Tahir AYDOĞDU
Köşe Yazarı
Tahir AYDOĞDU
 

Büyük Usta : M. Reşat AYSU

Türk Musikisi’nin son dönemine bestelemiş olduğu saz eserlerindeki yepyeni anlayış, kimlik ve vizyonla damgasını vuran Reşat Aysu (1910-1999); genç müzisyenlerin ve enstrümanını ilerletip farklı boyutlara taşımak isteyen icracıların önüne çok farklı kapılar açmıştır. ​Eserlerinin içinde virtüözite içeren nağmeler olduğu gibi melodik unsurlar da yer alır. Saz semailerinde adeta bir çığır açmıştır. Bu saz semailerini başarıyla ve hakkını vererek seslendirmek yüksek icra yeteneği (virtüözite) gerektirir. Bazı eserlerinin 4. haneleri her enstrüman için bir metot niteliği taşırken, aynı zamanda ileri düzey enstrüman teknikleri gerektirir. Reşat Aysu saz semailerinin 4. hanelerinden, enstrüman metotları için pek çok egzersiz bile çıkarılabilir. ​M. Reşat Aysu Hocamızın gerek Batı müziği eğitimiyle yetişmesi ve keman enstrümanını başarıyla çalması gerekse Türk Musikisi konusunda derin bilgi sahibi olması, bu eserlerin bestelenmesinde önemli rol oynamıştır. Farklı makamlarda bestelemiş olduğu eserlerle Türk Musikisi’ne yepyeni bir hava ve canlılık, enstrümantal icra anlayışına ise yenilikler kazandırmıştır. ​Musikimizde enstrümantal icra ve virtüözite isteyen eserlerin sayısı çok fazla değildir. Reşat Aysu’nun eserleri; teknik icra zorlukları, ileri seviyede enstrüman hakimiyeti, güçlü bir deşifre ve nota bilgisi gerektirir. Şu ifadeyi özellikle kullanmak isterim: Reşat Aysu, birçok sazendenin gözbebeğidir. ​Reşat Aysu, sahip olduğu Batı müziği tekniğine Türk müziği bilgisini de ekleyerek birbirinden güzel, güzel olduğu kadar da zor saz eserleri bestelemiş, "virtüöz" olarak adlandırılması gereken bir bestecidir. ​Bilindiği üzere Klasik Türk Musikisi’nin büyük bir bölümü kâr, kârçe, beste, ağır semai, yürük semai, şarkı, gazel, köçekçe, tavşanca ve türkü gibi sözlü formlardan oluşmakta; bu eserler musikimizin ağırlıklı kısmını teşkil etmektedir. 2000’li yıllarda yapılan bir araştırmaya göre, bugün elimizde bulunan eserler içinde saz eserlerinin oranı yüzde altı veya yediyi geçmemektedir. Musikimizde sazların değeri oldukça geç anlaşılmış ve 19. yüzyılın sonlarına dek enstrümanlar sözlü eserlerin gölgesinde kalmıştır. Belki de bu sayede virtüözlük anlayışı geç ortaya çıkmıştır. ​Virtüözite isteyen eserlerin bestelenmesi ve saz musikimize ağırlık verilmesi Tanburi Cemil Bey’in eserleriyle başlar. Geçmişte pek çok saz musikisi bestecisi olduğu gibi 20. yüzyıldan Refik Fersan, Nuri Halil Poyraz, Ferid Alnar, Şerif Muhiddin Targan, Yalçın Tura ve Cinuçen Tanrıkorur gibi isimleri sayabiliriz. ​1981-2018 yılları arasında sırasıyla stajyer sanatçı adayı, kanun sanatçısı, koro şefi, jüri üyesi ve TSM Müdürü olarak 37 yıl çalıştığım TRT Ankara Radyosu’nda saz musikisine daha çok yer verme ihtiyacı hissettim. İlk olarak 2000’li yıllarda "Saz Musikimiz" adında bir program kurguladım; ardından 2002’de "Tellerden Dökülen Nağmeler" adıyla bir programa başladım. Emekli olana dek yaklaşık 15 yıl devam ettirdiğimiz bu programda, saz musikisi repertuarımızın dörtte birini seslendirdik. Saz musikisi bestecilerini ve sanatçılarını tanıtarak 500’den fazla programa imza attık. ​Gerçekleştirdiğim 500’ü aşkın "Tellerden Dökülen Nağmeler" programında Reşat Aysu’ya ve eserlerine her zaman yer verdim. Bu programlar dinleyiciler tarafından büyük ilgi ve takdir gördü. Hatta merhum Reşat Aysu’nun Kürdilihicazkâr Saz Semaisi’ni bir TV konserinde seslendirmeden önce kendisini arayıp dinlemesini sağladım. Program kapsamında kendisiyle sohbet etme imkânımız da olmuştu. ​Kürdilihicazkâr Saz Semaisi’nden bahsetmişken, pek fazla bilinmeyen bu güzel eserin bestelenme hikâyesini de paylaşmak isterim: ​1952’de arkadaşlarıyla birlikte Amerika’ya gitmek üzere gemiyle yola çıkan Reşat Aysu’nun gemisi, birkaç gece kalmak üzere İspanya’nın Barselona şehrinde mola verir. Arkadaşlarıyla Barselona sokaklarında dolaşırken iki gitar ve bir dansçıdan oluşan ekibi dinlediği sırada Kürdilihicazkâr Saz Semaisi’ni besteler. ​Bu güzel saz semaisini kanun, ney ve piyanodan oluşan Tanini Trio ile 25’ten fazla ülkede seslendirdim. Özellikle İspanya’nın Barselona şehrinde bu eseri dinleyen müzisyenler, eserin Flamenko karakteri taşıdığını söyleyerek büyük beğendiklerini belirttiler. Tanini Trio olarak bu esere "Dokunuşlar-2" adındaki albümümüzde de yer verdik ve çalışma büyük ilgi gördü. Tanini Trio, 2017 yılında bağımsız bir kuruluş olan TASAM (Türkiye Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından "Stratejik Vizyon Sahibi Sanatçı" ödülüne layık görülmüştür. ​Reşat Aysu Hocamız, Râkım Elkutlu ile 1945 yılında İzmir Musiki Cemiyeti’ni kurmuş; nota bilmeyen üstadın birçok eserini notaya alarak unutulmaktan kurtarmış ve gelecek kuşaklara doğru bir şekilde aktarılmasını sağlamıştır. ​Reşat Aysu’nun bestelerini dijital ortama aktarıp bir kitapta toplanmasını sağlayan oğlu Emre Aysu’yu da kutluyorum. Bu değerli çalışmanın yakın zamanda yayınlanmasını temenni ediyorum. ​Birbirinden güzel saz semaileri besteleyen Reşat Aysu Hocamızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Ekleme Tarihi: 20 Eylül 2026 -Pazar
Tahir AYDOĞDU

