Çalışma hayatında birçok kişi aynı yerde takılıyor.
Haksızlık yaşıyor.
Baskı görüyor.
Hakkı yeniyor.
Ama sonra şu soruyu soruyor:
“Ben şimdi nereye başvuracağım?”
Sahada en çok görülen sorunlardan biri budur.
İnsanlar hak aramak istiyor.
Ama hangi kapının ne işe yaradığını bilmiyor.
Sonra da ya yanlış yere başvuruyor ya da hiç başvurmuyor.
Sorunun özü şu:
Başvuru yolları var.
Ama bilgi eksikliği yüzünden çoğu zaman etkili kullanılamıyor.
Oysa her kurumun görevi farklı.
Hepsi aynı şey için kurulmuş değil.
Önce CİMER’den başlayalım.
CİMER, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’dir.
Dilekçe hakkı ve bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştırmak için oluşturulmuş bir başvuru sistemidir.
Vatandaş, talep, şikâyet, ihbar ve bilgi edinme başvurularını buradan iletebilir.
CİMER doğrudan her sorunu çözen sihirli kutu değildir.
Ama başvurunun ilgili kamu kurumuna ulaşmasını sağlayan önemli bir kanaldır.
TİHEK ise başka bir alanda durur.
Açılımı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’dur.
İnsan haklarının korunması, geliştirilmesi ve ayrımcılığın önlenmesi için çalışır.
Ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddialarında başvuru alınabilmesi, bu kurumu özellikle önemli kılar.
Yani mesele eşit muamele görmeme, ayrımcılık, insan onuru veya hak ihlali boyutu taşıyorsa TİHEK devreye girer.
KDK da farklı bir kapıdır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, yani Ombudsmanlık kurumu, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
Vatandaş ile idare arasında bir denetim ve tavsiye mekanizması gibi çalışır.
Başvuruyu inceler, araştırır ve ilgili idareye önerilerde bulunur.
Özellikle kamu kurumlarının işlemleri, tutumu, cevap vermemesi ya da hakkaniyete aykırı uygulamaları konusunda önemli bir başvuru yoludur.
İlk kurucusu olmaktan onur duyduğum ALO 170 ise daha çok çalışma hayatının sahadaki hattıdır.
Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanında soru, öneri, eleştiri, ihbar, şikâyet, başvuru ve talepler için kurulmuştur.
Ücret, fazla mesai, işsizlik, sigorta, emeklilik, işçi hakları ve benzeri birçok konuda bilgi ve başvuru imkânı sağlar.
Yani çalışan açısından en pratik ilk temas noktalarından biridir.
Üstelik Türkiye genelindeki 7 psikologla 7 gün 24 saat hizmet verir.
Burada önemli olan şu:
Her kapıya aynı dosya ile gidilmez.
CİMER genel başvuru ve yönlendirme kanalıdır.
TİHEK hak ihlali ve ayrımcılık boyutunda önemlidir.
KDK, kamu idaresinin işleyişine karşı denetim yoludur.
ALO 170 ise çalışma hayatı ve sosyal güvenlik tarafında hızlı bilgi ve başvuru hattıdır.
Kapıları karıştırınca zaman kaybolur.
Doğru kapıyı bilince hak arama güçlenir.
Bu bilgisizliğin çalışana maliyeti ağırdır.
Süre kaçabilir.
Delil zayıflayabilir.
Başvuru yanlış zeminde eriyebilir.
Kişi “kimse ilgilenmedi” diye düşünebilir.
Oysa bazen sorun ilgisizlik değil, yanlış başvuru yoludur.
Kuruma maliyeti de vardır.
Doğru mekanizmalar işletilmezse sorun büyür.
Şikâyetler birikir.
Güvensizlik artar.
İç barış bozulur.
Çalışan ile kurum arasındaki mesafe açılır.
Toplum açısından da zarar büyüktür.
Çünkü hak arama yollarını bilmeyen toplum, çoğu zaman ya susar ya öfkeye savrulur.
Oysa hukuk devleti dediğimiz şey biraz da doğru kapıyı bilme meselesidir.
Hak aramak bağırmak değildir.
Usul bilmektir.
Peki ne yapılmalı?
Önce sorun doğru tanımlanmalı.
Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik konusuysa ALO 170 düşünülmeli.
Kamu kurumuna yönelik genel başvuru, şikâyet veya bilgi edinme ihtiyacı varsa CİMER kullanılmalı.
Ayrımcılık ve insan hakları boyutu varsa TİHEK’e gidilmeli.
Kamu idaresinin işlem ve tutumuna karşı denetim isteniyorsa KDK değerlendirilmelidir.
Bir de şu unutulmamalı:
Başvuru yaparken duygu değil, düzen gerekir.
Kısa yazmak gerekir.
Somut yazmak gerekir.
Tarih koymak gerekir.
Belge eklemek gerekir.
Hak arama yolunun yakıtı öfke değil, kayıttır.
Son söz şudur:
Hakkını arayan için en büyük güç, sadece haklı olmak değil; hangi kapının ne işe yaradığını bilmektir.
