Türk360 Haber
İlhan İŞMAN
Köşe Yazarı
İlhan İŞMAN
 

Kayseri Sanayisinin Gelecek Vizyonu: “Üreten Şehir”den “Çözen Şehir”e

TRT’de prodüktör olarak görev yaptığım dönemde “Panayırdan Dünya Pazarına”, “Kalite, Kalite”, “Dünya’ya Açılan Pencere: Serbest Bölgeler”, “Ekonomik Adımlar”, “Kobi Günlüğü” ve “Vizyon” adında reel sektöre dönük programların yapımcılığını üstlendim.  Ülkemizin dört bir yanında; Kurbağa bacağından-devekuşu çiftliğine, Koyun Çanından-Benzin Pompasına, Helikopter motorundan, bakır kabloya, CNC Tezgah Makinelerine, Ambalaj sanayinden-tekstile, kimya sanayine yüzlerce firma ve üretim hattını kamera ile görüntüledik. İş adamları ile röportajlar yaptık. Türkiyenin müteşebbis gücünü kamuoyuna tanıtmaya çalıştık. Burada edindiğimiz bilgi, birikim ve tecrübeyle bugün de Kayseri Sanayicinin gelecek vizyonu üzerine fikir ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum sizlerle. Sürç-i lisan edersem affola… Kayseri’yi tarif etmek kolay. Çalışkan. Hızlı. Pratik. Ama geleceği tarif etmek o kadar kolay değil. Çünkü oyun değişiyor. Artık sadece üretmek yetmiyor. Daha akıllı üretmek gerekiyor. Daha temiz üretmek gerekiyor. Daha farklı ürün tasarlamak gerekiyor. Kayseri sanayisinin güçlü bir omurgası var. Mobilya var. Metal var. Makine var. Elektrik-kablo var. Bir de en kritik alan var: ihracat refleksi. Kayseri, pazara çıkmayı biliyor. Şimdi mesele şu: Birim değeri artıracak sıçramayı yapmak. Bu sıçrama, “bir tane büyük proje” ile olmaz. Bu iş, disiplinli bir dönüşüm programıdır. Üç kelimeyle özetleyelim: Veri. Enerji. Tasarım. Önce veri. Bugünün rekabeti, makineden çıkan üründe değil. Makineden çıkan veride. Hangi hat duruyor? Neden duruyor? Hangi ürün daha çok fire veriyor? Hangi arıza gelmeden önce sinyal veriyor? Bunları ölçemeyen, iyileştiremez, yönetemez. İyileştiremeyen de marjını büyütemez. Kayseri için Endüstri 4.0 bir “teknoloji modası” değil. Bir verimlilik meselesi. Bir zaman meselesi. Bir maliyet meselesi. Yani tam Kayseri işi. Ama doğru yöntemle. Önce pilot hat. Sonra ölçekleme. Her fabrikada aynı anda büyük yatırım değil. Ölç, öğren, yaygınlaştır. Mobilya tarafı bu dönüşümün vitrini olabilir. Kayseri mobilyası dünyanın dört bir yanına gidiyor. Bu büyük başarı. Şimdi bir sonraki adım, “müşteriye göre üretim.” Tek bir modelden bin varyant çıkarmak. Siparişi dijitalden almak. Ürünü müşteri ihtiyaçlarına göre baştan tasarlamak. Üretimi buna göre akıtmak. Hızlı termin. Net kalite. İzlenebilir tedarik. Bu iş sadece yazılımla olmaz. Üretim hattı da konuşacak. CNC optimizasyonu, otomatik kalite kontrol, görüntü işleme. Operatöre dijital iş talimatı. Hatta sahada artırılmış gerçeklik destekli eğitim. Kulağa fütüristik geliyor, ama aslında çok sade: “İşi ilk seferde doğru yap.” İkinci kelime enerji. Kayseri’de firmaların gündemi net: maliyet baskısı. Enerji maliyeti. Hammadde maliyeti. Lojistik maliyeti. Bu baskı geçici değil. Kalıcı. O yüzden enerji verimliliği artık “çevreci bir tercih” değil. Rekabet şartı. Üstelik Avrupa pazarı, sadece ürüne bakmıyor. Ürünün nasıl