Büyük Usta : M. Reşat AYSU

Türk Musikisi’nin son dönemine bestelemiş olduğu saz eserlerindeki yepyeni anlayış, kimlik ve vizyonla damgasını vuran Reşat Aysu (1910-1999); genç müzisyenlerin ve enstrümanını ilerletip farklı boyutlara taşımak isteyen icracıların önüne çok farklı kapılar açmıştır.

​Eserlerinin içinde virtüözite içeren nağmeler olduğu gibi melodik unsurlar da yer alır. Saz semailerinde adeta bir çığır açmıştır. Bu saz semailerini başarıyla ve hakkını vererek seslendirmek yüksek icra yeteneği (virtüözite) gerektirir. Bazı eserlerinin 4. haneleri her enstrüman için bir metot niteliği taşırken, aynı zamanda ileri düzey enstrüman teknikleri gerektirir. Reşat Aysu saz semailerinin 4. hanelerinden, enstrüman metotları için pek çok egzersiz bile çıkarılabilir.

​M. Reşat Aysu Hocamızın gerek Batı müziği eğitimiyle yetişmesi ve keman enstrümanını başarıyla çalması gerekse Türk Musikisi konusunda derin bilgi sahibi olması, bu eserlerin bestelenmesinde önemli rol oynamıştır. Farklı makamlarda bestelemiş olduğu eserlerle Türk Musikisi’ne yepyeni bir hava ve canlılık, enstrümantal icra anlayışına ise yenilikler kazandırmıştır.

​Musikimizde enstrümantal icra ve virtüözite isteyen eserlerin sayısı çok fazla değildir. Reşat Aysu’nun eserleri; teknik icra zorlukları, ileri seviyede enstrüman hakimiyeti, güçlü bir deşifre ve nota bilgisi gerektirir. Şu ifadeyi özellikle kullanmak isterim: Reşat Aysu, birçok sazendenin gözbebeğidir.

​Reşat Aysu, sahip olduğu Batı müziği tekniğine Türk müziği bilgisini de ekleyerek birbirinden güzel, güzel olduğu kadar da zor saz eserleri bestelemiş, "virtüöz" olarak adlandırılması gereken bir bestecidir.

