Sivil toplum, demokrasinin temel taşıdır.
Güçlü sivil toplum, güçlü demokrasi demektir.
Güçlü sivil toplum, toplumsal denge demektir.
Güçlü sivil toplum, dayanışma demektir.
Güçlü sivil toplum, insan onurunu koruyan ortak bilinç demektir.
Dernekler, vakıflar, platformlar ve diğer sivil toplum kuruluşları topluma hizmet etmek için vardır.
STK ticaret yapan şirket değildir.
STK kâr amacıyla kurulmuş ticari işletme değildir.
STK toplumsal sosyal sorumluluk üstlenir.
STK hak savunuculuğu yapar.
STK insan odaklı sorunları görünür kılar.
STK çözüm üretir.
STK kamu adına topluma hizmet eder.
STK çoğu zaman devletin ulaşamadığı alana ulaşır.
Mağdura dokunur.
Yoksula ulaşır.
Engelliye destek olur.
Çocuğu korur.
Kadını güçlendirir.
Çalışanı savunur.
İnsanın onurunu merkeze alır.
Bu nedenle STK’lar bankacılık sisteminde ticari şirket gibi görülmemelidir.
STK hesabı, ticari işletme hesabı gibi değerlendirilmemelidir.
STK’nın bağışı, aidatı, proje katkısı ve gönüllü desteği ticari kazanç mantığıyla ele alınmamalıdır.
Bugün bankacılık sistemi STK gerçeğini yeterince dikkate almamaktadır.
Bankacılık sistemi çoğunlukla iki temel bakışla hareket etmektedir.
Bireysel bankacılık.
Ticari bankacılık.
Oysa bu iki kategori sivil toplumu tam olarak karşılamamaktadır.
STK ne klasik bireysel müşteridir.
Ne de klasik ticari işletmedir.
STK ayrı bir gerçekliktir.
STK ayrı bir hukuki alandır.
STK ayrı bir toplumsal alandır.
STK kamu yararı üreten özel bir yapıdır.
Bu gerçek görülmelidir.
STK’ların yaptığı her işlemden masraf alınması, sivil toplumun gücünü azaltmaktadır.
Küçük bağışlardan kesilen işlem ücretleri toplumsal dayanışmayı zayıflatmaktadır.
Aidat ödemelerinden alınan masraflar gönüllülük enerjisini kırmaktadır.
Proje ödemelerinde çıkan bankacılık giderleri kamu yararına ayrılacak kaynağı azaltmaktadır.
Bu doğru değildir.
Bir STK’nın 100 liralık bağışından işlem masrafı kesilmemelidir.
Bir derneğin üye aidatı bankacılık giderleri içinde erimemelidir.
Bir vakfın sosyal yardım ödemesi gereksiz prosedürlere takılmamalıdır.
Bir hak savunuculuğu kuruluşu, kendi hesabındaki parayı kullanmak için ticari işletme gibi masraf ödememelidir.
Eğer devlet sivil toplumu desteklemek istiyorsa, önce STK’ların bankacılık yükünü hafifletmelidir.
Eğer kamu, STK’lardan toplumsal sorumluluk bekliyorsa, STK’ların finansal işlem maliyetlerini azaltmalıdır.
Eğer sivil toplum kamu yararına çalışıyorsa, bankacılık sistemi de bu kamu yararını görmelidir.
Bu destek sadece hibe ile olmaz.
Bu destek sadece proje çağrısı ile olmaz.
Bu destek bankacılık sistemindeki kolaylıklarla da olur.
BDDK bu noktada yeni bir bakış açısı geliştirmelidir.
BDDK sivil toplum gerçeğini içselleştirmelidir.
BDDK, STK’lar için ayrı ve destekleyici bir bankacılık yaklaşımı oluşturmalıdır.
Bankalar da STK’lara şirket muamelesi yapmaktan vazgeçmelidir.
Kamu bankaları bu konuda öncü olmalıdır.
