Bazı insanlar vardır; kendilerini aynada değil, makamın camında seyrederler. Gücü karakter sanır, alkışı hakikat zanneder, koltuğu ise ebediyet… Oysa zaman, en sessiz ama en adil hâkimdir. Gün gelir perde kapanır; geriye ne mühür kalır ne unvan… Sadece insanın bıraktığı iz konuşur. Bu taşlama, bir kişiye değil; kibri meziyet, makamı şahsiyet zanneden her devrin aynı tipine yazılmıştır.
Makam ile çıktın yüksek dağlara,
Selâmı çok gördün garip kullara.
Bir gün rüzgâr eser, döner çağlara,
Kalırsın meydanda... Kıytırık Adam.
Kibirden saraylar kurdun gönlüne,
Hak sözü uğramaz olmuş diline.
Gölgeni boy sandın kendi kendine,
Aldandın sonunda... Kıytırık Adam.
Derdin ki bağlı değilim makama,
Ömrün düğümlenmiş aynı kapıya.
Sarmaşık misali dolanmış dala,
Çözülmez bağların... Kıytırık Adam.
Hak'tan gelir rızık, kul eder sebep,
Alın teri kadar bulunmaz ziynet.
Emeği hor gören bulamaz hürmet,
Eksilir her günde... Kıytırık Adam.
Boş testi gürültü, dolusu sessiz,
Meyveli dal eğik, kurusu kibir.
Yiğitlik övünmek değildir hiçbir,
Bilmedin sen bunu... Kıytırık Adam.
Korkuyla kurulan düzen yıkılır,
Kul ahıyla demir dağlar sökülür.
Hak terazisinde hesap görülür,
Kaçamaz hiç kimse... Kıytırık Adam.
Makam fanidir de isim kalacak,
Dua mı bırakdın, ah mı kalacak?
Bir avuç topraktır son varılacak,
Unutma sonunu... Kıytırık Adam.
Gezgin der ki dünya döner değirmen,
Bugün beylik sürer, yarın olur sen.
İnsanı yücelten koltuk değilken,
Kibre kul olana... "Kıytırık Adam."

