer kelimelerle ilgi kurmaktadır.
İçin sözü, geçmişte içün olarak kullanılmıştır. Padişah fermanlarında ve dönemin mektuplarında bu yazımı sıkça görürüz. Hatta içün sözü ünlü düşmesine uğrayarak ve bir adla birleşerek yazılmıştır. Şehzade Bayezid’in babasına yazdığı mektupta geçen “…Âdem hakkıçün, ibn-i Meryem hakkıçün” tamlamaları buna örnektir.
Konuşma dilinde, ‘için’ kelimesiyle birlikte kullanılan ve iyelik eki almış tekil kişi adlarında ünlü düşmesi olur: benim için yerine benimçin, senin için yerine seninçin diyenler vardır. Hatta bu söyleyiş, şiirlere de yansımıştır: Behçet Kemal Çağlar, “Seninçin yas tutuyor, bulutlarıyla gökler” derken, Cahit Külebi, ’Emmilerim hudutlarında/ Seninçin dövüşürken ölmüşler’ diye yazmıştır. Günümüzde de benim için yerine benimçin, senin için yerine seninçin diyenler bulunur. Bu söyleyiş biçimi, standart dışılıktır sadece…
Dilimizde “Ne” soru kelimesi, için ile yan yana gelince e sesi düşerek niçin diye yeni bir kelime oluşturmuştur. Dilbilgisel anlamda bu oluşum, büzüşme sayesindedir. TDK Sözlüğü, büzüşme için kahve altının kahvaltı, ne içinin niçin haline gelişini örnek olarak veriyor. Bu örnekleri ünlü düşmesi olarak da belirtebiliriz. Demek ki ünlü düşmesi bazı durumlarda büzüşmeye de yol açıyor. Yani iki heceden birindeki ünlü düşüyor, sonra iki kelime, iki parça kumaşın birleşmesi gibi büzüşerek birleşiyor ve tek kelime gibi görünüyor.
İçin edatı, televizyonların alt yazı ve kuşaklarında, sıkça yazım yanlışı yapılan sözlerdendir.
(TDK Türkçe Sözlük, 2011, s. 754)
Bir kanalda bu konudaki yanlış bir alt yazı cümlesi şöyle: “Korsan tüpler satışa sunuluyor, ucuz olduğu için’de tüketici bu tüpleri alıp kullanıyor.” Bu cümlede, için kelimesinden sonra kesme işareti konulmuş sonra (de) bağlacı yazılmış. Doğru yazımda kesme konulmaz, “için de” olarak iki ayrı kelimeyle edatlar belirtilir.
Sagopa Kajmer takma adıyla rap müzik parçaları yazıp besteleyen Yunus Özyavuz, amacıyla anlamına da gelen ‘için’ edatını, şarkısında 22 kez kullanmış. “Alfabeyi öğrendim, yazdıklarını bilmek için/ Konuşmayı öğrendim, derdimi anlatabilmek için/ Okumayı öğrendim, cahil kalmamak için/ Dinlemeyi öğrendim, susmayı becerebilmek için” diye devam eden şarkının yazarı Kajmer, bir tanıtım için gönderdiği iletide için sözünü “…den dolayı, aitlik ve özgü” anlamlarında üç cümlede kullanmış: “Bunca zaman sabırla beni beklediğiniz için ayrıca harikasınız. Bu çok özel bir gün benim için. Biliyorum ki ben de bugün için özelim.”