üretildiğine de bakıyor. Karbon ayak izine bakıyor. Atığa bakıyor. Suya bakıyor. Kayseri’nin geleceği, yeşil dönüşümle kavga ederek değil, onu fırsata çevirerek yazılır. Burada Kayseri’nin doğal avantajı var. Elektrik-kablo ekosistemi var. Enerji dönüşümünün dili kablodan, iletkenden, testten, standarttan geçiyor. Solar kablo, fiber, düşük kayıplı ürünler. Ama asıl kritik nokta şu: “Kaliteyi ve sertifikasyonu” bir ihracat motoru yapmak. Enerji tarafında yapılacak iş basit. Hattın enerji yoğunluğunu ölç. kWh/ürün değerini takip et. Kaçakları gör. Fırını optimize et. Basıncı doğru ayarla. Isı geri kazanımı kur. Sonra bunu raporla. Müşteriye güven ver. Birim fiyatın konuşulabilir hâle gelsin. Üçüncü kelime tasarım. Kayseri, üretim potansiyelini büyüttü. Şimdi tasarım gücünü büyütme zamanı. Çünkü katma değer, çoğu zaman çizimde başlar. Müşterinin ihtiyacını ürün mimarisine çevirebilen kazanır. Metal–makine tarafı da burada sıçrayabilir. Robotik kaynak. Akıllı fikstür. Hassas ölçüm. Proses izleme. Bu yatırımların çoğu, doğru seçilirse hızlı geri döner. Çünkü fireyi düşürür. Çünkü kaliteyi standartlar. Çünkü teslimatı öngörülebilir yapar. Otomotiv yan sanayide de tablo aynı. Dün içten yanmalı motor konuşuluyordu. Bugün Elektrikli otomobiller konuşuluyor. Kablo setleri, muhafazalar, hafif malzemeler, termal yönetim. Kayseri’nin metal ve elektrik kabiliyeti, bu başlıklara doğal olarak yakın. Yakın olmak yetmez. “Uyumlu ürün” geliştirmek gerekir. Standartlara göre. Testlere göre. Müşteri onay süreçlerine göre. Bu vizyonun bir kritik bileşeni daha var: insan. Nitelikli işgücü. Teknisyen. Operatör. Bakımcı. Veri okuryazarı. Kayseri’nin gücü, sahadaki insanıdır. Ama gelecek, yeni beceriler istiyor. Robotla çalışabilen, sensörü anlayan, kalite verisini yorumlayan ekipler. Burada model fabrika yaklaşımı ve teknopark–sanayi köprüsü çok kıymetli. Gelelim işin en “kurumsal” ama en gerçekçi kısmına: ölçüm. Hayal güzel. Vizyon güzel. Ama standartlar ve kalite olmadan vizyon, duvarda poster olur. Kayseri’nin dönüşümü birkaç göstergede takip edilmeli. Fire düşecek. üretim yükselecek. Enerji yoğunluğu azalacak. İhracatta birim değer yükselecek. Yeni ürün sayısı artacak. Eğitimli çalışan sayısı artacak. Kayseri sanayisi zaten güçlü. Gelecekte daha da güçlü olabilir. Ama bunun için “daha çok üretmek” hedefi tek başına yetmez. “Daha akıllı, daha temiz, daha tasarımlı” stratejik ürün üretmek gerekir. Kayseri’nin gelecek vizyonu bence net: Üreten şehirden, çözen şehre geçiş. Veriyi yöneten. Enerjiyi optimize eden. Tasarımı ticarileştiren. Dünya değişiyor. Kayseri de değişebilir. Hatta doğru programla, değişimi ihracat kalemine çevirebilir. RASTGELE…
Ekleme Tarihi: 01 Şubat 2026 -Pazar
İlhan İŞMAN

Kayseri Sanayisinin Gelecek Vizyonu: “Üreten Şehir”den “Çözen Şehir”e

TRT’de prodüktör olarak görev yaptığım dönemde “Panayırdan Dünya Pazarına”, “Kalite, Kalite”, “Dünya’ya Açılan Pencere: Serbest Bölgeler”, “Ekonomik Adımlar”, “Kobi Günlüğü” ve “Vizyon” adında reel sektöre dönük programların yapımcılığını üstlendim. 