​Bilindiği üzere Klasik Türk Musikisi’nin büyük bir bölümü kâr, kârçe, beste, ağır semai, yürük semai, şarkı, gazel, köçekçe, tavşanca ve türkü gibi sözlü formlardan oluşmakta; bu eserler musikimizin ağırlıklı kısmını teşkil etmektedir. 2000’li yıllarda yapılan bir araştırmaya göre, bugün elimizde bulunan eserler içinde saz eserlerinin oranı yüzde altı veya yediyi geçmemektedir. Musikimizde sazların değeri oldukça geç anlaşılmış ve 19. yüzyılın sonlarına dek enstrümanlar sözlü eserlerin gölgesinde kalmıştır. Belki de bu sayede virtüözlük anlayışı geç ortaya çıkmıştır.

​Virtüözite isteyen eserlerin bestelenmesi ve saz musikimize ağırlık verilmesi Tanburi Cemil Bey’in eserleriyle başlar. Geçmişte pek çok saz musikisi bestecisi olduğu gibi 20. yüzyıldan Refik Fersan, Nuri Halil Poyraz, Ferid Alnar, Şerif Muhiddin Targan, Yalçın Tura ve Cinuçen Tanrıkorur gibi isimleri sayabiliriz.

​1981-2018 yılları arasında sırasıyla stajyer sanatçı adayı, kanun sanatçısı, koro şefi, jüri üyesi ve TSM Müdürü olarak 37 yıl çalıştığım TRT Ankara Radyosu’nda saz musikisine daha çok yer verme ihtiyacı hissettim. İlk olarak 2000’li yıllarda "Saz Musikimiz" adında bir program kurguladım; ardından 2002’de "Tellerden Dökülen Nağmeler" adıyla bir programa başladım. Emekli olana dek yaklaşık 15 yıl devam ettirdiğimiz bu programda, saz musikisi repertuarımızın dörtte birini seslendirdik. Saz musikisi bestecilerini ve sanatçılarını tanıtarak 500’den fazla programa imza attık.

​Gerçekleştirdiğim 500’ü aşkın "Tellerden Dökülen Nağmeler" programında Reşat Aysu’ya ve eserlerine her zaman yer verdim. Bu programlar dinleyiciler tarafından büyük ilgi ve takdir gördü. Hatta merhum Reşat Aysu’nun Kürdilihicazkâr Saz Semaisi’ni bir TV konserinde seslendirmeden önce kendisini arayıp dinlemesini sağladım. Program kapsamında kendisiyle sohbet etme imkânımız da olmuştu.

​Kürdilihicazkâr Saz Semaisi’nden bahsetmişken, pek fazla bilinmeyen bu güzel eserin bestelenme hikâyesini de paylaşmak isterim:

​1952’de arkadaşlarıyla birlikte Amerika’ya gitmek üzere gemiyle yola çıkan Reşat Aysu’nun gemisi, birkaç gece kalmak üzere İspanya’nın Barselona şehrinde mola verir. Arkadaşlarıyla Barselona sokaklarında dolaşırken iki gitar ve bir dansçıdan oluşan ekibi dinlediği sırada Kürdilihicazkâr Saz Semaisi’ni besteler.

​Bu güzel saz semaisini kanun, ney ve piyanodan oluşan Tanini Trio ile 25’ten fazla ülkede seslendirdim. Özellikle İspanya’nın Barselona şehrinde bu eseri dinleyen müzisyenler, eserin Flamenko karakteri taşıdığını söyleyerek büyük beğendiklerini belirttiler. Tanini Trio olarak bu esere "Dokunuşlar-2" adındaki albümümüzde de yer verdik ve çalışma büyük ilgi gördü. Tanini Trio, 2017 yılında bağımsız bir kuruluş olan TASAM (Türkiye Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından "Stratejik Vizyon Sahibi Sanatçı" ödülüne layık görülmüştür.

​Reşat Aysu Hocamız, Râkım Elkutlu ile 1945 yılında İzmir Musiki Cemiyeti’ni kurmuş; nota bilmeyen üstadın birçok eserini notaya alarak unutulmaktan kurtarmış ve gelecek kuşaklara doğru bir şekilde aktarılmasını sağlamıştır.

​Reşat Aysu’nun bestelerini dijital ortama aktarıp bir kitapta toplanmasını sağlayan oğlu Emre Aysu’yu da kutluyorum. Bu değerli çalışmanın yakın zamanda yayınlanmasını temenni ediyorum.

​Birbirinden güzel saz semaileri besteleyen Reşat Aysu Hocamızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.