Türk360 Haber
Mehmet GENÇSOY
Köşe Yazarı
Mehmet GENÇSOY
 

Skor Tabelası Değil, Ruh Haliniz Can Yakıyor!

Futbolun içinde her türlü ihtimal vardır; bir takım kazanır da, kaybeder de, hatta gün gelir sahada yenişemez berabere de kalabilir. Ancak kendi evinde, kendi taraftarının önünde teslim bayrağını çekerek puan bırakmanın ne bir telafisi ne de sığınılacak bir mazereti vardır. Hele ki bu kayıp, ruhsuz bir oyun ve teslimiyetçi bir görüntüyle gelmişse, taraftarın sabır taşını çatlatması kaçınılmazdır. Kayserispor sevdalılarının Başakşehir maçında stadyumdan ayrılırken yüzündeki o ifade, sadece 3-0’lık yenilginin değil, sahadaki o "kabullenişin" dışavurumuyla gelen derin bir hayal kırıklığıydı. ​Net konuşalım: Hem taraftar hem şehir olarak armasından vazgeçmeyen bu camia; o armayı taşımayı külfet sayan, sahada ruhunu teslim etmiş oyuncu grubuna sırtını döndü. Kimse bu tepkiyi hafife almasın; bu bir küskünlük değil, bir "kendine gel" muhtırasıdır! ​Teknik Bir "İflasın" Analizi ​Kaybedebilirsiniz, ama nasıl kaybettiğiniz önemlidir. Maça bakınca; Kayserispor’un ne bir B planı ne de yediği gole reaksiyon verecek bir siniri olduğu görülüyor. Başakşehir orta sahası, Kayseri’nin kalbine sanki antrenman sahasındaymış gibi elini kolunu sallayarak girerken savunma sadece izledi. Ramazan Civelek’in kendi kalesine attığı gol bir talihsizlikten öte, oyunun içinden kopuşun resmidir. Pozisyon üretemeyen, rakip kalede tehdit oluşturamayan bir forvet hattıyla bu ligde nasıl ayakta kalınacak? ​Sahada ter dökmek yerine sadece formasını gezdirenlere sormak gerekiyor: Milletvekili Baki Ersoy açıkça "Ödemeler zamanında yapılıyor" diyerek topu size atmışken, hangi hakla bu yürüyerek maç tamamlama lüksünü kendinizde buluyorsunuz? Taraftarın ve bu şehrin "bitse de gitsek" dediğiniz o 90 dakika için tüm dinamikleriyle seferber olduğu bir ortamda, bu emeğe ihanet etmeye ne hakkınız var? Teknik heyete sorulmalı: Takım sahada birer "figüran" gibi dolanırken, kenarda bu zihinsel çöküşü sadece izlemekle mi yetineceksiniz? "Aptalca goller yedik" demek teknik bir mazeret mi, yoksa bir yönetim zafiyeti mi? ​Ruhsuz Kayserispor Olmaz! ​Kayserispor bir "geçiş istasyonu" değildir. Kayserispor, Erciyes’in vakur duruşudur. Kayserispor hem taraftarın hem de bu şehrin onurudur, gururudur! Sahada sanki Kayserispor forması giymiş 11 savaşçı yoktu da, bir an önce maç bitse de gitsek diyen birer figüran vardı. Kaleci Bilal’in o tedirginliği, savunmanın o geçirgenliği bu şehrin onuruna ve karakterine hakarettir.​ ​Armanın Hakkını Verin! ​Gelecek hafta rakip Galatasaray... Sonuç ne olursa olsun, taraftar ve şehir sahada "vazgeçmeyen" bir takım görmek istiyor. Eğer aynı vurdumduymazlık, aynı "puan kaybetmeye alışmış" boyun eğmişlik devam edecekse, o formaları hiç kirletmeyin. Bu arma, sadece kazanınca değil, son ana kadar savaşınca değerlidir. ​Futbol sadece "topu oyunda tutmak" değildir; gerekirse "ikinci bölgede" pres yaparken ciğeriniz solacak, "stoperden top çıkartırken" o sorumluluğu alacaksınız. Sahada "tam saha pres" yapacak hırsınız, rakibi "ofsayta düşürecek" dikkatiniz yoksa bu şehre daha fazla zarar vermeyin. Unutmayın, bu şehirde kimse "boşa düşen topu" sevmez; ya o topa vurup fileleri havalandırın ya da o formayı hakkıyla terletecek olanlara "asist" yapıp kenara çekilin! ​Sahi, futbolcular Kayserispor için mi sahadaydı, yoksa sadece 90 dakikayı tamamlamak için mi? Bu sorunun cevabını Galatasaray maçında sahada verecek misiniz, yoksa yine "izlemekle" mi yetineceksiniz? Taraftar ve şehir gerçek bir cevap bekliyor!
Ekleme Tarihi: 25 Ocak 2026 -Pazar
Mehmet GENÇSOY

Skor Tabelası Değil, Ruh Haliniz Can Yakıyor!