Ülkemizin dört bir yanında; Kurbağa bacağından-devekuşu çiftliğine, Koyun Çanından-Benzin Pompasına, Helikopter motorundan, bakır kabloya, CNC Tezgah Makinelerine, Ambalaj sanayinden-tekstile, kimya sanayine yüzlerce firma ve üretim hattını kamera ile görüntüledik. İş adamları ile röportajlar yaptık. Türkiyenin müteşebbis gücünü kamuoyuna tanıtmaya çalıştık.

Burada edindiğimiz bilgi, birikim ve tecrübeyle bugün de Kayseri Sanayicinin gelecek vizyonu üzerine fikir ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum sizlerle. Sürç-i lisan edersem affola…

Kayseri’yi tarif etmek kolay. Çalışkan. Hızlı. Pratik.

Ama geleceği tarif etmek o kadar kolay değil. Çünkü oyun değişiyor.

Artık sadece üretmek yetmiyor. Daha akıllı üretmek gerekiyor.

Daha temiz üretmek gerekiyor.

Daha farklı ürün tasarlamak gerekiyor.

Kayseri sanayisinin güçlü bir omurgası var.

Mobilya var. Metal var. Makine var. Elektrik-kablo var.

Bir de en kritik alan var: ihracat refleksi.

Kayseri, pazara çıkmayı biliyor.

Şimdi mesele şu: Birim değeri artıracak sıçramayı yapmak.

Bu sıçrama, “bir tane büyük proje” ile olmaz.

Bu iş, disiplinli bir dönüşüm programıdır.

Üç kelimeyle özetleyelim: Veri. Enerji. Tasarım.

Önce veri.

Bugünün rekabeti, makineden çıkan üründe değil.

Makineden çıkan veride.

Hangi hat duruyor?

Neden duruyor?

Hangi ürün daha çok fire veriyor?

Hangi arıza gelmeden önce sinyal veriyor?

Bunları ölçemeyen, iyileştiremez, yönetemez.

İyileştiremeyen de marjını büyütemez.

Kayseri için Endüstri 4.0 bir “teknoloji modası” değil.

Bir verimlilik meselesi.

Bir zaman meselesi.

Bir maliyet meselesi.

Yani tam Kayseri işi.

Ama doğru yöntemle.

Önce pilot hat.

Sonra ölçekleme.

Her fabrikada aynı anda büyük yatırım değil.

Ölç, öğren, yaygınlaştır.

Mobilya tarafı bu dönüşümün vitrini olabilir.

Kayseri mobilyası dünyanın dört bir yanına gidiyor.

Bu büyük başarı.

Şimdi bir sonraki adım, “müşteriye göre üretim.”

Tek bir modelden bin varyant çıkarmak.

Siparişi dijitalden almak.

Ürünü müşteri ihtiyaçlarına göre baştan tasarlamak.

Üretimi buna göre akıtmak.

Hızlı termin. Net kalite. İzlenebilir tedarik.

Bu iş sadece yazılımla olmaz.

Üretim hattı da konuşacak.

CNC optimizasyonu, otomatik kalite kontrol, görüntü işleme.

Operatöre dijital iş talimatı.

Hatta sahada artırılmış gerçeklik destekli eğitim.

Kulağa fütüristik geliyor, ama aslında çok sade:

“İşi ilk seferde doğru yap.”

İkinci kelime enerji.

Kayseri’de firmaların gündemi net: maliyet baskısı.

Enerji maliyeti. Hammadde maliyeti. Lojistik maliyeti.

Bu baskı geçici değil. Kalıcı.

