İlhan İŞMAN
Köşe Yazarı
İlhan İŞMAN
 

Terörsüz bir Türkiye, Ama Nasıl?

Terörsüz Türkiye hepimizin ortak arzusudur. Hiçbir anne evladının yolunu gözlememelidir. Hiçbir çocuk babasız büyümemelidir.   Hiçbir askerimiz, polisimiz, öğretmenimiz, işçimiz veya vatandaşımız terörün hedefi olmamalıdır.   Silahlar susmalıdır. Terör sona ermelidir. Ancak asıl soru şudur: Terörsüz bir Türkiye nasıl kurulacaktır?   Bu soru yalnızca güvenlik meselesi değildir. Aynı zamanda hukuk, adalet, demokrasi ve toplumsal vicdan meselesidir.   Atılacak her adımın merkezinde Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü bulunmalıdır.   Üniter devlet yapımız korunmalıdır. Millî egemenlikten taviz verilmemelidir. Bayrağımız, vatanımız ve ortak geleceğimiz tartışma konusu yapılmamalıdır.   Terör örgütü silah bırakabilir. Kendisini feshedebilir. Ancak silah bırakmak, geçmişte işlenen suçların hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.   Bir insanın hayatına son vermek ile yalnızca örgüt çevresinde bulunmak aynı değildir. Adalet, kişisel sorumluluğa dayanır.   Suça doğrudan karışanlarla karışmayanlar birbirinden ayrılmalıdır. Cinayet, bombalama, katliam ve ağır şiddet eylemlerine katılan kişiler hakkında genel ve toplu bir af düşünülmemelidir. Böyle bir af toplumsal vicdanda derin yaralar açar.   Şehit ailelerimizin yüreğini sızlatır. Gazilerimizin fedakârlığını değersizleştirir. Devlete ve adalete duyulan güveni zedeler.   Unutmayalım.   Barış, adaletin karşıtı değildir. Gerçek barış, adalet duygusu korunarak kurulur.   Dünya örnekleri bize önemli dersler veriyor. Kuzey İrlanda’da çatışmalar yalnızca masaya oturmakla sona ermedi. Silahların bırakılması izlendi. Bağımsız mekanizmalar kuruldu. Siyasi katılım şiddetten ayrıldı. Toplumsal güvenin yeniden kurulması yıllar aldı.   İspanya’da ETA’nın silah bırakması koşulsuz olarak ele alındı. Terör örgütüne siyasi ödün verilmemesi vurgulandı. Mağdurların hatırası korundu. Terörün meşrulaştırılmasına izin verilmedi.   Kolombiya’da ise silah bırakma uluslararası denetime bağlandı. Ağır suçlarla diğer fiiller birbirinden ayrıldı. Hakikatlerin ortaya çıkarılması, mağdurların dinlenmesi ve toplumsal onarım sürecin parçası yapıldı.   Bu örneklerin hiçbiri Türkiye’ye aynen uygulanamaz. Her ülkenin tarihi farklıdır. Her çatışmanın şartları farklıdır. Türkiye kendi modelini üretmelidir.   Bu model hukuk devleti esasına dayanmalıdır. Öncelikle örgütün bütün unsurlarıyla silah bıraktığı devletin yetkili kurumlarınca doğrulanmalıdır. Yalnızca bir açıklama yeterli değildir. Silahlar teslim edilmelidir. Örgütsel yapı dağıtılmalıdır. Finans kaynakları kesilmelidir. Yurt içi ve yurt dışındaki bütün yapılanmalar takip edilmelidir.   Terör propagandası sona ermelidir. Silahlı yapı ile demokratik siyaset arasına açık ve kesin bir çizgi çekilmelidir. İkinci olarak suç ve ceza şahsileştirilmelidir. Ağır suç işleyenler bağımsız yargı önünde hesap vermelidir. Doğrudan şiddet eylemine katılmamış kişiler için ise teslim olma, etkin pişmanlık, iş birliği, rehabilitasyon ve denetimli topluma dönüş seçenekleri değerlendirilebilir. Fakat bütün işlemler yargı denetiminde olmalıdır. Gizli pazarlık yapılmamalıdır. Kişiye özel hukuk oluşturulmamalıdır.   