Türk Beşleri içinde en çok Türk Müziği'nden faydalanan besteci Ferid Alnar'dır.
Alnar, eserlerinde gerek makamsal dizileri gerekse değişik usûlleri başarıyla kullanmıştır. Ayrıca kanun konçertosunun kadans bölümünde Türk Müziği'nde etkin bir şekilde yer alan taksim formuna da başarıyla yer vermiştir. Kendisi Hasan Ferid Alnar diye bilinir ama yazmış olduğu kendi biyografisinde Hasan ön adının kullanılmasından hoşnut olmadığını özellikle belirtmiştir.Ben de kendisine göstermiş olduğum bir saygı ifadesi olarak bunu yazımda uyguladım.
Kanun konçertosu’ nun bestelendiği yıllarda gerçek Türk Müziği aralıklarının armoni kurallarından dolayı kullanılamamasına rağmen Alnar, kendine has orkestrasyon tekniğini makamsal dizilere uyarlarken de başarıyı elde etmiştir. Eserleri incelendiğinde birçok makamsal diziyi gerek solist saza gerekse orkestraya göre yazarak bu anlamda başarılı bir besteci sayılması gerekir.
Kanun ve viyolonsel konçertoları, prelüd ve iki dans eserleri bu uygulamalara örnek olarak sayılabilir. Yazmış olduğu kanun konçertosu dünyada kanun sazı için yazılmış ilk konçertodur. Bir sazın sadece geleneksel üslupla tanıtımı yeterli değildir, işte Alnar geçmişte tasarladığı konçertoyu 1946’da besteleyip kanun sazının orkestral boyutta da tanınmasını sağlamıştır. (Beste 1951’de tamamlanmıştır.) Bir nevi kanun sazının bütün dünyada tanıtılmasını gerçekleştirmiştir. Çünkü ,kanun sazını iyi derecede çalan her müzisyen- yerli olsun yabancı olsun - dünyanın hemen her orkestrasıyla bu güzel konçertoyu seslendirebilir.
Bu arada Kanun Konçertosu’nu bestecisinden sonra ilk seslendiren sanatçı, aynı zamanda bir hukukçu da olan Prof.Rûhi Ayangil’dir, kendisine müteşekkirim. Esere çalışırken hem Ferid Alnar’ın icrasından hem de Rûhi Ayangil’in icrasından faydalandığımı belirtmek isterim.
Ferid Alnar'ın bir başka özelliği de düzenlemiş olduğu eserlerin altına eserin sahibi kendisi değilse bunu özellikle belirtmiştir, halbuki bazı besteciler eserin sahibi kendisi olmamasına rağmen eserin sahibi olarak kendisini göstermiştir.
Alnar, eserlerinde adaptasyon yapmamış, kendisine has melodiler kullanmış, bunların armonizasyonunu da kendine has tekniğiyle uygulamıştır. Bu sebeplerden dolayı her zaman Türk kalmış ve Türk motiflerini en etkin bir şekilde kullanabilmeyi başarmış bir bestecimizdir Ferid Alnar.
Bu arada kıyıda, köşede kalmış bir bestecidir aynı zamanda ! Diğer bestecilere bütün ödüller ve devlet sanatçılığı unvanı verilirken Alnar hayattayken bu ödüllerin hiçbiri kendisine verilmemiş, ancak öldükten sonra bazı ödüller eşine takdim edilebilmiştir.
(1998 SCA Vakfı tarafından onur ödülü Ferid Alnar’ın şahsında eşi Sevin Alnar’a takdim edilmiştir.Aynı akşam benim solistliğim ve Anadolu yaylı sazlar beşlisi eşliğinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de katıldığı bir törende Alnar’ın kanun konçertosu başarıyla seslendirilmiştir.)
Türk Beşleri'nin Alnar dışında kalan diğer üyelerinin adlarına konser salonu ismi verilirken, bu besteciler adına kürsüler kurulurken yine Alnar'ın adı unutulmuştur. Bu unutulmuşluğun altında yatan önemli sebeplerden birisi de Alnar'ın Türk Müziği kökenli olmasıdır. Mimarlık eğitimi görmesinden dolayı eserlerinde sağlam bir üslup vardır, bu kolaylıkla hissedilir.
Ayrıca bir tesadüf eseri bulduğum büyük orkestra için yazılmış İstanbul Suiti adlı Alnar eseri, gerek Türk motifleriyle gerekse batı tekniğiyle işlenmiş ve adeta İstanbul kokan nadide bir orkestra eseridir. Alnar, bu eserinde de son derece başarılı bir teknik kullanmıştır.
