1920 yılında Kadıköy Hâle sinemasındaki Tanburi Cemil Bey konserinde ilk defa musikimizde koro şefliği yapan Udî Ali Rıfat Çağatay ile musikimize koro şefliği ve koro mefhumu resmi olarak girmiş oluyor.
Saray okulu Enderûn’un kapatılması,arkasından kurulan Darülelhan’da Türk Mûsikîsi’nin yasaklanması üzerine müzisyenler çareyi saray,konaklar,evlerde toplanmakta bulur ve bu toplantılarda musiki üzerine sohbetler yapılır ve meşkler gerçekleştirilirmiş. Daha sonra başta İstanbul olmak üzere Ankara,İzmir ve diğer şehirlerimizde kısıtlı imkânlar ile kurulan çeşitli dernek,cemiyet ve korolarla bu eksiklik giderilmeye çalışılmıştır. Tanburi Cemil Bey’in oğlu Mesud Cemil’in de musikimizde koro aracılığı ile daha çok insana musiki öğretilmesi konusunda büyük çabaları ve gayretleri vardır.
1976 yılına kadar okullaşamayan musikimiz,bu boşluğu kurulan Ankara ve İstanbul Radyoları ile doldurmuştur. Her iki radyoda da oluşturulan koroların musikimize büyük hizmeti geçmiştir. Bu konuda İstanbul Belediyesi konservatuarı icra heyetinin de adını anmak gerekir.
Mesud Cemil Bey,Türk Musikisi’nde koral icra geleneğini başlatmıştır. Mesud Cemil Bey’in başlattığı Klâsik Türk Musikisi koro icracılığı,Nevzat Atlığ ile yurt alanında yaygınlık kazanmıştır. Önceleri radyo,daha sonra TV yayınlarından faydalanılarak klâsik musikimizi en seçkin eserlerini ,yönetmekte olduğu İstanbul Devlet Klâsik Türk Müziği korosu ile dinletmiştir. Ülkemizde TV yayını başlamadan önce Ankara Radyosu ve İstanbul Radyosu’nca gerçekleştirilen radyo yayınlarının musikimizin tanıtılması,sevdirilmesi konusunda büyük faydaları dokunmuş ve pek çok sayıda sanatçı yetişerek musiki hayatına ölümsüz katkıda bulunmuşlardır.
1976 yılında kurulan İ.T.Ü.Devlet konservatuarı ile musikimizin okullaşmaya başlaması ve Kültür Bakanlığı bünyesinde İstanbul’da oluşturulan Devlet korosu’nun ,başta kurucu şefi Nevzat Atlığ olmak üzere musikimize büyük hizmetleri olmuştur. Koro şefi Nevzat Atlığ, 1949-1998 yılları arasında kesintisiz olarak şeflik yapmıştır. Koronun yapısında çeşitli saz ve ses sanatçıları bulunmaktadır,koro oluşturulurken ritm saz kullanılmaması bazı çevrelerce eleştiriye uğramış olup koro, Nevzat Atlığ yönetiminde geleneği uygular bir şekilde temiz ve kaliteli icra sağlamış,üslûp konusunda da taviz vermemiştir.
Nevzat Atlığ,oluşturduğu koroda getirmiş olduğu disiplinle koroyu adeta bir batı müziği orkestrasına benzetmiştir. Sazların ve solistlerin yerleşimi, adeta bir batı orkestrasını çağrıştırır niteliktedir.
Koro,kuruluşundan günümüze değin özellikle ismi içinde bulunan klâsik koro adına uygun bir şekilde gerek büyük formda gerekse diğer formlarda birçok eseri konserler halinde gerek yurt içi,gerekse yurt dışında seslendirmiş ve bu eserler kayıt altına alınarak da ölümsüzleştirilmiştir.
Koro bünyesinde birçok saz ve ses sanatçısı yetişmiş,gençlere örnek olarak bu alanda önemli bir boşluğu doldurmuştur. Batı standartlarında kurulan Türk Müziği koroları,repertuarına aldıkları çok sesli ilahi,şarkı v.b. diğer eserleri de seslendirmiş ve halen de seslendirmektedir. Müziğimizin yapısı tek sesli olmasına rağmen ,bazı besteciler tarafından bestelenen çok sesli şarkı,türkü ve dini eserler de bu korolar tarafından seslendirilmektedir.
Oluşturulan bu korolar sadece mûsiki icra etmeyip çeşitli nota yayınları ve kitap basma işiyle de ilgilenmiş,o yıllarda oluşan boşluğu da bu yayınlar ile doldurmaya çalışmıştır.
Kültür Bakanlığı’nca ilk olarak İstanbul’da oluşturulan Devlet Klasik Türk Mûsikîsi korosu ve ardından Ankara,İzmir,Diyarbakır ve Elazığ gibi diğer illerde de koroların kurulmuş olması mûsikîmizin devlet katında sahiplenildiğinin bir delilidir. Halen bu korolar gerek bulunduğu illerde gerekse yurt dışında konserler verip turneler gerçekleştirmekte , musikimizi tanıtmakta ve sevdirmektedir. Kültür Bakanlığı ‘na bağlı korolar dışında Türkiye Radyo-Televizyon (TRT) Kurumu’na bağlı olarak Ankara,istanbul ve İzmir’de bulunan radyolarda çalışmakta olan korolar da mevcuttur, yazımızın başında da belirttiğim gibi ilk başta Ankara ve İstanbul Radyoları olmak üzere İzmir Radyosu’nda oluşturulan koroların musikimize büyük katkısı olmuştur. Bu korolar eskisi gibi çok aktif olmamasına rağmen halen çalışmaya devam etmektedir. Bu korolar; Tasavvuf Mûsikîsi(Dinî) ,Klâsik Türk Mûsikîsi ve son dönem Türk Mûsikisi alanlarında eserler icra etmiş,özel olarak oluşturulan Küçük Koro,Erkekler Topluluğu ve Kadınlar Topluluğu koroları ile de klasik dönem eserlerinden örnekler veren korolar da oluşturulmuştur.
