Bir ülkenin hafızası emeklileridir.
Onlar yıllarca çalıştı.
Üretti.
Vergisini ödedi.
Primini yatırdı.
Devlete, millete, ekonomiye omuz verdi.
Bugün ise pek çoğu geçinemiyor.
Bu tablo kabul edilebilir değildir.
Emeklilik, hayatın huzur dönemi olmalıydı.
İnsanca yaşama dönemi olmalıydı.
Torunla vakit geçirme, sağlıkla ilgilenme, biraz nefes alma zamanı olmalıydı.
Ama bugün birçok emekli ay sonunu değil, ayın ortasını bile göremiyor.
Kira ayrı dert.
Fatura ayrı dert.
Pazar ayrı dert.
İlaç ayrı dert.
Bir ömür çalışan insanın, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz.
Emekli, bu ülkenin yükü değildir.
Emekli, bu ülkenin alın teridir.
Bu ülkenin emeğidir.
Bu ülkenin geçmişidir.
Yıllarca kamu hizmetinde, fabrikada, tarlada, okulda, hastanede, belediyede, işyerinde çalışan insanlar bugün yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmemelidir.
Bu sadece ekonomik bir sorun değildir.
Bu aynı zamanda vicdani bir sorundur.
Toplumsal adalet sorunudur.
İnsan onuru sorunudur.
Emekli maaşı, sadaka değildir.
Lütuf değildir.
Bir yardım kalemi hiç değildir.
Emekli maaşı, yıllarca verilen emeğin karşılığıdır.
Bu nedenle emekliler için kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir gelir politikası oluşturulmalıdır. Maaşlar, gerçek hayat pahalılığına göre belirlenmelidir. Barınma, sağlık, ulaşım ve temel gıda giderleri dikkate alınmalıdır.
Çünkü emekliler yalnızca rakamlardan ibaret değildir.
Her birinin bir hikâyesi vardır.
Bir emeği vardır.
Bir alın teri vardır.
Bugün emekliyi yoksulluğa mahkûm eden sistem, aslında çalışma hayatına verilen değeri de tartışmalı hâle getirir.
Çalışırken fedakârlık beklenen insanlara, emekli olunca geçim sıkıntısı reva görülemez.
Bu ülkeye yıllarını veren insanlar, ömürlerinin son döneminde hesap makinesiyle yaşamak zorunda bırakılmamalıdır.
Emekliye saygı, sadece bayramda el öpmekle olmaz.
Emekliye saygı, insanca yaşam hakkını teslim etmekle olur.
Bugün yapılması gereken açıktır.
Emeklinin sesi duyulmalıdır.
Geliri korunmalıdır.
Onuru gözetilmelidir.
Çünkü emeklinin yoksulluğu, toplumun vicdan sınavıdır.
Ülkesi için emeğini esirgemeyen emeklilerden,
Bu ülke de emeklinin hak ettiğini, esirgememelidir…
"-Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu, o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır..
Mazide muktedirken bütün kudretiyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin istikbale güvenle bakmaya hakkı yoktur.."
M. Kemal Atatürk