Çünkü kamu bankalarının görevi sadece kâr etmek değildir.
Kamu bankaları toplumsal faydayı da gözetmelidir.
Kamu bankaları üstün kamu yararı bulunan alanlarda kolaylaştırıcı rol üstlenmelidir.
Kamu bankaları sivil toplumun güçlenmesine katkı sunmalıdır.
Sivil toplum kuruluşlarına yönelik işlem masrafları yeniden değerlendirilmelidir.
Dernek ve vakıf hesaplarında EFT, havale, aidat tahsilatı, bağış tahsilatı ve proje ödemeleri için düşük maliyetli veya masrafsız sistem kurulmalıdır.
Kamu yararına çalışan STK’lar desteklenmelidir.
Hak savunuculuğu yapan STK’lar desteklenmelidir.
Sosyal destek üreten STK’lar desteklenmelidir.
Toplumsal sorunların çözümüne katkı veren STK’lar desteklenmelidir.
Çağ değişti.
Bankacılık anlayışı da değişmek zorundadır.
STK’ları ticari müşteri gibi gören bankalar toplumsal desteğini kaybedecektir.
Toplumsal fayda üreten kuruluşları masraf yükü altında bırakan anlayış sürdürülebilir değildir.
Çağa ayak uyduran bankalar ayakta kalacaktır.
Sorun çözen bankalar tercih edilecektir.
Sivil toplumu destekleyen bankalar toplumsal itibar kazanacaktır.
STK’nın emeğine saygı duyan bankalar geleceğin bankaları olacaktır.
Buradan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu göreve çağırıyoruz.
BDDK sivil toplum kuruluşları için ayrı bir bankacılık kategorisi oluşturmalıdır.
BDDK, STK’lar lehine destekleyici ve pozitif bir sistem kurmalıdır.
BDDK bankalara bu konuda rehber ilkeler yayımlamalıdır.
BDDK kamu bankalarını bu konuda öncü olmaya davet etmelidir.
Kamu bankaları da STK bankacılığında sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir.
Önerilerimiz şunlardır:
STK’lar için ayrı bankacılık müşteri türü oluşturulmalıdır.
Dernek ve vakıf hesaplarından alınan işlem masrafları kaldırılmalıdır.
STK’ların havale ve EFT işlemleri masrafsız veya sembolik ücretli olmalıdır.
Üye aidatı ve bağış tahsilatlarında komisyon alınmamalıdır.
Kamu yararına çalışan STK’lara özel destek paketi hazırlanmalıdır.
STK’ların dijital tahsilat sistemlerine erişimi kolaylaştırılmalıdır.
Proje hesabı, bağış hesabı ve aidat hesabı gibi özel hesap türleri geliştirilmelidir.
STK’lar için düşük maliyetli POS, sanal POS ve QR ödeme altyapısı sağlanmalıdır.
Kamu bankaları STK bankacılığı birimleri kurmalıdır.
STK temsilcileriyle düzenli istişare mekanizması oluşturulmalıdır.
BDDK, STK bankacılığı konusunda bankalara rehber ilke yayımlamalıdır.
STK işlemlerinde şeffaf, sade ve düşük maliyetli tarife uygulanmalıdır.
Küçük bağış ve aidat ödemelerinde masraf alınmamalıdır.
Kamu bankaları sivil toplum kuruluşlarına özel çağrı merkezi ve dijital destek hattı kurmalıdır.
STK’ların hesap açma, yetkili değiştirme ve belge güncelleme işlemleri kolaylaştırılmalıdır.
Sivil toplum demokratik hayatın yükünü taşır.
Bankacılık sistemi bu yükü artırmamalıdır.
Tam tersine kolaylaştırmalıdır.
Çünkü STK ticari şirket değildir.
STK toplumsal fayda üretir.
STK kamu yararı için çalışır.
STK insan için vardır.
Bankacılık sistemi bu gerçeği artık görmelidir.


