23 Nisan, millet iradesinin ilanıdır.
23 Nisan, geleceğin çocuklara emanet edildiğinin açık ifadesidir.
Bu özel gün, bize iki büyük değeri aynı anda hatırlatır.
Biri ulusal egemenliktir.
Diğeri çocuklarımızdır.
Egemenlik, insan onuruna dayalı bir toplumsal düzenin adıdır.
Adaletin olduğu yerde güven vardır.
Saygının olduğu yerde huzur vardır.
İnsanın değer gördüğü yerde umut vardır.
Çocuklar da tam olarak böyle bir ülkede büyümek ister.
Güven içinde.
Sevgi içinde.
Adalet içinde.
Bugün çocuklar için güzel sözler söylüyoruz.
Bayraklar taşıyoruz.
Kutlamalar yapıyoruz.
Ama asıl soru şudur:
Biz çocuklara nasıl bir çalışma hayatı bırakıyoruz?
Çünkü çocuklar sadece evde büyümez.
Toplumun ikliminde büyür.
Ailenin huzurundan etkilenir.
Anne ve babasının iş hayatında yaşadıklarından etkilenir.
Evine mutsuz dönen bir çalışan, bu yükü çoğu zaman fark etmeden ailesine taşır.
Tam da bu noktada mobbing konusu önem kazanır.
Mobbing, sadece iş yerinin sorunu değildir.
Mobbing, toplumun sorunudur.
Sessiz kalınan her psikolojik şiddet, toplumsal vicdanda iz bırakır.
Çalışma hayatında dışlama, baskı, küçümseme, yıldırma ve itibarsızlaştırma sıradanlaştırılamaz.
Hiç kimse işini kaybetme korkusuyla susmaya mecbur bırakılmamalıdır.
Hiç kimse onuru ile ekmeği arasında seçim yapmak zorunda kalmamalıdır.
Biz, Mobbing ile Mücadele Derneği olarak buna açık bir şekilde karşı duruyoruz.
Çünkü inanıyoruz ki sağlıklı bir toplum, sağlıklı çalışma ortamlarıyla kurulur.
İnsana saygı, sadece kürsülerde savunulan bir değer olmamalıdır.
Masada da olmalıdır.
Ofiste de olmalıdır.
Fabrikada da olmalıdır.
Kurum kültüründe de olmalıdır.
23 Nisan bize geleceği düşünmeyi öğretir.
Gelecek ise bugünden kurulur.
Bugün iş yerinde adaleti korumayanlar, yarın çocuklara güçlü bir toplum bırakamaz.
Bugün çalışanını değersizleştiren yapılar, yarının insan merkezli dünyasını kuramaz.
Çocuklara daha güzel bir gelecek istiyorsak önce büyüklerin dünyasını düzeltmeliyiz.
İş yerlerinde korku değil güven hâkim olmalıdır.
Baskı değil liyakat esas alınmalıdır.
Sessizlik değil hakkaniyet güçlenmelidir.
Çünkü çocuklar söylediklerimize değil, kurduğumuz düzene bakar.
Onlar bizim davranışlarımızdan öğrenir.
Adaleti görürlerse adil olurlar.
Saygıyı görürlerse saygılı olurlar.
Şiddetsiz iletişimi görürlerse daha güçlü bireyler olurlar.
23 Nisan, sadece çocuklara armağan edilmiş bir bayram değildir.
Aynı zamanda yetişkinlere verilmiş bir ödevdir.
Bu ödev çok açıktır:
Çocuklara insan onurunun korunduğu bir ülke bırakmak.
Bu nedenle ulusal egemenlik bilinci ile insan onuruna saygı arasında güçlü bir bağ vardır.
Egemenlik, milletindir.
Millet ise insandan oluşur.
İnsanın değersizleştirildiği yerde güçlü bir toplumsal yapı kurulamaz.
Bugün bir kez daha söylemek gerekir:
Mobbingsiz bir çalışma hayatı, daha güçlü aileler demektir.
Daha güçlü aileler ise daha güvenli çocuklar demektir.
Daha güvenli çocuklar da daha sağlam bir gelecek demektir.
23 Nisan’ın ruhuna uygun olan budur.
Çocuğu korumak sadece onu sevmekle olmaz.
Onun yaşayacağı toplumu doğru inşa etmekle olur.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta çocuklarımız olmak üzere aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum.
Daha adil, daha saygılı ve daha güvenli bir çalışma hayatının, çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli miraslardan biri olduğuna inanıyorum.