Üçüncü olarak şehit aileleri ve gazilerimiz sürecin dışında bırakılmamalıdır. Onların görüşü alınmalıdır. Kaygıları dinlenmelidir. Devlet yalnızca örgüt mensuplarının topluma dönüşünü değil, terör mağdurlarının onurunu da korumalıdır. Şehit ailelerinin sosyal ve ekonomik hakları güçlendirilmelidir. Gazilerimizin sağlık ve rehabilitasyon ihtiyaçları eksiksiz karşılanmalıdır. Terör mağdurlarına psikolojik ve hukuki destek sağlanmalıdır. Toplumsal hafıza korunmalıdır.   Dördüncü olarak süreç Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetiminde yürütülmelidir. Millet adına karar verme yetkisi Meclistedir. Yapılacak düzenlemeler açık olmalıdır. Kimin hangi şartlarda hangi haktan yararlanacağı belli olmalıdır. İstisnalar sınırlandırılmalıdır. Kamuoyu düzenli olarak bilgilendirilmelidir. Şeffaflık, söylentileri ve provokasyonları azaltır.   Beşinci olarak terörü doğuran propaganda alanlarıyla mücadele edilmelidir. Gençler eğitimle, istihdamla ve umutla buluşturulmalıdır. Bölgesel kalkınma güçlendirilmelidir. Kamu hizmetlerinde liyakat esas alınmalıdır. Vatandaşlarımız arasında ayrım yapılmamalıdır. Hiç kimse kimliği, dili veya yaşadığı bölge nedeniyle dışlanmamalıdır. Ancak hiçbir farklılık da silahlı şiddetin bahanesi hâline getirilmemelidir. Demokratik talebin yolu siyasettir. Hak aramanın yolu hukuktur. Silahın demokratik toplumda yeri yoktur.   Altıncı olarak terörün dış bağlantıları unutulmamalıdır. Sınır güvenliği güçlendirilmelidir. Terörün finansmanına karşı uluslararası iş birliği artırılmalıdır. Silah, para, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ağları birlikte ele alınmalıdır. Yurt dışında isim değiştirerek faaliyet gösteren yapılar yakından izlenmelidir. Türkiye’nin güvenliği yalnızca sınırlarımız içinde başlamaz. Bölgesel gelişmeler de millî güvenliğimizin parçasıdır.   Terörsüz Türkiye mümkündür. Fakat bu hedef aceleyle değil, devlet ciddiyetiyle yürütülmelidir. Duygularla değil, hukukla hareket edilmelidir. İntikam duygusuna teslim olunmamalıdır. Ancak cezasızlık da normalleştirilmemelidir.   Devlet güçlü olmalıdır. Hukuk adil olmalıdır. Millet bilgilendirilmelidir. Şehitlerimizin aziz hatırası korunmalıdır. Gazilerimizin onuru gözetilmelidir. Toplumun bütün kesimleri dinlenmelidir. Bu bayrağın altında ilelebet birlikte yaşamak istiyorsak birbirimizin sesine kulak vermeliyiz.   Milletin sağduyusuna güvenmeliyiz. Kardeşliğimizi güçlendirmeliyiz. Fakat kardeşliği, teröre teslimiyet olarak görmemeliyiz. Gerçek kardeşlik; aynı vatana, aynı hukuka ve aynı ortak geleceğe bağlılıktır. Terörsüz Türkiye’nin yolu buradan geçer. Silahların susmasından geçer. Hukukun konuşmasından geçer. Adaletin gerçekleşmesinden geçer.   Ve en önemlisi, milletin vicdanının incitilmemesinden geçer.
Ekleme Tarihi: 29 Haziran 2026 -Pazartesi
İlhan İŞMAN

Terörsüz bir Türkiye, Ama Nasıl?

