Türk360 Haber
İlhan İŞMAN
Köşe Yazarı
İlhan İŞMAN
 

Sessizliğe Kurumsal Bir Cevap

Bu bir ahde vefa yazısıdır. Bazı dernekler “iyi niyet”le başlar. Bazıları ise “mecburiyet”le. Biyonik Kulaklı Çocuklar Derneği’nin hikâyesi ikinci grupta. Bir annenin, kendi çocuğu için çıktığı uzun ince bir yol… Bu girişim sonrasında ülke ölçeğinde bir dayanışma modeline dönüşüyor.  Derneğin resmi anlatımında kritik bir eşik var. Hatice Çankır, Savaş Seyhan ve İlhan İşman ilk kuruluş çalışmalarında İZİMDER dernek merkezinde bir araya geliyorlar. Hummalı bir çalışma başlıyor. Ortak akılla derneğin misyonu, vizyonu faaliyet alanlarını belirliyorlar. Dernek Stratejik Planı ortaya çıkıyor, dernek tüzüğü yazılıyor. 2016’da yürütülen bu başarılı girişim, işitme engelli çocukların çift taraflı implantlara devlet güvencesiyle erişiminin önünü açıyor. İmplanlı çocukların umuduna dönüşüyor.    Bu, “tek bir aile” meselesi değil. Bu, kamu politikası dilinde “hakka erişim” meselesi. Burada takdiri hak eden şey, niyet değil sadece. Israr. Takip. Süreklilik. Yani işin yönetişim tarafı. Dernek 6 Ekim 2017’de Ankara’da kuruluyor.  Misyonu net: eşit sağlık, eşit eğitim, eşit sosyal haklara erişim.  Bu netlik, sahayı topluyor. Dağınık ihtiyaçları tek çatıya çekiyor. Bugün dernek, Türkiye genelinde 18 ilde temsilcilik ağıyla çalıştığını ve EURO-CIU üyeliğiyle uluslararası zeminde yer aldığını belirtiyor.  Bu iki şey önemlidir. Birincisi erişim. İkincisi standart ve savunuculuk kapasitesi. Faaliyetlerin dili de “saha” dili. Pandemide çevrim içi eğitim ve bilgilendirme programlarını sürdürdüklerini özellikle vurguluyorlar.  Yani kriz anında “kapanan” değil, “devam eden” bir yapı. Deprem gibi büyük kırılmalarda da refleks net. 6 Şubat 2023 sonrası deprem bölgesi için, kullanıcıların pil, kablo, cihaz gibi hayati ihtiyaçlarına erişim için çalıştıklarını söylüyorlar.  Bu, yardımın en zor türüdür. Çünkü “lojistik” ister. Koordinasyon ister. Soğukkanlılık ister. Bir de işin topluluk tarafı var. 2025 yaz kampında 17 ilden çocuklar ve aileler bir araya geliyor. Programda doğa, bilim ve dayanışma var.  Bu tür buluşmalar küçük görünür. Ama etkisi büyüktür. Çünkü aileyi yalnızlıktan çıkarır. Çocuğu görünür kılar. Hatice Çankır’ın başarısı tam da burada okunuyor. Kişisel mücadeleyi kurumsal kapasiteye çevirmek kolay değildir.  Süreç yönetimi ister. Paydaş yönetimi ister. En önemlisi güven ister. Hatice Çankır’ın başkanlık ölçüsü net… Sahada kurulan düzen. Stratejik yaklaşım. Üye kazanımlarını önceleyen bir sosyal duruş. Sahada kurulan güven Birlik, beraberlik ve dayanışma içinde kurulan sarsılmaz bir bağ,  Geleceğe emin adımlarla ilerleyen aşkla, şevkle, inançla çalışan bir ekip anlayışı... Bu ülkede sosyal meseleler çok. Ama çözüm üreten sivil kapasite az bulunur. Biyonik Kulaklı Çocuklar Derneği, “ses”i sadece teknolojiyle değil, örgütlenmeyle büyüten bir başarı hikayesi…  Hatice Çankır’ın emeği de tam bu yüzden kıymetli: Sessizliği şikâyete değil, çözüme çevirdiği için. Bu derneğin kurucularından biri olmaktan, Hatice Çankır ve Savaş Seyhan’ı ve ailelerini tanımış olmaktan, bu derneğin bir neferi olmaktan onur ve gurur duyuyorum. Kadim dostlarım, değerli il temsilcileri ve geleceğimizin teminatı muhteşem çocuklar… İyi ki varsınız… Yolunuz bahtınız açık olsun…
Ekleme Tarihi: 23 Ocak 2026 -Cuma
İlhan İŞMAN

Sessizliğe Kurumsal Bir Cevap

Bu bir ahde vefa yazısıdır.

