Türk360 Haber
İlhan İŞMAN
Köşe Yazarı
İlhan İŞMAN
 

Kayseri Lisesinin Nura Koşan Gençleri

Bir Fotoğraf beni yıllar öncesine götürdü. Lise yıllarım bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden (Laf aramızda galiba yaşlandım. Öğretmenlerimiz maaşallah hala genç ve dimdik ayakta… Yolları bahtları açık olsun… Hepsine en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum…) Ne zaman Kayseri Lisesi’nin önünden geçsem adımlarım yavaşlıyor. Bunu fark ediyorum. Sanki yıllar değil de birkaç gün geçmiş gibi. Kapının eşiğini hatırlıyorum. İlk günkü çekingenliği. İçerideki kalabalığın sesini. Bir de kendi içimdeki “ben burada yapabilir miyim?” sorusu. Sonra o soru, yavaş yavaş yerini başka bir şeye bıraktı. Alışkanlığa. Düzene. Güvene. Okulun bahçesi bende hep aynı duyguyu bırakır. Sabahın serinliği. Zil çalınca koşuşturan ayak sesleri. Kantinden gelen çay kokusu. Tahtaya kalkan bir arkadaşın yüzündeki heyecan. Bazı anlar var, küçük ama kalıcı. Sıranın üstüne kazınmış bir isim. Defterin kenarına çizilmiş bir şekil. Pencereden Kayseri’ye bakıp dalıp gitmeler. Ders arası uzasın diye yapılan sessiz pazarlıklar. Ergen yüreğiyle Lise aşkları Dostlar, arkadaşlar Bir de öğretmenler… Bazıları tek cümleyle insanın yönünü değiştirir. Kimi sert görünür ama iyi niyeti bellidir. Kimi yumuşak konuşur ama kalıcı iz bırakır. Biz fark etmeden omuzumuza bir sorumluluk bırakırlardı. “Sen yaparsın” der gibi. Kayseri Lisesi benim için sadece okul değil. Bir terbiye. Bir ölçü. Bir hafıza. Duvarlarında bir cümle dolaşır durur; zamanla insanın içine de yazılır: “Kayseri Lisesinin nura koşan gençleri  Güzel Anadolu’ya güneşler taşıyacak…  Bu mefkure oldukça azmimizin rehberi Cehalet boğulacak, ilm-ü fen yaşayacak.” O yıllarda bu sözler bize biraz büyük gelirdi. Biraz uzak. Biraz da tören cümlesi gibi. Şimdi ise daha net görüyorum. O söz aslında bize şunu söylüyordu: Kendini büyüt. Ama kendin için değil sadece. Şehrin için. Ülken için. İnsanlık için. Kayseri’nin hayatında bu okulun yeri de buradan geliyor. Bu şehir çalışmayı sever. Üretmeyi sever. Ayağı yere basan insanı sever. Kayseri Lisesi de tam bu çizginin içinde durur. Bir yandan köklü bir geçmişi taşır. Bir yandan da her yıl yeni bir başlangıç üretirdi. Mezun olduktan sonra yıllar hızlandı. İnsan koşturuyor. Hayat yükleniyor. Günler birbirine karışıyor. Ama nedense o okulun bazı sahneleri hep net kalıyor. Bazen kendi kendime soruyorum: Beni ben yapan şeyler nerede başladı? Cevap, çoğu kez aynı yere çıkıyor. Bir sınıfa. Bir sıraya. Bir öğretmenin bakışına. Bir arkadaşın omzuma vurmasına. Bir “hadi yetiş” telaşına. Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu hissediyorum: Kayseri Lisesi bana bir şey verdi. Adını tam koyamıyorum ama eksikliğini de hiç istemem. Bir dayanıklılık verdi. Bir ölçülülük. Bir de “iyi ol, doğru ol” çizgisi. Belki de bu yüzden, önünden geçince içimden sessizce selam veriyorum. Bir teşekkür gibi. Bir vefa gibi. Ve diliyorum… O kapıdan keşke bugün de yeni gençler çıksa. Aynı heyecanla. Aynı telaşla.   Çünkü o okul insana sadece bilgi öğretmez. İnsana kendini tanıtır. İnsana yön verir. Kayseri Lisesi, benim için bir mezuniyet hatırası değil. Hâlâ devam eden bir aidiyet duygusudur. Tüm mezunlarımızı, rahmete ermiş tüm öğretmenlerimizi, Kayseri Lisesi camiasını saygıyla, şükranla anıyorum. “Kayseri Lisesinin nura koşan gençleri  Güzel Anadolu’ya güneşler taşıyacak…  Bu mefkure oldukça azmimizin rehberi Cehalet boğulacak, ilm-ü fen yaşayacak.” Güçlüyüz, kuvvetliyiz, imanlıyız hepimiz Yaşasın Genç Türkiye… Yaşasın Mektebimiz… 
Ekleme Tarihi: 30 Ocak 2026 -Cuma
İlhan İŞMAN

Kayseri Lisesinin Nura Koşan Gençleri

Bir Fotoğraf beni yıllar öncesine götürdü.

Lise yıllarım bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden

(Laf aramızda galiba yaşlandım. Öğretmenlerimiz maaşallah hala genç ve dimdik ayakta… Yolları bahtları açık olsun… Hepsine en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum…)

Ne zaman Kayseri Lisesi’nin önünden geçsem adımlarım yavaşlıyor.