Terörsüz Türkiye hepimizin ortak arzusudur. Hiçbir anne evladının yolunu gözlememelidir. Hiçbir çocuk babasız büyümemelidir.

 

Hiçbir askerimiz, polisimiz, öğretmenimiz, işçimiz veya vatandaşımız terörün hedefi olmamalıdır.

 

Silahlar susmalıdır. Terör sona ermelidir. Ancak asıl soru şudur: Terörsüz bir Türkiye nasıl kurulacaktır?

 

Bu soru yalnızca güvenlik meselesi değildir. Aynı zamanda hukuk, adalet, demokrasi ve toplumsal vicdan meselesidir.

 

Atılacak her adımın merkezinde Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü bulunmalıdır.

 

Üniter devlet yapımız korunmalıdır. Millî egemenlikten taviz verilmemelidir. Bayrağımız, vatanımız ve ortak geleceğimiz tartışma konusu yapılmamalıdır.

 

Terör örgütü silah bırakabilir. Kendisini feshedebilir. Ancak silah bırakmak, geçmişte işlenen suçların hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

 

Bir insanın hayatına son vermek ile yalnızca örgüt çevresinde bulunmak aynı değildir. Adalet, kişisel sorumluluğa dayanır.

 

Suça doğrudan karışanlarla karışmayanlar birbirinden ayrılmalıdır. Cinayet, bombalama, katliam ve ağır şiddet eylemlerine katılan kişiler hakkında genel ve toplu bir af düşünülmemelidir. Böyle bir af toplumsal vicdanda derin yaralar açar.

 

Şehit ailelerimizin yüreğini sızlatır. Gazilerimizin fedakârlığını değersizleştirir. Devlete ve adalete duyulan güveni zedeler.

 

Unutmayalım.

 

Barış, adaletin karşıtı değildir. Gerçek barış, adalet duygusu korunarak kurulur.

 

Dünya örnekleri bize önemli dersler veriyor. Kuzey İrlanda’da çatışmalar yalnızca masaya oturmakla sona ermedi. Silahların bırakılması izlendi. Bağımsız mekanizmalar kuruldu. Siyasi katılım şiddetten ayrıldı. Toplumsal güvenin yeniden kurulması yıllar aldı.

 

İspanya’da ETA’nın silah bırakması koşulsuz olarak ele alındı. Terör örgütüne siyasi ödün verilmemesi vurgulandı. Mağdurların hatırası korundu. Terörün meşrulaştırılmasına izin verilmedi.

 

Kolombiya’da ise silah bırakma uluslararası denetime bağlandı. Ağır suçlarla diğer fiiller birbirinden ayrıldı. Hakikatlerin ortaya çıkarılması, mağdurların dinlenmesi ve toplumsal onarım sürecin parçası yapıldı.

 

Bu örneklerin hiçbiri Türkiye’ye aynen uygulanamaz. Her ülkenin tarihi farklıdır. Her çatışmanın şartları farklıdır. Türkiye kendi modelini üretmelidir.

 

Bu model hukuk devleti esasına dayanmalıdır. Öncelikle örgütün bütün unsurlarıyla silah bıraktığı devletin yetkili kurumlarınca doğrulanmalıdır. Yalnızca bir açıklama yeterli değildir. Silahlar teslim edilmelidir. Örgütsel yapı dağıtılmalıdır. Finans kaynakları kesilmelidir. Yurt içi ve yurt dışındaki bütün yapılanmalar takip edilmelidir.

 

Terör propagandası sona ermelidir. Silahlı yapı ile demokratik siyaset arasına açık ve kesin bir çizgi çekilmelidir. İkinci olarak suç ve ceza şahsileştirilmelidir. Ağır suç işleyenler bağımsız yargı önünde hesap vermelidir. Doğrudan şiddet eylemine katılmamış kişiler için ise teslim olma, etkin pişmanlık, iş birliği, rehabilitasyon ve denetimli topluma dönüş seçenekleri değerlendirilebilir. Fakat bütün işlemler yargı denetiminde olmalıdır. Gizli pazarlık yapılmamalıdır. Kişiye özel hukuk oluşturulmamalıdır.