Bazı dernekler “iyi niyet”le başlar.

Bazıları ise “mecburiyet”le.

Biyonik Kulaklı Çocuklar Derneği’nin hikâyesi ikinci grupta.

Bir annenin, kendi çocuğu için çıktığı uzun ince bir yol…

Bu girişim sonrasında ülke ölçeğinde bir dayanışma modeline dönüşüyor. 

Derneğin resmi anlatımında kritik bir eşik var.

Hatice Çankır, Savaş Seyhan ve İlhan İşman ilk kuruluş çalışmalarında İZİMDER dernek merkezinde bir araya geliyorlar. Hummalı bir çalışma başlıyor. Ortak akılla derneğin misyonu, vizyonu faaliyet alanlarını belirliyorlar. Dernek Stratejik Planı ortaya çıkıyor, dernek tüzüğü yazılıyor.

2016’da yürütülen bu başarılı girişim, işitme engelli çocukların çift taraflı implantlara devlet güvencesiyle erişiminin önünü açıyor. İmplanlı çocukların umuduna dönüşüyor. 

 

Bu, “tek bir aile” meselesi değil.

Bu, kamu politikası dilinde “hakka erişim” meselesi.

Burada takdiri hak eden şey, niyet değil sadece.

Israr.

Takip.

Süreklilik.

Yani işin yönetişim tarafı.

Dernek 6 Ekim 2017’de Ankara’da kuruluyor. 

Misyonu net: eşit sağlık, eşit eğitim, eşit sosyal haklara erişim. 

Bu netlik, sahayı topluyor.

Dağınık ihtiyaçları tek çatıya çekiyor.

Bugün dernek, Türkiye genelinde 18 ilde temsilcilik ağıyla çalıştığını ve EURO-CIU üyeliğiyle uluslararası zeminde yer aldığını belirtiyor. 

Bu iki şey önemlidir.

Birincisi erişim.

İkincisi standart ve savunuculuk kapasitesi.

Faaliyetlerin dili de “saha” dili.

Pandemide çevrim içi eğitim ve bilgilendirme programlarını sürdürdüklerini özellikle vurguluyorlar. 

Yani kriz anında “kapanan” değil, “devam eden” bir yapı.

Deprem gibi büyük kırılmalarda da refleks net.

6 Şubat 2023 sonrası deprem bölgesi için, kullanıcıların pil, kablo, cihaz gibi hayati ihtiyaçlarına erişim için çalıştıklarını söylüyorlar. 

Bu, yardımın en zor türüdür.

Çünkü “lojistik” ister.

Koordinasyon ister.

Soğukkanlılık ister.

Bir de işin topluluk tarafı var.

2025 yaz kampında 17 ilden çocuklar ve aileler bir araya geliyor.

Programda doğa, bilim ve dayanışma var. 

Bu tür buluşmalar küçük görünür.

Ama etkisi büyüktür.

Çünkü aileyi yalnızlıktan çıkarır.

Çocuğu görünür kılar.

Hatice Çankır’ın başarısı tam da burada okunuyor.

Kişisel mücadeleyi kurumsal kapasiteye çevirmek kolay değildir. 

Süreç yönetimi ister.

Paydaş yönetimi ister.

En önemlisi güven ister.

Hatice Çankır’ın başkanlık ölçüsü net…

Sahada kurulan düzen. Stratejik yaklaşım.

Üye kazanımlarını önceleyen bir sosyal duruş. Sahada kurulan güven

Birlik, beraberlik ve dayanışma içinde kurulan sarsılmaz bir bağ, 

Geleceğe emin adımlarla ilerleyen aşkla, şevkle, inançla çalışan bir ekip anlayışı...

Bu ülkede sosyal meseleler çok.

Ama çözüm üreten sivil kapasite az bulunur.

Biyonik Kulaklı Çocuklar Derneği, “ses”i sadece teknolojiyle değil, örgütlenmeyle büyüten bir başarı hikayesi… 

Hatice Çankır’ın emeği de tam bu yüzden kıymetli:

Sessizliği şikâyete değil, çözüme çevirdiği için.

Bu derneğin kurucularından biri olmaktan, Hatice Çankır ve Savaş Seyhan’ı ve ailelerini tanımış olmaktan, bu derneğin bir neferi olmaktan onur ve gurur duyuyorum.

Kadim dostlarım, değerli il temsilcileri ve geleceğimizin teminatı muhteşem çocuklar…

İyi ki varsınız… Yolunuz bahtınız açık olsun…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turk360.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.