Alnar’ın yazmış olduğu biyografide anlattığına göre 1000’den fazla konser, yüzlerce opera ve temsil yönetmiş , pek çok taş plak kayıdında da bulunmuştur.
Türk Müziğine yaptığı katkıları gerek kanun sazı bakımından ,saz eserleri bakımından gerekse oda müziği tarzında yazmış olduğu eserler bakımından incelemek gerekir.
Türk Müziği tarzında bestelediği saz eserlerinde ustalık gerektiren geçki teknikleri kullanmış ve son derece başarılı saz eserleri bestelemiştir. Günümüzde unutulan ve Türk Müziği makamları kullandığı Kelebek Zabit opereti de ilginç eserlerinden birisidir, ne yazık ki notası bulunamamıştır.
Kanun icracısı olarak da son derece başarılıdır ;gerek taksimleri, gerek taş plak eşlikleri son derece kaliteli ve etkileyicidir. Kanun sazında sol elle eşlik edip sağ elle melodi çalmayı ilk uygulayanlardan birisi de Ferid Alnar'dır ,kanun taksimleri ve taksimlerde kullandığı teknikler de dikkate değerdir.
Bestelemiş olduğu on piyano eserinde de Türk Müziği melodileri kullanarak farklılık yaratmıştır. Ayrıca orkestra için yazdığı bazı oyun havalarını da kanun enstrümanına uygulamıştır. Bu oyun havalarından birisi de Kanun ve yaylı sazlar beşlisi ve/veya yaylı sazlar orkestrası için 1936’da bestelediği “Çiftetelli” adlı adagio’ dur. Çiftetelli adlı eseri 2000 yılında Merkez Bankası için gerçekleştirilen Ferid Alnar CD’sinde seslendirdim ve CD’de yer verdik.
Ayrıca 2014 yılında “Peşrev’den Konçerto’ya “ adında 2 CD’den oluşan albüm; Kalan Müzik’ten yayınlandı ve bu albümde Alnar’ın saz eserlerinden keman sanatçısı Cihat Aşkın ile örnekler verdim ;
2 . CD’de ise kanun konçertosu, çiftetelli, trio fantezi ve keman/piyano suiti’ nden oluşan oda müziği eserleri Anadolu Yaylı sazlar beşlisi, Cihat Aşkın, Mehru Ensari ve Gülgûn Akagün Sarısözen tarafından seslendirilmiştir.
Alnar’ın bestelediği ve içinde Türk Müziği makamları ve usülleri kullandığı eserlerden birisi de Viyolonsel konçertosu’ dur. Bu eserin bestesinde de üslûbunu ve yeteneğini konuşturmuş, konçertonun icrasından sonra da hem Türkiye’de hem de yurt dışında övgüler almıştır.
Oda müziği eserleri ve konçertolarında Türk Müziği makamlarını kullandığı için Türk Müziği'ni dünyaya tanıtan önemli bir bestecidir, bu anlamda katkıları son derece önemli olup eserleri bütün dünyada gerek solist sazlar eşliğinde gerek orkestralarla sıklıkla seslendirilmelidir.
Bu arada geçtiğimiz 7-8 ay önce bir gelişme yaşandı ve Ferid Alnar’ın eserleri,kıyafet ve özel eşyaları bir koleksiyonere satıldı.(koleksiyonerin adı:Osmantan Erkır) Halbuki Alnar’ın eserlerini yani terekesini elinde bulunduran İlhami Eriş’i uyarmıştım; bunları kişiye özel değerlendirmeyin bir vakıfa verin demiştim ama ne yazık ki bu yapılmadı. Ama Osmantan Bey kültür hizmeti amacıyla yapılan etkinliklere son derece destek oluyor,kendisine bu vesile ile teşekkür ediyorum.Umarım Alnar’ın eserleri unutulup gitmez. .
Ferid Alnar’ın adı, diğer bestecilere yapıldığı gibi konser salonlarına, üniversitede kürsülere, yaşadığı Ankara’daki sokağa verilmelidir. Böylesi başarılı ve bestelediği her eseri nedeniyle övgü alan değerli bir bestecinin adını ve eserlerini yaşatmak için her sanatçıya, senfoni orkestralarına ve orkestra şeflerine büyük görev düşmektedir.
Umarım yakın zamanda bunlar gerçekleşir ve Alnar’ın adı, eserleri gelecek kuşaklara başarıyla ve doğru olarak aktarılır. 1978’de Ankara’da kaybettiğimiz Ferid Alnar’ı saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum. Mekânı cennet ve rûhu şad olsun.
Tahir Aydoğdu
