İlhan İŞMAN
Köşe Yazarı
İlhan İŞMAN
 

Lozan'ı Tartışmaya Açmak Kime Ne Kazandırır?

    Bazı soruların cevabı, sorunun kendisinden daha önemlidir.   İşte o sorulardan biri...   Lozan'ı tartışmaya açmak kime ne kazandırır?   Bir an durup düşünelim.   Lozan, sadece bir barış antlaşması değildir.   Bir milletin küllerinden doğuşunun hukuk önündeki tescilidir.   Bağımsızlığın imzasıdır.   Milli egemenliğin dünyaya ilanıdır.   Peki, o hâlde neden her fırsatta yeniden tartışmanın konusu yapılıyor?   Tarih gerçekten öğrenilmek mi isteniyor?   Yoksa toplumun ortak hafızası mı örseleniyor?   Bir milleti zayıflatmanın en kolay yolu, ortak değerlerini tartışmalı hâle getirmektir.   Önce geçmişi sorgulatırsınız.   Sonra ortak hafızayı bulanıklaştırırsınız.   Ardından güven duygusunu aşındırırsınız.   Sonunda ise birlik duygusu zarar görür.   Oysa Lozan, siyasi görüşlerin değil, milletin ortak kazanımıdır.   Lozan'ın masasında bir parti yoktu. Bir millet vardı.   Cephede kazanılan zaferi, diplomasiyle kalıcı hâle getiren bir millet...   Elbette tarih konuşulacaktır.   Yeni belgeler incelenecektir.   Farklı değerlendirmeler yapılacaktır.   Buna kimsenin itirazı olamaz.   Ancak tarihî olayları konuşmak başka şeydir.   Toplumun ortak değerlerini sürekli tartışmanın merkezine taşımak başka...   Bu ayrımı doğru yapmak gerekir.   Bugün bize düşen, geçmişle kavga etmek değildir.   Geçmişten güç almaktır.   Lozan'ı bir ayrışma başlığına dönüştürmek değil, bağımsızlığın ve milli egemenliğin sembolü olarak anlamaktır.   Çünkü bu ülkenin en büyük gücü, farklılıklarına rağmen aynı bayrağın altında birleşebilen insanlarıdır.   Demokrasi de bunun adıdır.   Birbirini ötekileştirmeden konuşabilmek...   Geçmişe saygıyla bakıp geleceği birlikte kurabilmek...   Asıl mesele de budur.   Lozan'ın kazandırdıkları ortadadır.   Asıl sorgulanması gereken, onu sürekli tartışmanın ne kazandırdığıdır.   Soruyu yeniden soralım.   Lozan'ı tartışmaya açmak gerçekten Türkiye'yi daha güçlü mü yapıyor?   Yoksa bizi ortak hafızamızdan uzaklaştırarak birbirimize yabancı mı bırakıyor?   Bu sorunun cevabı, yalnızca dünü değil, yarını da belirleyecektir.    Türkiye'nin aydınlık yarınlara ulaşması hepimizin ortak vizyonu olmalıdır...   Terörsüz Türkiye raporunun tartışıldığı bu ortamda; Lozanı tartışmaya açanların olaya bir de bu açıdan bakmaları gerekir kanaatindeyim...
Ekleme Tarihi: 26 Temmuz 2026 -Pazar
İlhan İŞMAN

Lozan'ı Tartışmaya Açmak Kime Ne Kazandırır?

 

 

Bazı soruların cevabı, sorunun kendisinden daha önemlidir.

 

İşte o sorulardan biri...

 

Lozan'ı tartışmaya açmak kime ne kazandırır?

 

Bir an durup düşünelim.

 

Lozan, sadece bir barış antlaşması değildir.

 

Bir milletin küllerinden doğuşunun hukuk önündeki tescilidir.

 

Bağımsızlığın imzasıdır.

 

Milli egemenliğin dünyaya ilanıdır.

 

Peki, o hâlde neden her fırsatta yeniden tartışmanın konusu yapılıyor?

 

Tarih gerçekten öğrenilmek mi isteniyor?

 

Yoksa toplumun ortak hafızası mı örseleniyor?

 

Bir milleti zayıflatmanın en kolay yolu, ortak değerlerini tartışmalı hâle getirmektir.

 

Önce geçmişi sorgulatırsınız.

 

Sonra ortak hafızayı bulanıklaştırırsınız.

 

Ardından güven duygusunu aşındırırsınız.

 

Sonunda ise birlik duygusu zarar görür.

 

Oysa Lozan, siyasi görüşlerin değil, milletin ortak kazanımıdır.

 

Lozan'ın masasında bir parti yoktu. Bir millet vardı.

 

Cephede kazanılan zaferi, diplomasiyle kalıcı hâle getiren bir millet...

 

Elbette tarih konuşulacaktır.

 

Yeni belgeler incelenecektir.

 

Farklı değerlendirmeler yapılacaktır.

 

Buna kimsenin itirazı olamaz.

 

Ancak tarihî olayları konuşmak başka şeydir.

 

Toplumun ortak değerlerini sürekli tartışmanın merkezine taşımak başka...

 

Bu ayrımı doğru yapmak gerekir.

 

Bugün bize düşen, geçmişle kavga etmek değildir.

 

Geçmişten güç almaktır.

 

Lozan'ı bir ayrışma başlığına dönüştürmek değil, bağımsızlığın ve milli egemenliğin sembolü olarak anlamaktır.

 

Çünkü bu ülkenin en büyük gücü, farklılıklarına rağmen aynı bayrağın altında birleşebilen insanlarıdır.

 

Demokrasi de bunun adıdır.

 

Birbirini ötekileştirmeden konuşabilmek...

 

Geçmişe saygıyla bakıp geleceği birlikte kurabilmek...

 

Asıl mesele de budur.

 

Lozan'ın kazandırdıkları ortadadır.

 

Asıl sorgulanması gereken, onu sürekli tartışmanın ne kazandırdığıdır.

 

Soruyu yeniden soralım.

 

Lozan'ı tartışmaya açmak gerçekten Türkiye'yi daha güçlü mü yapıyor?

 

Yoksa bizi ortak hafızamızdan uzaklaştırarak birbirimize yabancı mı bırakıyor?

 

Bu sorunun cevabı, yalnızca dünü değil, yarını da belirleyecektir. 

 

Türkiye'nin aydınlık yarınlara ulaşması hepimizin ortak vizyonu olmalıdır...

 

Terörsüz Türkiye raporunun tartışıldığı bu ortamda; Lozanı tartışmaya açanların olaya bir de bu açıdan bakmaları gerekir kanaatindeyim...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.