Türk360 Haber
İlhan İŞMAN
Köşe Yazarı
İlhan İŞMAN
 

Çalışma Hayatında Şiddete Karşı Net Bir İrade Şart

İş yeri sadece üretim yapılan bir alan değildir. Aynı zamanda insan onurunun korunduğu bir yerdir. Bu yüzden çalışma hayatında şiddet ve taciz meselesi, basit bir disiplin konusu olarak görülemez. Bu mesele, doğrudan insan hakkıdır. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 190 sayılı Sözleşmesi tam da bu noktada önem taşıyor. Çünkü bu sözleşme, çalışma hayatında şiddet ve tacizi açık biçimde tanımlıyor. Sınırları çiziyor. Sorumluluğu belirliyor. Önlem almayı zorunlu hale getiriyor. Bugün birçok çalışan, sadece iş yüküyle değil, baskıyla da mücadele ediyor. Kimi zaman aşağılanıyor. Kimi zaman dışlanıyor. Kimi zaman tehdit ediliyor. Kimi zaman da cinsel tacize maruz kalıyor. Bunların her biri, iş barışını bozan ağır ihlallerdir. Daha da önemlisi şudur: Bu tablo herkesi etkiler ama en ağır yükü çoğu zaman kadınlar taşır. Cinsiyet temelli şiddet ve taciz, çalışma hayatında fırsat eşitliğini zedeler. Kadının istihdamda kalmasını zorlaştırır. Yetenek kaybına yol açar. Kurumsal yapıyı içten içe çürütür. 190 sayılı Sözleşme bu nedenle sadece bir uluslararası metin değildir. Aynı zamanda güçlü bir yol haritasıdır. Risk değerlendirmesi ister. Eğitim ister. Etkili şikâyet mekanizması ister. Mağduru koruyan, faile yaptırım uygulayan net bir sistem ister. Aslında mesele çok nettir. Şiddetin olduğu yerde verim olmaz. Tacizin olduğu yerde aidiyet gelişmez. Korkunun olduğu yerde kurumsal sadakat kurulmaz. Bu nedenle sözleşmenin Türkiye tarafından onaylanması, sadece hukuki bir adım olmayacaktır. Aynı zamanda çalışma barışına yatırım anlamı taşıyacaktır. Çalışan sağlığına katkı sunacaktır. Kadınların güvenli koşullarda çalışma hayatında daha güçlü yer almasına destek verecektir. Ulusal mevzuatın güçlenmesine de zemin hazırlayacaktır. Bugün iş dünyasının ihtiyaç duyduğu şey, suskunluk değil, açık iradedir. Sıfır tolerans ilkesi kâğıtta kalmamalıdır. İşyeri politikalarına yansımalıdır. Toplu iş sözleşmelerine girmelidir. İç yönetmeliklerde yer bulmalıdır. Her çalışanın erişebildiği güvenli başvuru kanalları kurulmalıdır. Unutmayalım. Güvenli iş yeri, güçlü toplum demektir. Onurlu çalışma hayatı, sağlıklı gelecek demektir. Şiddete ve tacize karşı net tavır almak, bir tercih değil, bir yükümlülüktür.
Ekleme Tarihi: 19 Mart 2026 -Perşembe
İlhan İŞMAN

Çalışma Hayatında Şiddete Karşı Net Bir İrade Şart

İş yeri sadece üretim yapılan bir alan değildir.
Aynı zamanda insan onurunun korunduğu bir yerdir.
Bu yüzden çalışma hayatında şiddet ve taciz meselesi, basit bir disiplin konusu olarak görülemez.
Bu mesele, doğrudan insan hakkıdır.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 190 sayılı Sözleşmesi tam da bu noktada önem taşıyor.
Çünkü bu sözleşme, çalışma hayatında şiddet ve tacizi açık biçimde tanımlıyor.
Sınırları çiziyor.
Sorumluluğu belirliyor.
Önlem almayı zorunlu hale getiriyor.
Bugün birçok çalışan, sadece iş yüküyle değil, baskıyla da mücadele ediyor.
Kimi zaman aşağılanıyor.
Kimi zaman dışlanıyor.
Kimi zaman tehdit ediliyor.
Kimi zaman da cinsel tacize maruz kalıyor.
Bunların her biri, iş barışını bozan ağır ihlallerdir.
Daha da önemlisi şudur:
Bu tablo herkesi etkiler ama en ağır yükü çoğu zaman kadınlar taşır.
Cinsiyet temelli şiddet ve taciz, çalışma hayatında fırsat eşitliğini zedeler.
Kadının istihdamda kalmasını zorlaştırır.
Yetenek kaybına yol açar.
Kurumsal yapıyı içten içe çürütür.
190 sayılı Sözleşme bu nedenle sadece bir uluslararası metin değildir.
Aynı zamanda güçlü bir yol haritasıdır.
Risk değerlendirmesi ister.
Eğitim ister.
Etkili şikâyet mekanizması ister.
Mağduru koruyan, faile yaptırım uygulayan net bir sistem ister.
Aslında mesele çok nettir.
Şiddetin olduğu yerde verim olmaz.
Tacizin olduğu yerde aidiyet gelişmez.
Korkunun olduğu yerde kurumsal sadakat kurulmaz.
Bu nedenle sözleşmenin Türkiye tarafından onaylanması, sadece hukuki bir adım olmayacaktır.
Aynı zamanda çalışma barışına yatırım anlamı taşıyacaktır.
Çalışan sağlığına katkı sunacaktır.
Kadınların güvenli koşullarda çalışma hayatında daha güçlü yer almasına destek verecektir.
Ulusal mevzuatın güçlenmesine de zemin hazırlayacaktır.
Bugün iş dünyasının ihtiyaç duyduğu şey, suskunluk değil, açık iradedir.
Sıfır tolerans ilkesi kâğıtta kalmamalıdır.
İşyeri politikalarına yansımalıdır.
Toplu iş sözleşmelerine girmelidir.
İç yönetmeliklerde yer bulmalıdır.
Her çalışanın erişebildiği güvenli başvuru kanalları kurulmalıdır.

Unutmayalım.
Güvenli iş yeri, güçlü toplum demektir.
Onurlu çalışma hayatı, sağlıklı gelecek demektir.
Şiddete ve tacize karşı net tavır almak, bir tercih değil, bir yükümlülüktür.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.