Kurum kültürünün oluşmasında en büyük sorumluluk yöneticilere düşer.
Çünkü çalışanlar yöneticinin söylediklerinden çok yaptıklarına bakar.
Yönetici adil davranıyorsa adalet gelişir.
Yönetici liyakate önem veriyorsa çalışan kendisini geliştirmeye çalışır.
Yönetici eleştiriye açıksa çalışan düşüncesini rahatça ifade eder.
Yönetici saygılıysa kurumda saygı dili yaygınlaşır.
Yöneticilik yalnızca karar vermek değildir.
Aynı zamanda kurumu temsil etmektir.
Yöneticinin konuşması, oturuşu, yürüyüşü, giyimi ve makam ilişkileri kurumsal kültürün bir parçasıdır.
Örneğin bir genel müdür yardımcısı, genel müdür makamına elinde tesbih, eli arkasında ve kurumsal nezaketle bağdaşmayan bir tavırla girmemelidir.
Burada mesele yalnızca tesbih değildir.
Asıl mesele makamın ciddiyetine, görev hiyerarşisine ve kurumsal temsil sorumluluğuna uygun davranmaktır.
Kamu görevinde samimiyet ile laubalilik birbirine karıştırılmamalıdır.
Özgüven ile saygısızlık arasında belirgin bir sınır vardır.
Bir yönetici, hem üstlerine hem astlarına karşı ölçülü davranmalıdır.
Çünkü yöneticinin davranışı çalışanlar tarafından örnek alınır.
Kurumda nezaket bekleyen yönetici önce kendisi nazik olmalıdır.
Disiplin bekleyen yönetici önce kendi davranışlarına dikkat etmelidir.
Saygı bekleyen yönetici önce saygı göstermelidir.
Çalışanların yanında makamları, yöneticileri veya kurumun kurallarını küçümseyen davranışlar sergilenmemelidir.
Bu tür davranışlar zamanla kurumsal ciddiyeti zayıflatır.
Hiyerarşiyi tartışmalı hâle getirir.
Çalışanların kuruma ve yönetime duyduğu güveni azaltır.
Ancak yönetici bağırıyorsa bağırmak normalleşir.
Kayırmacılık yapıyorsa adaletsizlik sıradanlaşır.
Sorunları görmezden geliyorsa sessizlik kurumsallaşır.
Başarıyı kendisine, başarısızlığı çalışanlara yükleyen yönetici güven oluşturamaz.
Yönetici önce örnek olmalıdır.
Söz ile davranış arasında uyum bulunmalıdır.
Çalışanlardan beklediği disiplini kendisi de göstermelidir.
Kuralları herkese eşit uygulamalıdır.
Görevlendirmelerde liyakati esas almalıdır.
Çalışanların onurunu korumalıdır.
Eleştiriyi düşmanlık olarak görmemelidir.
Sorunları büyümeden çözmelidir.
Mobbing, ayrımcılık, taciz ve dışlama iddialarını ciddiyetle incelemelidir.
Çünkü yönetmek sadece emir vermek değildir.
Yönetmek; dinlemek, anlamak, yön göstermek, temsil etmek ve sorumluluk almaktır.