O yüzden enerji verimliliği artık “çevreci bir tercih” değil.

Rekabet şartı.

Üstelik Avrupa pazarı, sadece ürüne bakmıyor.

Ürünün nasıl üretildiğine de bakıyor.

Karbon ayak izine bakıyor.

Atığa bakıyor.

Suya bakıyor.

Kayseri’nin geleceği, yeşil dönüşümle kavga ederek değil, onu fırsata çevirerek yazılır.

Burada Kayseri’nin doğal avantajı var.

Elektrik-kablo ekosistemi var.

Enerji dönüşümünün dili kablodan, iletkenden, testten, standarttan geçiyor.

Solar kablo, fiber, düşük kayıplı ürünler.

Ama asıl kritik nokta şu:

“Kaliteyi ve sertifikasyonu” bir ihracat motoru yapmak.

Enerji tarafında yapılacak iş basit.

Hattın enerji yoğunluğunu ölç.

kWh/ürün değerini takip et.

Kaçakları gör.

Fırını optimize et.

Basıncı doğru ayarla.

Isı geri kazanımı kur.

Sonra bunu raporla.

Müşteriye güven ver.

Birim fiyatın konuşulabilir hâle gelsin.

Üçüncü kelime tasarım.

Kayseri, üretim potansiyelini büyüttü.

Şimdi tasarım gücünü büyütme zamanı.

Çünkü katma değer, çoğu zaman çizimde başlar.

Müşterinin ihtiyacını ürün mimarisine çevirebilen kazanır.

Metal–makine tarafı da burada sıçrayabilir.

Robotik kaynak. Akıllı fikstür. Hassas ölçüm.

Proses izleme. Bu yatırımların çoğu, doğru seçilirse hızlı geri döner.

Çünkü fireyi düşürür.

Çünkü kaliteyi standartlar.

Çünkü teslimatı öngörülebilir yapar.

Otomotiv yan sanayide de tablo aynı.

Dün içten yanmalı motor konuşuluyordu.

Bugün Elektrikli otomobiller konuşuluyor.

Kablo setleri, muhafazalar, hafif malzemeler, termal yönetim.

Kayseri’nin metal ve elektrik kabiliyeti, bu başlıklara doğal olarak yakın.

Yakın olmak yetmez.

“Uyumlu ürün” geliştirmek gerekir.

Standartlara göre. Testlere göre. Müşteri onay süreçlerine göre.

Bu vizyonun bir kritik bileşeni daha var: insan.

Nitelikli işgücü.

Teknisyen. Operatör. Bakımcı. Veri okuryazarı.

Kayseri’nin gücü, sahadaki insanıdır.

Ama gelecek, yeni beceriler istiyor.

Robotla çalışabilen, sensörü anlayan, kalite verisini yorumlayan ekipler.

Burada model fabrika yaklaşımı ve teknopark–sanayi köprüsü çok kıymetli.

Gelelim işin en “kurumsal” ama en gerçekçi kısmına: ölçüm.

Hayal güzel. Vizyon güzel.

Ama standartlar ve kalite olmadan vizyon, duvarda poster olur.

Kayseri’nin dönüşümü birkaç göstergede takip edilmeli.

Fire düşecek. üretim yükselecek.

Enerji yoğunluğu azalacak.

İhracatta birim değer yükselecek.

Yeni ürün sayısı artacak.

Eğitimli çalışan sayısı artacak.

Kayseri sanayisi zaten güçlü.

Gelecekte daha da güçlü olabilir.

Ama bunun için “daha çok üretmek” hedefi tek başına yetmez.

“Daha akıllı, daha temiz, daha tasarımlı” stratejik ürün üretmek gerekir.

Kayseri’nin gelecek vizyonu bence net:

Üreten şehirden, çözen şehre geçiş.

Veriyi yöneten. Enerjiyi optimize eden. Tasarımı ticarileştiren.

Dünya değişiyor.

Kayseri de değişebilir.

Hatta doğru programla, değişimi ihracat kalemine çevirebilir.

RASTGELE…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.