Bunu fark ediyorum.

Sanki yıllar değil de birkaç gün geçmiş gibi.

Kapının eşiğini hatırlıyorum.

İlk günkü çekingenliği.

İçerideki kalabalığın sesini.

Bir de kendi içimdeki “ben burada yapabilir miyim?” sorusu.

Sonra o soru, yavaş yavaş yerini başka bir şeye bıraktı.

Alışkanlığa.

Düzene.

Güvene.

Okulun bahçesi bende hep aynı duyguyu bırakır.

Sabahın serinliği.

Zil çalınca koşuşturan ayak sesleri.

Kantinden gelen çay kokusu.

Tahtaya kalkan bir arkadaşın yüzündeki heyecan.

Bazı anlar var, küçük ama kalıcı.

Sıranın üstüne kazınmış bir isim.

Defterin kenarına çizilmiş bir şekil.

Pencereden Kayseri’ye bakıp dalıp gitmeler.

Ders arası uzasın diye yapılan sessiz pazarlıklar.

Ergen yüreğiyle Lise aşkları

Dostlar, arkadaşlar

Bir de öğretmenler…

Bazıları tek cümleyle insanın yönünü değiştirir.

Kimi sert görünür ama iyi niyeti bellidir.

Kimi yumuşak konuşur ama kalıcı iz bırakır.

Biz fark etmeden omuzumuza bir sorumluluk bırakırlardı.

“Sen yaparsın” der gibi.

Kayseri Lisesi benim için sadece okul değil.

Bir terbiye.

Bir ölçü.

Bir hafıza.

Duvarlarında bir cümle dolaşır durur; zamanla insanın içine de yazılır:

“Kayseri Lisesinin nura koşan gençleri 

Güzel Anadolu’ya güneşler taşıyacak… 

Bu mefkure oldukça azmimizin rehberi

Cehalet boğulacak, ilm-ü fen yaşayacak.”

O yıllarda bu sözler bize biraz büyük gelirdi.

Biraz uzak.

Biraz da tören cümlesi gibi.

Şimdi ise daha net görüyorum.

O söz aslında bize şunu söylüyordu:

Kendini büyüt.

Ama kendin için değil sadece.

Şehrin için.

Ülken için.

İnsanlık için.

Kayseri’nin hayatında bu okulun yeri de buradan geliyor.

Bu şehir çalışmayı sever.

Üretmeyi sever.

Ayağı yere basan insanı sever.

Kayseri Lisesi de tam bu çizginin içinde durur.

Bir yandan köklü bir geçmişi taşır.

Bir yandan da her yıl yeni bir başlangıç üretirdi.

Mezun olduktan sonra yıllar hızlandı.

İnsan koşturuyor.

Hayat yükleniyor.

Günler birbirine karışıyor.

Ama nedense o okulun bazı sahneleri hep net kalıyor.

Bazen kendi kendime soruyorum:

Beni ben yapan şeyler nerede başladı?

Cevap, çoğu kez aynı yere çıkıyor.

Bir sınıfa.

Bir sıraya.

Bir öğretmenin bakışına.

Bir arkadaşın omzuma vurmasına.

Bir “hadi yetiş” telaşına.

Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu hissediyorum:

Kayseri Lisesi bana bir şey verdi.

Adını tam koyamıyorum ama eksikliğini de hiç istemem.

Bir dayanıklılık verdi.

Bir ölçülülük.

Bir de “iyi ol, doğru ol” çizgisi.

Belki de bu yüzden, önünden geçince içimden sessizce selam veriyorum.

Bir teşekkür gibi.

Bir vefa gibi.

Ve diliyorum…

O kapıdan keşke bugün de yeni gençler çıksa.

Aynı heyecanla.

Aynı telaşla.

 

Çünkü o okul insana sadece bilgi öğretmez.

İnsana kendini tanıtır.

İnsana yön verir.

Kayseri Lisesi, benim için bir mezuniyet hatırası değil.

Hâlâ devam eden bir aidiyet duygusudur.

Tüm mezunlarımızı, rahmete ermiş tüm öğretmenlerimizi, Kayseri Lisesi camiasını saygıyla, şükranla anıyorum.

“Kayseri Lisesinin nura koşan gençleri 

Güzel Anadolu’ya güneşler taşıyacak… 

Bu mefkure oldukça azmimizin rehberi

Cehalet boğulacak, ilm-ü fen yaşayacak.”

Güçlüyüz, kuvvetliyiz, imanlıyız hepimiz

Yaşasın Genç Türkiye… Yaşasın Mektebimiz… 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Pervin Çapan
(30.01.2026 17:28 - #210)
Başkanım cok kıymetli bir yazı kaleme almışsınız. Keyifle okurken ben de Karabük Demir Çelik Lisesi'ndeki öğrencilik yıllarıma gittim. Şimdi gençlerin maalesef sizin ve benim gözlerimizi nemlendiren böyle lise anı ve idealleri yok. Onlara sizin bu yazınızı mutlaka okuyacağım.Benim lisem depreme dayanıksız denilerek yıkıldı. Yenisini bir hayır sahibi yapacaktı, akıbeti ne oldu bilmiyorum. A. Gide, " hatıralar ölümünün elinden bir şeyleri kurtarmaktır" demiş. Muğla'dan selam ve sevgilerimle . Prof.Dr.Pervin Çapan.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.