 

Üçüncü olarak şehit aileleri ve gazilerimiz sürecin dışında bırakılmamalıdır. Onların görüşü alınmalıdır. Kaygıları dinlenmelidir. Devlet yalnızca örgüt mensuplarının topluma dönüşünü değil, terör mağdurlarının onurunu da korumalıdır. Şehit ailelerinin sosyal ve ekonomik hakları güçlendirilmelidir. Gazilerimizin sağlık ve rehabilitasyon ihtiyaçları eksiksiz karşılanmalıdır. Terör mağdurlarına psikolojik ve hukuki destek sağlanmalıdır. Toplumsal hafıza korunmalıdır.

 

Dördüncü olarak süreç Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetiminde yürütülmelidir. Millet adına karar verme yetkisi Meclistedir. Yapılacak düzenlemeler açık olmalıdır. Kimin hangi şartlarda hangi haktan yararlanacağı belli olmalıdır. İstisnalar sınırlandırılmalıdır. Kamuoyu düzenli olarak bilgilendirilmelidir. Şeffaflık, söylentileri ve provokasyonları azaltır.

 

Beşinci olarak terörü doğuran propaganda alanlarıyla mücadele edilmelidir. Gençler eğitimle, istihdamla ve umutla buluşturulmalıdır. Bölgesel kalkınma güçlendirilmelidir. Kamu hizmetlerinde liyakat esas alınmalıdır. Vatandaşlarımız arasında ayrım yapılmamalıdır. Hiç kimse kimliği, dili veya yaşadığı bölge nedeniyle dışlanmamalıdır. Ancak hiçbir farklılık da silahlı şiddetin bahanesi hâline getirilmemelidir. Demokratik talebin yolu siyasettir. Hak aramanın yolu hukuktur. Silahın demokratik toplumda yeri yoktur.

 

Altıncı olarak terörün dış bağlantıları unutulmamalıdır. Sınır güvenliği güçlendirilmelidir. Terörün finansmanına karşı uluslararası iş birliği artırılmalıdır. Silah, para, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ağları birlikte ele alınmalıdır. Yurt dışında isim değiştirerek faaliyet gösteren yapılar yakından izlenmelidir. Türkiye’nin güvenliği yalnızca sınırlarımız içinde başlamaz. Bölgesel gelişmeler de millî güvenliğimizin parçasıdır.

 

Terörsüz Türkiye mümkündür. Fakat bu hedef aceleyle değil, devlet ciddiyetiyle yürütülmelidir. Duygularla değil, hukukla hareket edilmelidir. İntikam duygusuna teslim olunmamalıdır. Ancak cezasızlık da normalleştirilmemelidir.

 

Devlet güçlü olmalıdır. Hukuk adil olmalıdır. Millet bilgilendirilmelidir. Şehitlerimizin aziz hatırası korunmalıdır. Gazilerimizin onuru gözetilmelidir. Toplumun bütün kesimleri dinlenmelidir. Bu bayrağın altında ilelebet birlikte yaşamak istiyorsak birbirimizin sesine kulak vermeliyiz.

 

Milletin sağduyusuna güvenmeliyiz. Kardeşliğimizi güçlendirmeliyiz. Fakat kardeşliği, teröre teslimiyet olarak görmemeliyiz. Gerçek kardeşlik; aynı vatana, aynı hukuka ve aynı ortak geleceğe bağlılıktır. Terörsüz Türkiye’nin yolu buradan geçer. Silahların susmasından geçer. Hukukun konuşmasından geçer. Adaletin gerçekleşmesinden geçer.

 

Ve en önemlisi, milletin vicdanının incitilmemesinden geçer.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.