Futbolun içinde her türlü ihtimal vardır; bir takım kazanır da, kaybeder de, hatta gün gelir sahada yenişemez berabere de kalabilir. Ancak kendi evinde, kendi taraftarının önünde teslim bayrağını çekerek puan bırakmanın ne bir telafisi ne de sığınılacak bir mazereti vardır. Hele ki bu kayıp, ruhsuz bir oyun ve teslimiyetçi bir görüntüyle gelmişse, taraftarın sabır taşını çatlatması kaçınılmazdır. Kayserispor sevdalılarının Başakşehir maçında stadyumdan ayrılırken yüzündeki o ifade, sadece 3-0’lık yenilginin değil, sahadaki o "kabullenişin" dışavurumuyla gelen derin bir hayal kırıklığıydı.

Net konuşalım: Hem taraftar hem şehir olarak armasından vazgeçmeyen bu camia; o armayı taşımayı külfet sayan, sahada ruhunu teslim etmiş oyuncu grubuna sırtını döndü. Kimse bu tepkiyi hafife almasın; bu bir küskünlük değil, bir "kendine gel" muhtırasıdır!

​Teknik Bir "İflasın" Analizi

​Kaybedebilirsiniz, ama nasıl kaybettiğiniz önemlidir. Maça bakınca; Kayserispor’un ne bir B planı ne de yediği gole reaksiyon verecek bir siniri olduğu görülüyor. Başakşehir orta sahası, Kayseri’nin kalbine sanki antrenman sahasındaymış gibi elini kolunu sallayarak girerken savunma sadece izledi. Ramazan Civelek’in kendi kalesine attığı gol bir talihsizlikten öte, oyunun içinden kopuşun resmidir. Pozisyon üretemeyen, rakip kalede tehdit oluşturamayan bir forvet hattıyla bu ligde nasıl ayakta kalınacak?

​Sahada ter dökmek yerine sadece formasını gezdirenlere sormak gerekiyor: Milletvekili Baki Ersoy açıkça "Ödemeler zamanında yapılıyor" diyerek topu size atmışken, hangi hakla bu yürüyerek maç tamamlama lüksünü kendinizde buluyorsunuz? Taraftarın ve bu şehrin "bitse de gitsek" dediğiniz o 90 dakika için tüm dinamikleriyle seferber olduğu bir ortamda, bu emeğe ihanet etmeye ne hakkınız var?

Teknik heyete sorulmalı: Takım sahada birer "figüran" gibi dolanırken, kenarda bu zihinsel çöküşü sadece izlemekle mi yetineceksiniz? "Aptalca goller yedik" demek teknik bir mazeret mi, yoksa bir yönetim zafiyeti mi?

​Ruhsuz Kayserispor Olmaz!

​Kayserispor bir "geçiş istasyonu" değildir. Kayserispor, Erciyes’in vakur duruşudur. Kayserispor hem taraftarın hem de bu şehrin onurudur, gururudur! Sahada sanki Kayserispor forması giymiş 11 savaşçı yoktu da, bir an önce maç bitse de gitsek diyen birer figüran vardı. Kaleci Bilal’in o tedirginliği, savunmanın o geçirgenliği bu şehrin onuruna ve karakterine hakarettir.

​Armanın Hakkını Verin!

​Gelecek hafta rakip Galatasaray... Sonuç ne olursa olsun, taraftar ve şehir sahada "vazgeçmeyen" bir takım görmek istiyor. Eğer aynı vurdumduymazlık, aynı "puan kaybetmeye alışmış" boyun eğmişlik devam edecekse, o formaları hiç kirletmeyin. Bu arma, sadece kazanınca değil, son ana kadar savaşınca değerlidir.

​Futbol sadece "topu oyunda tutmak" değildir; gerekirse "ikinci bölgede" pres yaparken ciğeriniz solacak, "stoperden top çıkartırken" o sorumluluğu alacaksınız. Sahada "tam saha pres" yapacak hırsınız, rakibi "ofsayta düşürecek" dikkatiniz yoksa bu şehre daha fazla zarar vermeyin. Unutmayın, bu şehirde kimse "boşa düşen topu" sevmez; ya o topa vurup fileleri havalandırın ya da o formayı hakkıyla terletecek olanlara "asist" yapıp kenara çekilin!

​Sahi, futbolcular Kayserispor için mi sahadaydı, yoksa sadece 90 dakikayı tamamlamak için mi? Bu sorunun cevabını Galatasaray maçında sahada verecek misiniz, yoksa yine "izlemekle" mi yetineceksiniz? Taraftar ve şehir gerçek bir cevap bekliyor!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.