Değerli okuyucular,
Geçen yazımda bahsettiğim üzere bugünkü yazımın konusu "Amatör Türk Müziği koroları ve 2015 yılında Ankara'da kurduğumuz Türk Musikisi Federasyonu Tümfed olacak.
Ülkemizde pek çok amatör koro var; bir araştırmaya göre 3.000, bir diğerine göre 4.000'e yakın.
Bu konuda 2015'te Ankara'da kurduğumuz ve iki dönem başkanlığını yaptığım Türk Musikisi Federasyonu'nda bu konunun çalışılması ve yaklaşık bir sayının tesbit edilmesi gelecekteki çalışmalara ışık tutacaktır.
(Türk Musikisi Federasyonu'nun kısa adı:TÜMFED)
Birazdan TÜMFED konusuna geri döneceğim.
3.000 de ciddi bir sayı, bu kadar çok koronun olması hem iyi hem de kötü.
Pek çok insan ekmek yiyor bu korolardan.
Hocası,sazendesi,sunucusu ve ses düzenini hazırlayan teknisyen, tonmayster; sahne süslemesi için kullanılan çiçeklerden dolayı çiçekçiler,hatta koroda bulunan kadın korist ve solistlerin saçını yapan kuaför,kumanyaları hazırlayan esnaf,korolardan ekmek yiyenler olarak bu listeye örnek verebilirim.
Korolar derken üniversite koroları,cemiyet ve dernekler,çeşitli kurumların içinde kurulan korolar gibi amatör koroları kastediyorum.
Gelelelim esas önemli konuya...
Acaba 3.000-4.000 koronun hangileri gerçek Türk Musikisi icra ediyor ve sazendelerin arasında Türk Musikisi sazları içeriyor ! Gerçekten önemli bir konu; korolara baktığımızda gördüğüm manzara şu : çoğunlukla keman,klarnet,ud,kanun ve ritm saz başı çekiyor,klasik kemençe,tanbur ve ney'i görmek çok nadiren mümkün olabiliyor.
Ayrıca günümüzde elektronik mikrofon ve oktav düzenleyici gibi aletler kullanan müzisyenler de var,bu da ayrı bir yazı konusu olabilir.
Yine gelelim sazende konusuna: Türk Müziği konservatuvarlarından mezun olan pek çok sayıda iyi
sazende var, onlara da destek olalım lütfen ! Koro demek sadece keman ve klarnet değildir.
Tümfed'in hedeflerinden birisi de konservatuvar son sınıfında okuyan gençlerin stajlarını federasyona üye olan derneklerde yaptırmak olmalıdır.
Esasında konu o kadar derin ve üstünde durulması gereken konu ki bu konuda üç-dört yazı bile ancak yeterli olacaktır.
Korolarda geçilen eserlerin yer aldığı repertuvar da en önemli konudur.
Korolarımızın çoğu günlük ve son dönem bestecilerimizin eserlerine yer veriyor,bırakın klasik dönemi yarı klasik dönemden bile eserler icra edilmiyor.
Merhum hocam Prof.Dr.Alâeddin Yavaşça ve babam Gültekin Aydoğdu'nun repertuvarlarını incelediğimde hem klasik hem de yarı klasik dönemden pek çok eser yer alırdı. Yahya Kemal üstadımızın dediği gibi "kökü geçmişte olan âti"yim sözünden yola çıkarak klasik eserlere yer verip geçmişimize de sahip çıkmamız gerekir. Sadece son dönem eserlerinden örnek vermek yetmez.
İşte bu düşüncelerle ve TRT Ankara Radyosu'nda kanun sanatçısı olarak çalışırken ülkemizin pek çok şehir ve kasabasında konserler verdim;hanlarda mı kervansaraylarda mı kalmadık, pek çok tecrübe ve birikimim oldu,koroları da gördüm hatta bazılarına eşlik ettiğimi hatırlıyorum. Bir hayalim vardı: bir fedrasyon kurmak ! Hatta düşüncemi ilk olarak Nasreddin Hoca'nın memleketi olan Akşehir'de Gürşen Bey'e açtım.
Bu düşünceler ışığı altında özellikle derin dernek tecrübesi ve birikimi olan Hitit Gösteri & Sanat Derneği kurucu başkanı Sn.Gürşen Sevinç ile TÜMFED'i kurma kararı aldık ve 2015-2020 yılları arasında iki dönem musiki konusunda ilk federasyon olan TÜMFED'in yönetim kurulu başkanlığını başarıyla yürüttüm.
Pek çok hedefimiz vardı; kuruluş aşamasında alt yapı,web sitesi,isim hakkının patent dairesinden alınması, dernekler masasından tescil işlemi,federasyon için beş derneğin seçilmesi ve belirlenmesi, derneklerin ziyaret edilmesi,yarışmalar düzenlenmesi,saygı konserleri yapılması ve üye derneklerin konserlerine destek verilmesi gibi önemli konuları başarıyla yürüttük ama en önemli konuya bir türlü sıra gelmedi; Musiki konusu. !
Merhum Prof.Dr.Nevzat Atlığ'ın sen /ben kavgasını aşarsanız başarılı olursunuz sözü aklımızdan çıkmadı,çıkmadığı gibi karşımızda engel olarak durdu. TÜMFED'i kurmadan önce Nevzat Atlığ Hocamız ile görüşüp kendisinin fikirlerini ve icazetini de aldık.
Biz olmak,egoları kenara bırakmak ve birlikte çalışmak varken kimi dernekler bireysel işlere yöneldiler ,bu da sıkıntılar doğurdu.
Yukarıda da bahsettiğim üzere TÜMFED'e üye olan ve olacak derneklerin koro repertuvarlarını gözden geçirerek son dönem şarkı icraları ve kişisel şovlardan arınıp musikimizin klasik ve yarı klasik dönem eserlerine yer vermesi gerekiyor.
Bu şekilde geçmişimize sahip çıkıp yarınlara daha emin ve sağlam bir şekilde yürüyebiliriz.
TÜMFED'in hedeflerinden birisi de kendi mekânını inşa etmek olmalıdır. Türkiye çapında yukarıdaki amaçlar doğrultusunda çalışan dernekleri bünyesine katarak daha güçlenmeli ve musikimizi doğru şekilde temsil etmelidir. Edindiğim bilgi ve tecrübeyi her zaman Tümfed yönetimiyle paylaşmaya ve destek olmaya hazırım.
Tahir Aydoğdu
Kanun Sanatçısı & Koro Şefi
www.tahiraydogdu.com
(TÜMFED Kurucu Başkanı)