Mûsikîmiz esas itibariyle,yapısıyla koral icraya uygun bir mûsikî olmamasına rağmen koro şefleri tarafından getirilen çeşitli yöntem ve uygulamalarla koral icraya uygun hale getirilmeye çalışılmıştır. Bu konuda en dikkat çekici yöntem,koroların sayı olarak daha küçük tutulmasıdır. Sayı ne kadar az olursa koral birlik o kadar güzel olacaktır. Mûsikîmiz bir “meşk” mûsikîsi olduğundan koroda bulunan saz ve ses sanatçıları aynı dönemden geldiği takdirde daha iyi anlaşacak ve icrada ,anlayışta bir birlik sağlanacaktır.
Mûsikîmizde Kültür Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan Devlet Koroları,TRT Kurumu’na bağlı olarak çalışan çeşitli koroların dışında ,ayrıca çeşitli üniversitelere bağlı olarak çalışmalarını sürdüren üniversite koroları,dernek ve cemiyet koroları ve çeşitli illerde Halk Eğitimi merkezlerine bağlı olarak çalışmalarını sürdüren amatör korolar da mevcuttur. Ayrıca TPAO,TAİ,TKİ,MKE v.b. resmî kuruluşların hatta Askeri kuruluşların bünyesinde dahi amatör koro çalışması yapıldığı görülmektedir. Benim tesbit ettiğim bu ve benzeri resmi korolar da bir güvenlik mensubu ile bir daire başkanı aynı sahnede yer alabilmekte koro üyeleri dolayısıyla kurum içindeki personelin aralarındaki sosyal ilişki gelişmektedir.
Bu amatör korolarda üniversite öğrencisi,öğretim üyesi olduğu gibi halkın içinden gelen esnaf, tüccar,mühendis gibi çeşitli meslek gruplarından katılımcılar da yer almakta ev hanımları,emekliler de koro mensubu olabilmektedirler.
Devlet koroları ve TRT Koroları başındaki şefler ilgili merciilerce konservatuar mezunları arasından veya bu işi iyi bilen,repertuar kapasitesi geniş,disiplin ve otoriteyi sağlayan,program zevki olan adaylar arasından sınavla seçilmektedir.
TRT ve Kültür Bakanlığı koroları şefleri arasında bir sıkıntı yaşanmamaktadır, çünkü yukarıda saydığım gerekçelerden dolayı şef seçiminde belli kriterler gözönünde bulundurulmaktadır.
Esas sorun çeşitli şehirlerde,üniversitelerde,
kamu kuruluşlarında çalışmalarını sürdüren bazı korolar da mevcuttur. Bu koroların şeflerinin seçilmesinde uygulanan yöntem ve aranan kıstaslar, Devlet koroları ve TRT koro şefleri seçiminde uygulanan yöntem ve kıstaslar gibi olmamakta,bu işe uygun olmayan kişiler seçilebilmektedir. Bu konuda daha dikkatli olunması gerektiği aşikârdır.
Bu korolarda edebiyat bilgisi,usûl-vezin ilişkisi,repertuar,nota ,solfej ve teorik bilgiler verilmekte , korist ve sazlar profesyonel bir anlayışa göre yetiştirilmektedirler. Bu tür çalışmaların yanında koro çalışmasını boş zamanlarını değerlendirmek olarak görüp sadece teganni ederek yani hocanın söylediğini tekrar ederek çalışmalarını sürdüren korolar da mevcuttur. Halbuki koro çalışması demek sadece şarkı söylemek değildir, okunan eserin makamı, usûlü,vezni,güftekârı ve bestekârı hakkında bilgi sahibi olmak,o eserin daha doğru icrasına olanak sağlayacaktır,bunun bilincinde olan birçok koro mevcuttur.
Amatör korolardaki sorunlardan birisi de binlerce yıllık bir geleneği bize yansıtan musikimizin sadece şarkıdan ibaret olduğunu gören bazı korolarca sadece şarkı ve benzeri formlar öğretilmekte, âyin,beste,ağır semai v.b. klâsik mûsikimizin büyük formlarına yer verilmemekte,hatta bu tercih konser programlarına yansıtılmakta,gelen dinleyiciye de bu eserler dinlettirilmektedir.
Amatör koro konserlerinin halkın kulağının eğitilmesinde de önemli bir rolü vardır,bu sebeple hemen her formdan,her dönemden eserler yer almalıdır.
Amatör koro şeflerinin seçilmesinde daha özen gösterilmeli ,seçim yapılırken ilk başta Kültür Bakanlığı korolarında ve TRT korolarında emeği geçen veya geçmiş sanatçılar tercih edilmeli,bu iki kurumdan bir sanatçı bulunamadıysa meşk sistemiyle eğitim gören,hoca-öğrenci ilişkisini iyi uygulayan,kendi kendisine musikiyi öğrenen,kendisini yetiştiren ve bu konuda yeteneği olan,kendisini toplumda kabul ettiren amatörler arasından seçilmelidir.
Tahir Aydoğdu
Kanun Sanatçısı
TRT Ankara Radyosu

